CGTN / Wang Huiyao

13. Beş Yılık Plan (2016-2020) Çin’in orta düzeyde refaha sahip bir toplum kurma misyonunda önemli bir dönemdi. Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) 100. kuruluş yıl dönümünde bu hedefin başarıyla yerine getirilmesi, özellikle karmaşık uluslararası durumu ve küresel salgının etkilerini dikkate alınca, olağanüstü bir başarıdır.

Bu başarıyı gerçekleştirdikten sonra, 14. Beş Yıllık Plan (2021-2025) büyük bir öneme sahip, çünkü plan sadece gelecek 5 yıl ve sonrası için Çin’in ekonomik ve toplumsal kalkınması için bir yol haritası belirlemiyor, aynı zamanda ÇKP’nin ikinci yüzyıllık hedefine ulaşma çabasındaki ilk 5 yıllık dönem oluyor.

“Orta düzeyde refah toplumu”nun orijinal formülasyonu niceliksel bakımdan tanımlandı, 2020’de Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) ve kentsel ile kırsal bölgelerde yaşayanların kişi başına gelirini 2010’a göre ikiye katlamak. Çin 2019’da kişi başına 10,276 dolarlık GSYİH ile yıllık 99 trilyon yuan (14,4 trilyon dolar) GSYİH’ye ulaştı ve çoktan 2010’daki 41,2 trilyon yuanlık (6,37 trilyon dolar) rakamı ikiye katladı. Ülkenin ekonomik kalkınması, parlak bir nokta olsa da orta düzeyli bir refah toplumu kurmanın tek odak noktası değildir. Diğer alanlarda da büyük atılımlar yapıldı. Değişik göstergelerin düzenli biçimde yükselmesinde yansıdığı üzere, Çin halkının yaşam standartlarında gerçek bir ilerleme vardı. Örneğin, İnsani Gelişme Endeksi (HDI) 1990’da 0,49 iken 2019’da 0,76’ya yükseldi. Ömür beklentisi de dünya ortalamasının epey üstünde, 2019’da 77,3 yıldı.

Yukarıda anılan alanlardaki ilerlemeye rağmen, ÇKP’nin kalkınma modelinin de dengeli olmasını sağlaması gerekiyordu. Çin, 40 yıllık reform ve dışa açılma döneminde 850 milyondan fazla insanın yoksulluktan kurtulmasına yardım etti, bu rakam, bu dönemde küresel yoksulluktaki azalmanın yüzde 70’den fazlasını oluşturdu.

Geçen 30 yılda, yoksulluğun azaltılması küreselleşme hızının çok gerisinde kaldı ve artan eşitsizlik son zamanlardaki küreselleşme karşıtı dalganın ana nedeniydi. Dolayısıyla, Çin’in yoksulluğu azaltmaktaki başarısı küresel bir öneme sahipti ve yoksulluğun azaltılmasına katkıda bulunarak küreselleşmenin daha da gelişmesine katkıda bulunabilir. Ülke içinde, yoksulluğun azaltılması programı Çin’de zenginlerle fakirler arasındaki farkı önemli ölçüde azalttı.

DIŞA AÇILMA ÇİN’DEKİ YENİLİKLERİ GELİŞTİRDİ

Çin orta düzeyde refah toplumu kurma yolunda sistem ve politika avantajlarını kullandı. Hükümet altyapı, sanayinin gelişmesi, eğitim, sağlık desteği ve çere korumanın avantajlarını kalkınmayı güçlendirmek için kullandı. Örneğin, ülkenin eğitimi sistemine büyük yatırım yaptı ve 2010’da yüzde 26,5 olan lüksek öğrenime kayıt oranını 2019’da yüzde 51,6’ya çıkardı. Çin’in temel sağlık sigortası şimdi 1,3 milyon insanı kapsıyor, temel emeklilik sigortası yaklaşık 1 milyar insani kapsıyor ve yasaya uygun olarak okul çağındaki çocuklara zorunlu eğitimi garanti ediyor.

Yine de bu dikkate değer başarıların arkasındaki nedeni değerlendirdiğimizde, küreselleşme ve dışa açılmanın Çin’in ekonomik kalkınmasına sağladığı faydaları inkâr edemeyiz. Yoksulluk uluslararası ticaret sayesinde azaltıldı. Eski Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan’ın söylediği gibi, “ticaret yardımdan iyidir.”

Son 40 yılda çok uluslu şirketler (ÇUŞ) Çin’de yatırım yaptı, bu yatırım ithalat ve ihracatın yüzde 45 kadarını, sanayi katma değerinin yüzde 20’den fazlasını, vergi gelirlerinin yüzde 20’sini ve kentsel kalkınmanın yüzde 13’ünü yarattı. Bu yatırımlar sadece ekonomik gelişmeyi hızlandırmadı, aynı zamanda Çin’de muazzam büyüklükte istihdam imkânları da yarattı. Bunlara ek olarak, Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) üye olduğu 2001’den bu yana, Çin’in GSYİH 10 kattan fazla arttı ve orta düzeyde refah toplumunun yaratılmasına büyük katkıda bulundu. Çin’de 200 milyondan fazla göçmen işçi var ve ÇUŞ’larda çalışan göçmen işçilerin gelirleri ve evlerine gönderdikleri paralar Çin’in ekonomik büyümesini destekleyen önemli bir kaynak oldu. Dahası, devam eden dışa açılma da Çin’deki yenilikleri geliştirdi. 2010’larda sayısal ekonomi ile e-ticaret Çin’i dünyaya bağladı ve ülkeyi mobil ödeme dönemine soktu.

ÇKP liderliğindeki Çin ilk yüzyılda dikkate değer ilerlemeler yaptı. Geleceğe baktığımızda -2049’da modern bir sosyalist ülke kurmak olan- ikinci yüzyıllık hedefine ulaşmak için Çin orta gelir tuzağı, yaşlanan bir nüfus ve karbon salımı hedeflerine ulaşmak gibi çözülmesi gereken yeni zorluklar dizisi ile karşı karşıya kalacak. Dolayısıyla, reform ve dışa açılmayı daha da ileri götürmek, bu yeni zorluklarla uğraşırken ve ikinci yüzyıllık hedefe ulaşmaya çalışırken, ülkenin geleceği için hayati ve zorunludur.

Mevcut karmaşık uluslararası ortam karşısında, dünya ekonomisiyle daha da bütünleşmek sadece ülkenin teknolojilerini ve yenilik gücünü artırmayacak, aynı zamanda, daha da önemlisi, dünya düzeyinde daha barışçı, dostça ve sempatik bir imaj yaratarak Çin’in yumuşak gücünü de artıracak. Sonunda, Çin için en önemli ve zorlayıcı görevlerden biri, bir tür karşılıklı anlayışa ulaşmak, küresel tanınma sağlamak ve dost çevresini uluslararası olarak genişletmektir, bu sadece ekonomik büyüme ile başarılamayacak bir şeydir.