CGTN / Thomas O. Falk 

Beijing ve Washington arasındaki ilişkilerin hâlâ mükemmel olmadığı bir sır değil. Ancak tarihin bize öğrettiği gibi, bazen siyasetin dışında olanların daha iyiye doğru bir değişim sağlama yeteneği vardır.

1971 yılından önce Beijing ve Washington arasında ilişki neredeyse yoktu. Sadece yirmi yıl önce Kore Savaşı’nda her iki taraf birbirine karşı savaştı ve Washington yönetimi, sonuç olarak Çin’e karşı ekonomik çevreleme politikası uyguladı. Sonradan, 1950 ve 1960’lı yıllarda diplomatik ilişkilerini düzeltme çabası kapsamında her iki taraf arasındaki büyükelçilik seviyesindeki görüşmelerde dikkat çekici bir başarı sağlanamadı. Bunun yerine, siyasetten ve ulusal çıkarlardan uzak, değişim için bir fırsat yaratmak amacıyla kayda değer bir tesadüf gerekiyordu.

1971 yılında Japonya’daki Masa Tenisi Dünya Şampiyonası’nda bir Amerikalı ve bir Çinli oyuncu, Beijing ile Washington resmen diplomatik ilişki kurmadıkları zaman arkadaş oldular. İlk başta bu kişilerarası ilişkinin iki ülke arasındaki ilişkiler üzerinde çığır açan bir etkisi olacağını hayal etmek zordu.  Ancak iki oyuncu arasındaki arkadaşlık Amerika Birleşik Devletleri (ABD) masa tenisi takımının Çin’e davet edilmesine yol açtı, Çin’de Amerikalılara mükemmel şekilde davranıldı. Ping Pong Diplomasisi doğdu.

“PING PONG DİPLOMASİSİ” ABD VE ÇİN’İN ÖNEMLİ SİYASİ HEDEFLERE ULAŞMASININ YOLUNU AÇTI

ABD takımı ülkesine döndüğünde, daha fazla diplomatik yakınlaşma aniden kaçınılmaz hale geldi. O zaman Ulusal Güvenlik Danışmanı olan Henry Kissinger, 1971 yılında Çin’e iki ziyaret yaptı, bu da dönemin ABD Başkanı Richard Nixon’ın Çin ziyaretinin önünü açtı. Nixon’ın “deli adam teorisine” rağmen, Nixon her zaman bir yakınlaşmanın olabileceğini ve bunun her iki tarafın ulusal çıkarlarına olacağı umudunu besleyerek, “Ölmeden önce yapmak istediğim herhangi bir şey varsa o da Çin’e gitmektir.” demişti. Elbette Nixon’ın özellikle acilen bir başarı duygusuna ihtiyacı vardı. Vietnam Savaşı kaybedilmiş ve yüksek enflasyon ABD’de ekonomik sorunlara sebep oluyordu.

Bir yıl sonra zamanı gelmişti. Şubat 1972’de Nixon, Çin’e uçan ve Başkan Mao Zedong ile tanışan ilk ABD başkanı oldu. İki ülke arasındaki 20 yıllık diplomatik ve ekonomik duraklamadan sonra her iki taraf da birbirine açılmayı bir avantaj olarak düşündü ve sadece iki sporcu arasındaki bir arkadaşlığın mümkün kıldığı bu fırsat ele geçirildi. Ping Pong, Washington’da uzun süredir hâkim olan Doğu ve Güneydoğu Asya’daki devletlerin birer birer düşeceği ve komünist olacağı, dolayısıyla doğal düşman oldukları yönündeki egemen ve bağlantılı teorinin yerini aldı.  

YENİ BİR SAYFA AÇILABİLİR

Ping Pong Diplomasisi, ABD ve Çin’in önemli siyasi hedeflere ulaşmasının yolunu açtı. 1971 yılından itibaren Çin, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun kararından sonra BM’de Çin Halk Cumhuriyeti olarak temsil edildi. ABD ve Çin sonunda 1979 yılında resmen diplomatik ilişki kurdu. Elli yıl sonra Ping Pong Diplomasisi geri dönüyor. Amerikalı ve Çinli masa tenisi oyuncuları salı günü Houston’da başlayan Bireysel Dünya Şampiyonası’nda birlikte mücadele edecekler. Sembolik eşleşme, eski ABD Başkanı Nixon’ın torunu Christopher Nixon Cox ve eski ABD Başkanı George Bush’un oğlu Neil Bush’un davet edildiği bir törenle bile duyuruldu.

Çin Masa Tenisi Birliği Başkanı Liu Guoliang bir röportajda, olağanüstü eşleşmelerin, “bu yeni dönemde Ping Pong Diplomasisinde yeni bir sayfa açacağını” söyledi. Elbette hiç kimse her iki tarafın yaklaşan turnuva nedeniyle mevcut görüş ayrılıklarını bir tarafa bırakmasını beklemiyor. Sonunda, her iki tarafın çıkarları o kadar birbirine zıt düşüyor ki her zaman bir sürtüşme noktası olacak. Ancak geçen birkaç haftada, Beijing ve Washington’ın eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde ortaya çıkan çatışmayı bir kenara koyabileceği, düşmanlar imajına veda edebileceği ve bunun yerine birbirini rakip olarak düşünen, ancak saygıyla ve farklı cephelerde iş birliği potansiyeline sahip bir dünya görüşüne merhaba diyebileceğine yönelik umutlar arttı.

İklim değişikliği konusunda ortak eylem ve Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ile ABD Başkanı Joe Biden arasında son zamandaki görüşmeler anlamlı işaretlerdir ve doğru yönde atılmış adımlardır. Ping Pong Diplomasisinin, Beijing ve Washington arasındaki ilişkiyi daha fazla geliştirmek için umut verici bir şekilde yeniden canlandığını görmek daha da sevindirici bir durum. Bunun, 50 yıl önce önemli ölçüde kötü koşullar altında akla yatkın olduğu gösterildi. Niçin bir kez daha yeni bir sayfa çevirmiyorsunuz?