China Daily

Çin’in aşırı yoksulluğu ortadan kaldırdıktan ve orta düzeyde bir refah toplumu kurduktan sonraki hedefi “ortak refahı” gerçekleştirmek.

Bu neye benzeyecek? Muhtemelen insanlar aynı işi yapacak ya da hiç çalışmayacak. Kışın kayak yapmaya ve yazın plaja gidecek. Bu yeterince güzel değil mi? Aslında, bazıları böyle güzel günlerin çok yakın olduğunu düşünüyor. Bunun nedeni, farklı insanların ortak ferahtan farklı şeyler anlaması. Bazıları gerçekten bir refah toplumunun hükümetin her şeyi yaptığı ve beşikten mezara kadar insanlara baktığı bir toplum olduğuna inanıyor. Ama “ortak refah” bir refah devleti demek değil ve ülkenin böyle bir tuzaktan uzak durması gerekiyor.

Bu yüzden yetkililer ortak refahın eşitlikçi ya da refah devleti kurmak anlamına gelmediğini açıkça belirtti. Refah kavramı çok cazip. Sıradan insanlar refahın fayda ve sosyal güvenlik anlamına geldiğine inanıyor. Bazı refah devletleri zenginlik farklarını azaltarak ve toplumsal çatışmaları hafifleterek sıradan insanların yaşamının iyileşmesine yardım etti. Ancak bir refah toplumu bazı istenmeyen yan etkilere de neden olur.

ÇİN AŞIRI YOKSULLUĞU ORTADAN KALDIRDI

Refaha dayalı olmak insanları tembel yapar ve çalışmak istememelerine yol açar bu da inisiyatif güçlerini ve yaratıcılıklarını etkiler. Büyük ölçekli ve sürekli refah harcamaları, şirketler ile bireyler üzerindeki vergi yükünü artırır.

İnsanlar refaha bağımlı hale geldikçe, ne zaman hükümet bazı refah önlemlerine son verse, bu toplumsal huzursuzluğa yol açabilir. Ayrıca, eğer hükümet diğer türlü sürdürülemeyen bir refah düzeyini devam ettirmek için borç alırsa,  bu bir borç krizine hatta iflasa neden olabilir.

Çin’de bazı insanlar refah politikaları, hatta bir refah devleti istiyor. Bu yüzden, ortak refahı teşvik ederken, ortak refah ile refahçılık arasında temel bir fark olduğunu açıkça ortaya koymak gerekir.

Çin, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) yönettiği bir sosyalist ülke. Ve Parti ortak refahı destekliyor ki, bütün insanlar, sıkı çalışmaları ve yaratıcılıklarıyla, daha iyi bir mutluluk hissine sahip olsunlar, kendilerine daha fazla güvensinler ve dayansınlar, istikrarlı ve uyumlu bir toplum kurabilsinler.