Haber: Samet Demir

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) geçen hafta perşembe günü yapılan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında yüzde 17 olan haftalık repo faizini 19’a yükseltme kararı almıştı.

Karar sonrası uluslararası piyasalarda Türk Lirası değer kazanma eğilimine girmiş ve TCMB, enflasyonla mücadelede sıkı para politikasının süreceği mesajını vermişti. Ancak cumartesi gece yarısında yayımlanan Resmi Gazete’de yer alan yeni kararlar hem ulusal hem de uluslararası ekonomi uzmanlarını şaşırttı. TCMB Başkanı Naci Ağbal, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile görevinden alındı ve yerine Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu getirildi.

Kavcıoğlu, pazar günü yayımlanan ilk açıklamasında para politikasında istikrar, enflasyonla mücadele ve ekonomide büyüme sağlanması yönünde açıklamalarda bulundu. Ancak yine pazar günü Türkiye saati ile (TSİ) 21.30-22.30 sularında Uzak Doğu piyasalarının açılmasıyla Türk Lirası’nda yüzde 15’i aşan bir değer kaybı yaşandığı görüldü. Dolar/TL gece yarısına kadar 8,30’un üzerine çıktı.

Pazartesi sabahı Türkiye piyasasının açılmasıyla da Dolar/TL 8 liranın hemen altında 7,95 TL civarında fiyatlandı.

“PARA POLİTİKASININ YAZBOZ TAHTASINA ÇEVRİLMESİNİN SONUÇLARI OLACAKTIR”

Türk Lirası’ndaki yüksek dalgalanmayı ve Türk ekonomisindeki son gelişmeleri Aydınlık gazetesi ekonomi yazarı, gazeteci Recep Erçin CRI Türk’e değerlendirdi.

“Naci Ağbal’ın görevden alınmasıyla birlikte zaten herkes TL varlıklarda ciddi bir satış olacağını bekliyordu.” diyen Erçin, şunları kaydetti:

“Marquez’in ‘Kırmızı Pazartesi’ romanındaki gibi bir olay. Herkes o cinayetin işleneceğinin farkındaydı. Türk Lirası’nın kasım ayına göre değer kazanmasını sağlayan unsur yüksek faiz sayesinde yabancı fon girişleri ve para politikasında öngörülebilirlikti. Faizler halen yüksek Başkan Kavcıoğlu da sürpriz faiz indirimi olmayacağının sinyalini dün yaptığı açıklama ile verdi. Peki, ne oldu da kur zıpladı? Olan şudur; Türkiye her an her şeyin olabileceği bir ülke olduğunu bir kere daha bu başkan devirme kararı ile göstermiştir. Piyasalar öngörülebilirlik ister. Serbest piyasa ekonomisi iseniz bunu kabul ettiyseniz ki, bugün Hazine ve Maliye Bakanı’nın ‘liberal kambiyo’ açıklamasından onu anlıyoruz, siz piyasalara öngörülebilirlik sunmalısınız. Bugün dünyada ön bilançosu en büyük merkez bankası Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Merkez Bankası (Fed) bile ince eleyip sık dokuyarak ilerlerken bizim gibi dış kaynak akımlarına el açmış bir ekonomide Merkez Bankası’nın ve para politikasının yazboz tahtasına çevrilmesinin sonuçları olacaktır ve olur. Esasen döviz kurlarının geldiği seviye kasımdaki seviyenin de altında, şu saatlerde bir miktar daha da geri gelir. Bunu bir tepki olarak okumak lazım. Hafta içinde dengeye oturacaktır.”