Pandemi sürecinde uzaktan çalışanların ve Covid-19 geçirenlerin oruç tutarken, bağışıklık sistemini de korumak adına dengeli beslenmesi gerektiğini söyleyen Arş. Gör. Rümeysa Özçalkap, “Beslenme desteği oldukça önemli. Ramazan ayında oruç tutarken bağışıklık sistemi için besin takviyelerine yönelenlerin ise mutlaka uzman tavsiyesi alması gerekmektedir.” diye konuştu.

SU VE ÇORBA TÜKETİMİ SONRASI 15 DAKİKA ARA VERİN

Sahurda ve iftarda tüketilen besinlere özen gösterilmesi gerektiğini dile getiren Özçalkap, “Sahura mutlaka kalkılmasına ve sahur besinlerinin yağlı yemekler yerine kahvaltılıklardan oluşmasına özen gösterilmelidir. Aynı şekilde iftarda da yemek örüntülerine dikkat edilmesi gerekmektedir. Özellikle oruç açarken çok sıcak ya da çok soğuk olmamak şartıyla su tüketiminin sağlanmasıdır. Daha sonrasında çorba ile devam edilmesi mide ağrıları ve spazmlarını önlemede önem sağlamaktadır. Su ve çorba tüketimi sonrası 15 dakikalık bir ara verilmesi sindirim açısından oldukça önemlidir. İftarda hızlıca ve yağ içeriği yüksek yemeklerin tüketilmesinden ziyade yemek sürelerinin minimum 20 dakikayı bulan ve sebze, kurubaklagil ve beyaz etten zengin bir beslenme örüntüsünün sağlanması mevcut ağırlığın korunumu ve sindirimin kolaylığı açısından dikkat edilmesi gereken noktalar arasında yer almaktadır. Ayrıca yemek pişirme tekniklerinin kızartma yerine ızgara, haşlama ya da fırında olmasına ayrıca özen gösterilmelidir. Ramazan’da uzun süre susuz kalınması nedeniyle iftar ve sahur arasında minimum 8 – 10 bardak su tüketimi sağlanmalıdır.” dedi.

COVID-19 GEÇİREN KİŞİLER DİKKAT ETMELİ

Covid geçirmiş ve ramazan ayında oruç tutan kişiler için bağışıklık sisteminin önemine dikkati çeken Özçalkap, “Beslenme desteği oldukça önemli. Koronavirüs geçirmiş bireylerin oruç tutmalarına herhangi bir engel yoksa normal ramazan beslenmelerine ek olarak iftardan belli bir süre sonra bağışıklıklarını desteklemek amacı ile meyve tüketimi sağlamaları gerekmektedir. Yine aynı şekilde iftar sonrası ara öğününde hastalık sonrası bağışıklığın desteklenmesi adına kefir tüketimine de yer verilebilir. Ramazan ayında oruç tutarken bağışıklık sistemi için besin takviyelerine yönelenlerin ise mutlaka uzman tavsiyesi alması gerekmektedir.” diyerek, gereksiz besin destek takviyelerinin toksik etki yapabileceğini belirtti.

65 YAŞ ÜZERİ İÇİN ÖNCE HEKİM KONTROLÜ

65 yaş üzerinde olan ve kronik hastalığı bulunan bireylerin de oruç tutmak isterlerse doktor kontrolü ve önerisine başvurmalarını öneren Arş. Gör. Rümeysa Özçalkap, şöyle konuştu:

“Yaşlanma ile fiziksel aktivitede ve metabolizmada düşüşler meydana gelmektedir. Pandemi kaynaklı kısıtlamalarla birlikte yaşlıların fiziksel olarak aktifliği daha da düştü. Ağırlık artışları gözlenebilmekte. Bu nedenle tüm yaş gruplarında olduğu gibi yaşlılarda da beslenme oldukça önemli. Yağlı besinlerden ve kırmızı et tüketiminden sınırlı; kızartma, rafine şekerler ve hamur işlerinden uzak bunların yerine yağlı tohumlar, sebze, meyve, beyaz etten zengin bir beslenme örüntüsü tercih edilmelidir.”

ANNE ADAYLARI ORUÇ TUTMAMALI

Hamilelikle beraber kadınların beslenme ihtiyaçlarında artışlar meydana geldiğini kaydeden Özçalkap, “Aynı zamanda bu dönemde mide bulantıları ve kusmalar sonucunda da besin ve besin öğesi kayıpları meydana gelir. İlk üç aylık gebelik sürecinde kadınların kilo alması önerilmemesine rağmen bebek gelişimi için besin takviyelerine ihtiyaç artmış durumdadır. Tüm bu durumlar göz önüne alındığında gebelikte oruç tutulması önerilmemektedir.” dedi.

Kaynak: DHA