Financial Times / Martin Arnold & Valentina Romei

Euro Bölgesi’nin, koronavirüs salgınında kapanma önlemlerinin ağırlığı altında üretim düştüğü için bu yılın ilk üç ayında çift dipli durgunluğa girmesi, blokun diğer önemli ekonomilerin gerisinde kalmasına yol açtı.

2020 yılının son çeyreğinde yüzde 0,7 oranında daraldıktan sonra bu yılın ilk çeyreğinde de Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’da (GSYİH) yüzde 0,6 oranındaki gerileme, Euro Bölgesi’ni -iki çeyrek art arda negatif büyüme olarak tanımlanan- teknik durgunluğa itti. Aksine geçen hafta perşembe günü Amerika Birleşik Devletleri (ABD), ekonomisinin bu yıl ilk çeyrekte önceki üç aya göre yüzde 1,6 ve iki hafta önce Çin yüzde 0,6 oranında büyüme kaydettiğini bildirdi.

Avrupa’nın büyük bölümü bu yılın ilk üç ayında farklı seviyelerde kapanmaya maruz kaldı, Covid-19 salgınının üçüncü dalgasını kontrol altına almak için alışveriş mekânları kapatıldı ve seyahatlere sınırlama getirildi.

Salgının Avrupa’da en kötü vurduğu önemli ekonomisi Almanya’da, yüksek imalat ihracatı düşen hanehalkı tüketimini dengelerken, ilk çeyrekteki daralma yüzde 1,7 oranında oldu. İspanya’nın GSYİH’si, hanehalkı tüketimi ve imalattaki düşüş yüzünden yüzde 0,5 daralırken, İtalya’nın üretimi hizmet sektöründeki faaliyetlerin düşük olmasıyla yüzde 0,4 oranında geriledi. Portekiz ekonomisi, Covid-19 salgınının şiddetlenmesi yüzünden yüzde 3,3 oranında daraldı. Ancak Fransız ekonomisi ekonomistlerin beklentilerinin aksine, inşaattaki güçlü büyümenin desteği ve hanehalkı tüketimindeki hafif toparlanmayla yüzde 0,4 oranında büyüdü.

Avrupa İstatistik Ofisi’ne (Eurostat) göre, Avrupa Birliği (AB) genelinde GSYİH yüzde 0,4 oranında düşerken, İsveç, Avusturya ve Belçika beklenenden daha iyi büyüme oranı bildirdi.

Britanya’nın başarılı aşılama programına rağmen, ekonomisinin, mayıs ayında ilk çeyrek sonuçları açıklandığı zaman zayıf olacağı tahmin ediliyor. Britanya ekonomisi şubat ayında yüzde 0,4 oranında büyüdü, fakat ocak ayındaki kapanma sırasında gerilemesi ilk çeyrek için genel bir daralmaya yol açacak. Bununla birlikte ekonomik büyümenin ikinci çeyrekte olması bekleniyor.

ING Makro Araştırma Başkanı Carsten Brzeski, Almanya’nın ilk çeyrekteki “önemli gerilemesinin” bu ülkeyi “olumlu büyümeyi itme gücünden”, “sürükleyici unsura” çevirdiğini söyledi. Brzeski, ancak “güçlü geri tepmenin olanaklı olduğunu” vurguladı. Almanya ile Fransa’nın da arasında olduğu ülkeler, son zamanlarda artan koronavirüs bulaşmasına ve hastaneye yatışlara karşılık olarak salgını kontrol altına alma önlemlerini sıkılaştırdı, fakat aşılamanın hız kazanması ve salgında bulaşmanın zirveye ulaşmış olabileceği işaretleri, ekonomistlerin ikinci çeyrekte büyümenin döneceği umutlarını destekliyor.

AVRUPA’DA ENFLASYON VERİLERİ DİKKAT ÇEKİCİ

Ülkelerin salgını kontrol altına alma önlemleri hafiflettiğinde, tüketicilerin bastırılmış harcama dalgasını serbest bırakması bekleniyor. Allianz’daki ekonomistler, Euro blokundaki tüketicilerin, bu yıl blokun GSYİH’sinin yüzde 1,5’ine denk düşen ek 170 milyar Euro fazla tasarruflarının bir kısmını harcamada kullanacağını tahmin ediyorlar.

Oxford Economics’ten ekonomist Maddalena Martini, “İlk çeyrekte ekonomi geçen bahar dönemiyle karşılaştırıldığında kısıtlamalar karşısında daha az esnek olduğunu kanıtladı ve neredeyse normal seviyelerde işleyebilirdi. Aşı dağıtımında güçlü bir artışa ve kısıtlamaların kademeli olarak gevşetilmesine paralel olarak bu yıl faaliyetlerin istikrarlı olarak toparlandığını görüyoruz.” dedi.
S&P Global Ratings’den Frank Gill, Almanya’nın üretimindeki keskin düşüşün, “geçici KDV’nin süresinin dolması, kötü hava koşulları ve Brexit sonrası stoklardaki düşüş” gibi tek sefere mahsus unsurlardan kaynaklandığına dikkati çekti. Gill, “Herhangi bir kalıcı endişe Avrupa’nın hizmetlerinden ayrılmalıdır -özellikle turizmde- İspanya gibi ülkelerde… Onlar, imalat (hakim) ekonomilere göre bloğun dışında çok yavaş kaldılar.” ifadelerini kullandı.

Avrupa Merkez Bankası (ECB), Euro Bölgesi ekonomisinin bu yıl yüzde 4 oranında büyüyeceğini ve 2022 yılında yüzde 4,1 büyüme oranıyla salgın öncesi seviyeye döneceğini tahmin ediyor. ECB baş ekonomisti Philip Lane, Dagens Industri TV’ye geçen hafta perşembe günü verdiği demeçte, “Bu yılın kalanında iyi bir toparlanma görüyoruz, böylece çok fazla iki taraflı bir hikâye. Geriye bakıldığında, ilk haftalar birçok firma için çok zordu ve gerçekte en kötüsünden toparlanıyor olmamız tam bir iyileşme olduğu anlamına gelmiyor.” dedi.

Geçen hafta cuma günü ayrıca açıklanan diğer veriler, Euro Bölgesi’nde enflasyonun arttığını, mart ayında yüzde 1,3’ten nisan ayında yüzde 1,6’ya yükseldiğini gösterdi. Geçen yıl son aylarda negatife dönen fiyat artışındaki sıçrama, enflasyonu ECB’nin yüzde 2 hedefinin hemen altına yaklaştırdı, buna rağmen birçok ekonomist bu yükselişin sadece kısa vadeli olacağını tahmin ediyor. Daha oynak gıda ve enerji fiyatları hariç çekirdek enflasyon ise yüzde 0,9’dan yüzde 0,8’e düştü.

Euro Bölgesi’ndeki işsizlik oranı şubat ayında yüzde 8,2 iken, mart ayında yüzde 8,1’e geriledi ve salgın vurmadan önceki seviye olan yüzde 7’in üzerinde kaldı. Bununla birlikte, işsizlik rakamları iş aramaktan vazgeçen veya hükümet destekli ücretsiz izin düzenlemelerinden yararlanan milyonlarca kişiyi kapsamıyor.