AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Ömer Çelik’in açıklamalarından satır başları:

Diyarbakır annelerimizin vicdan eylemi 526. gününe girdi. Aile sayısı 200’ü buldu. Şırnak’taki ailelerde eylemini sürdürüyor. Bu annelerin hepsinin evlatlarına kavuşmasını diliyoruz.

PKK ile mücadelemizi sürdürdüğümüz gibi, IŞİD’le ilgili de önemli operasyonlarımız oldu. IŞİD’le mücadele konusunda Türkiye hem Suriye’deki mücadelesini hem de Türkiye içindeki mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor.

BOĞAZİÇİ OLAYLARI

Boğaziçi olayları ilgili açıklamaları yakından takip ediyoruz. Hiçbir şekilde kabul edemeyeceğimiz talepler oluyor. Protestolarla ilgili açıklamaları doğru bulmadığımızı ifade ediyoruz.

Daha önce üniversitelere hangi yöntemle atama olmuşsa yine aynı yöntemle atama oldu. Üniversitesi gözbebeği olan bir üniversitemiz. Demokratik Protesto hakkı aşıldı. Mesele atanan kişilerin değerlendirmesi olduğunu görüyoruz. Herkesin sağduyulu olması gerekiyor.

TWITTER’IN SANSÜR KARARLARI

Sosyal medya şirketleri birer özgürlük mecrası olarak ortaya çıktılar ama şimdi kafalarına göre yargı kararı olmadan keyfi kararlarla kamu otoritesi gibi davranıyorlar.

PKK yöneticilerinin hesaplarına resmi onay verirken, mavi onay verirken KKTC yöneticileri niçin bundan mahrum kalıyor?

Diyarbakır annelerini anlatan Twitter hesabı engellendi. Buradaki keyfi kararın arkasındaki ilkeler nedir? Hiçbir şekilde böyle bir şey gözükmüyor.

Peygamberimize, Müslümanlara dönük nefret suçu olan tweetleri niçin engellemiyorsunuz? Hangi mahkeme kararıyla ya da hangi ilkelerle hareket ediyorsunuz? Bunların net bir şekilde bilinmesi lazım.

Sosyal medya ulusal iradeleri aşan, kavga eden, hukukla kavga eden bir mekanizmaya dönüştü. Bu arkasından bir dijital faşizm, diktatörlük getirecektir. Burada bu kriz alanına daha çok olumsuz katkıda bulunmak yerine mantıklı ve ilkeli bir yaklaşım getirmek gerekir.

Hele KKTC’deki bazı yöneticilerinin hesaplarına yapılan muamelenin mantığı nedir?”