CGTN / Alessandro Golombiewski Teixeira

Çin’in başkenti Beijing’de 29-30 Mayıs’ta Uluslararası Finansal Forumu’nun (IFF) bahar toplantısı yapıldı. IFF, Çin, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi 20 ülke ve bölge ile ilgili uluslararası kuruluşların küresel finans liderlerinin kurduğu bağımsız bir örgüt.

IFF küresel finans alanında daimi bir diyalog, değişim ve araştırma kuruluşudur ve finans sektöründe küresel “F20” (Finans 20) olarak bilinir. Uluslararası Finansal Forumu küresel finansal hizmetleri teşvik etmek ve kapsamlı sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek için küresel bir diyalog, değişim ve iş birliği stratejisi kurmayı amaçlıyor.

Ancak, bu yıl IFF’nin 18 yıllık tarihinde ilk kez, bu önemli forumun farklı bir misyonu vardı. Bu, küresel ekonominin hem toparlanmasına hem de yeniden canlandırılmasına katkıda bulunma sorumluluğuydu. Toplantının konusu, “Salgın-sonrası Dönem: Küresel Yönetişim ve Uluslararası İş Birliği” idi.

“Covid-19” 2020 boyunca devam ederken, dünya dibe vurmuş gibi görünüyordu. İster ekonomik kalkınma ister küresel iş birliği olsun, bütün dünya durmuştu ve bu küresel ekonomi, küresel ticaret ve yatırım faaliyetlerine büyük bir darbe vurdu.

YENİ BİR KÜRESEL ORTAKLIĞI NASIL KURABİLİRİZ?

Küresel sürdürülebilir kalkınmayı güçlendirmek, küresel yönetişimi iyileştirmek, iklim değişikliği ile ilgilenmek, kamu sağılığını iyileştirmek, ticaret ve yatırımı artırmak ve uluslararası iş birliği ile kalkınmayı geliştirmek için ne yapabiliriz? Bütün bu konuların daha fazla tartışılması gerekiyor.

Böyle bir arka planla birlikte, küresel ekonominin doğru bir rotaya girmesi için uzlaşma, basiret ve güçleri birleştirmek için diyaloğa ihtiyacımız var gibi görünüyor. IFF bu yıl sadece bir konuşma kulübü değil, aynı zamanda dünya ekonomisinin tekrar refaha yöneleceği yolu bulmasına yardımcı olacak uygulanabilir çözümler sunmak için toplandı.

IFF salgın sonrası dönemde küresel yönetişim ve kalkınma iş birliği, küresel sürdürülebilir finans, küresel salgınla mücadele iş birliği, küresel iklim iş birliği, Çin-ABD yeşil iş birliği, Çin-AB karbon fiyatlandırması, nötr karbon ve küresel yatırım fırsatları, nötr karbon ve yeşil teknoloji yenilikleri, altyapı inşaatı ile serbest ticaret, küresel ekonomik manzaradaki değişiklikler ve zorluklar, sayısal para ve gelecekteki dijital dönüşüm, Çin’in yeni kalkınma modeli ve “14. Beş Yıl” eğilimi ve yeşil İpek Yolu dâhil çeşitli konularda önemli tartışmalar yapıldı. IFF’nin dünyanın ekonomik toparlanmasının hızlanmasına katkıda bulunabileceğini bekliyoruz. Forumda, açılış töreni ve ilk oturumun yanı sıra, iki sempozyum, iki yuvarlak masa toplantısı dört zirve toplantısı ve dört akademik konferans yapıldı.

Bu yılın gündemi, yönetişim ve iş birliğine yaptığı vurgu ile birlikte, gelecekteki küresel kalkınma için bir çağrıydı. Yeni koronavirüs aşılarının geliştirilmesi, üretimi ve uygulanması ile birlikte, dünya giderek normale döndü ve küresel ekonomi yavaş bir toparlanma dönemine girmiş gibi görünüyor ama halen alınması gereken uzun bir yol var.

HİÇBİR ÜLKE SALGINA KARŞI TEK BAŞINA MÜCADELE EDEMEZ

Salgının etkilerinde açık bölgesel farklılıklar mevcut. Çin ilk başta büyük ölçekli bir salgın yaşayan ülkeydi ama hükümetin iyi yönetişiminin yanı sıra hızlı aşı araştırma ve geliştirmesiyle, Çin 2020’de olumlu büyüyen tek ülke haline geldi. Fakat aynı zamanda, Hindistan, Brezilya ve başka ülkelere de dikkat etmemiz gerekiyor. Bir bütün olarak dünya küresel salgına karşı iş birliği ve sürdürülebilir kalkınma konusunda ciddi zorluklarla yüz yüze.

IFF kuruluşundan bu yana, 17 başarılı yıllık küresel konferans yaptı. Uluslararası finansal strateji diyaloğu, değişimleri ve iş birliğinin yanı sıra akademik araştırmanın desteklenmesinde de önemli bir rol oynadı ve geniş bir uluslararası etki kazandı. Bu grubun küresel iş birliğinin bir ürünü olduğu ve bütün dünyaya ait olduğu açıktır.

Derin ölçüde “yönetişim” ve “iş birliği” kilit sözcükleri forumun bu toplantı ile bir uzlaşma yaratmalı ve pozitif enerjiyi artırmak istediğini ve “kazan-kazan iş birliği için bir köprü” kurmayı umduğunu gösteriyor.

Hiçbir ülke salgına karşı tek başına mücadele edemez. Bütün ülkelerin kaderi sıkı sıkıya birbirine bağlı, küreselleşme ve bölgesel ekonomik bütünleşme engebeli bir yol olabilir ama biz asla durmayacağız. Covid-19’un bütün dünyayı kaosa sürüklemesini istemiyoruz. Aksine, bu salgın aracılığıyla dünyanın “değişim” yoluyla “yönetişimini” kavrayacağını umuyoruz.