Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bengi Başer, CRI Türk’te Güçlü Özgan ve Barış Mutlu’nun hazırlayıp sunduğu “Manşet” programına konuk oldu. Başer, 1 Temmuz sonrası pandemi ile mücadeleyi, Delta varyantı riskini ve üçüncü doz aşı tartışmalarını değerlendirdi.

1 Temmuz’dan sonra başlayacak normalleşmenin kademeleri olarak yapılmayacağını hatırlatan Prof. Dr. Bengi Başer, tedbirleri gevşeten diğer ülkelerden örnekler verdi.

İsrail ve İngiltere gibi ülkelerde aşılama oranlarının yüzde 60’ın üzerinde olduğunu ifade eden Başer’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Günlük 5 binli vaka rakamlarıyla gidiyoruz, nüfusun yüzde 18’ini çift doz 38’ini tek doz aşıladık. Biz iki dozu dikkate almalıyız. Henüz daha havaya girmek için bir sebep yokken biz her şeyi kaldırıp açılıyoruz. Umarım bunun bedelini ağır bir şekilde yaşamayız.

PANDEMİYİ SONLANDIRMANIN TEK YOLU “AŞILAMA”

Pandemiyi sonlandırmanın tek yolu ‘aşılama’. Bu kapanmadan ekonomik olarak zarar gören çok insan var. İnsanlar hastalık mı, açlık mı arasında seçim yapmak zorunda kaldı. Bütün dünyada 3 milyar insan aşılandı ve devam ediyor. Aşının neyinden tereddüt ediyorlar? Neyin çipi bu? Akıl sır ermiyor. Böyle bir şeyin hoş görülür bir tarafı yok. İtalya ‘aşıyı kabul etmeyen sağlıkçının sertifikasını iptal ediyoruz.’ dedi. Bazı insanları ikna edemezsiniz ancak Avrupa’nın yaptığı gibi ‘sınırlardan geçeceksen bana aşını göster.’ diyeceğiz. İnsanları artık buna zorluyorlar. Kapalı ortama girerken aşın yoksa giremeyeceksin. Toplu taşıma, uçak, tren bunları kullanamazsın. Toplumu riske atacak insanlar bir şekilde izole edilmeli.

Cumartesi günü İngiltere’de 18 binden fazla vaka saptandı ve sadece 23 ölüm yaşandı. Birçok ülkede aşılanmayan grupta ölümler, ağır vakalar oluyor. Aşılanan kesimde çok çok düşük bu durumlar. Sonuçta aşının koruduğu aşikâr.

ÜÇÜNCÜ DOZ AŞI YAPILMALI

Ülkemizde de üçüncü bir doz aşının yapılabileceği görüşünü öne sürüyorum. Yerli inaktif aşı faz 3’te ancak bir problem var, artık aşılama süreci hızlanıyor. Bir yıl öncesinde böyle bir şeye başlansaydı çok daha fazla gönüllü bulunacaktı. Şimdi en büyük sıkıntı gönüllü bulmak. Şimdi muhtemelen yoksul ülkelerden denekler bulunacaktır. Umut ediyorum, istenilen denekler bulunur bunlar kullanılır.”