CGTN / Danil Bochkov

Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) liderleri, 16 Haziran’daki yüz yüze görüşmelerini düşük beklentilerle, ancak birbirlerini daha iyi anlamak için güçlü bir arzuyla tamamladılar. “Tarihi” zirve başlamadan önce uluslararası medyada geniş yer buldu. Ne devlet başkanları ne de siyasi yorumcular toplantıdan herhangi bir önemli sonuç ya da kötüleşen ikili ilişkilerde önemli ilerlemeler kaydedilmesini beklemiyordu.  

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin zirveden önce, Rusya-ABD ilişkilerinin “çok kötü bir noktada” olduğunu açıkladı, bu ABD Başkanı Joe Biden’ın da paylaştığı bir gözlemdi. Biden, Rusya ile “istikrar ve öngörülebilirlik” aramayı amaçladığı ve Putin’e “bilmesini istediğini ona” söyleyeceğinden zirve için ana hatlarıyla belirtilen amaçlar çok iddialı değildi. Putin, “birlikte çalışabilecekleri” ve “kişisel temasları yeniden düzenleyecekleri ve doğrudan diyaloğu kuracakları” konuları ortaya koymak istedi. Her iki lider hazırladıkları gündemlerini yerine getirmiş gibi görünüyor.

Biden, çabalarını insan hakları konularını geliştirmeye yoğunlaştırdı ve ikili istikrar yararına bağlı kalmak için “temel yol kurallarını” belirlemeye gayret gösterdi. Putin yaptıkları görüşmeyi “yapıcı” olarak değerlendirdi ve karşılıklı etkileşimde herhangi bir “düşmanlık” görmediğini, aksine Biden’ın profesyonelliği ve deneyimini takdir ettiğini ifade etti. Biden, zirve konusunda olumlu hissettiğini ve “yapmaya geldiği şeyi yaptığını” söyledi.

Ukrayna konusundaki durum artan bir birbirini anlamayı gösterdi. Putin daha sonra, karşılıklı uzlaşma için önemli olan Minsk Anlaşmalarının desteklenmesi konusunda iki liderin anlaştığını söyledi. İki lider Ukrayna’nın, Moskova için kırmızı çizgiyi temsil eden NATO’ya kabul edilmesi olasılığını ele aldı. Biden daha önce Ukrayna’nın NATO üyeliğinin gereklerini henüz karşılamadığını açıklamıştı.

Şaşırtıcı bir şekilde Biden-Putin zirvesinde zarar verici olduğu varsayılan dış politika faaliyetleri örnekleri konusunda herhangi bir kışkırtıcı açıklama ve paylaşma yapılmadı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, ‘’stratejik istikrar’’ gözetimi kapsamında atanmış yetkililere ilişkin danışmanların gelecek birkaç hafta içinde başlayacağını bildirdi. Daha da önemlisi, Rusya ve ABD, her iki devletin liderlerinin çözüm bulma konusundaki iyi niyetlerinin yanı sıra barış ve istikrarı ilerletmeye ilişkin sadık tutumlarını sembolize eden karşılıklı etkileşimlerinin en acil sorunlarıyla ilgili uzlaşmayı başardılar. Güven tazeleyici mekanizmanın yeniden kurulmasının işareti olarak, her iki devlet, Rusya’ya yönelik yeni yaptırımların uygulanmasını takiben danışmalarda bulunmak için çağrılan büyükelçilerin dönmesi konusunda anlaştılar.

ABD-RUSYA ARASINDA GÜVEN İNŞA ETMEK MÜMKÜN MÜ?

Rusya’nın Kuzey Kutbu’ndaki askeri varlığını güçlendirmesi konusunun da gündeme geldiği görüşmelerde, Putin, ABD’nin konuyla ilgili kaygılarını reddederek, “bu yönde iş birliği yapılabileceğinden ve yapılması gerektiğinden son derece emin olduğunu” söyledi. 

Diğer önemli sonuçlar, şubat ayında Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın (Yeni START) uzatılmasının ardından risk azaltma önlemleri ve gelecekte silahların kontrolü için her iki tarafın ortak iş birliği ilkeleri sağlamasını amaçlayan “stratejik istikrar” konusundaki istişarelerin yeniden başlaması anlaşmasıydı. 

Liderlerin konuyla ilgili ortak açıklamasında, “gergin dönemlerde bile (ABD ve Rusya’nın) ortak amaçlar konusunda ilerleme kaydedebileceği” ifadesi, farklılık noktalarını tartışırken dahi karşılıklı çıkarlara ilişkin uzlaşma sağlamayı amaçlayan zirvenin doğasını ve niyetini en iyi şekilde tanımlıyor. Her iki lider, bazı Amerikan tesislerine yönelik son fidye yazılım saldırıların ardından ABD’de gündemin üst sırasında yer alan siber güvenlik konusunu etraflıca değerlendirdiler. 

Putin, NBC ile son röportajında, ABD’nin, siber saldırılara karşı ortak davranış kuralı konusunda iş birliği yapılması için Rusya’nın birkaç girişimini reddetmesini eleştirdi. Şimdi Biden’ın 16 önemli altyapı alanının siber saldırılara karşı “yasak bölge” belirlenmesi teklifi ve bir uzman seviyesinde çalışmaya adım atmak için Putin ile anlaşmaya varması ders çıkarıldığını gösteriyor.

ABD-Rusya ilişkileri, Washington yönetiminin 2017 yılında Rusya’yı “rakip güç” olarak tanımlaması ve Moskova’nın da bu yıl karşılık olarak ABD’yi “dost olmayan ülkeler” listesine eklemesiyle ciddi biçimde zarar görmüştü.

Ancak, Putin-Biden görüşmesi gibi bu tür noktadan noktaya müzakereler kesinlikle daha iyiye işaret ediyor. Bu durum, karşılıklı anlayış ve stratejik belirsizliğe dayalı çatışmaların azalmasını sağlıyor. Görüşmelerden gerçek bir sonuç beklenmemesine rağmen, Biden’in tahminine göre, altı aydan daha erken olmamak üzere, ilk sonuçlar Putin tarafından zaten burada açık ve kesin biçimde ifade edildi ve bu bir “güven ışığı.”