Spor yazarı, teknik direktör ve spor sosyoloğu Barış Işık, CRI Türk’te Tunca Arslan’ın hazırlayıp sunduğu “Türkiye ve Çin’in 50 Yılı” programına konuk oldu. Işık, olimpiyatlar ve yeni çıkan kitabı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Dünyanın en büyük spor organizasyonu olan olimpiyatlara değinen Barış Işık, olimpiyatlar için “olimpizm”i kullanmayı tercih ettiğini söyledi.

DÜNDEN BUGÜNE OLİMPİYATLAR

Olimpiyatları kendi gözünde gençlerin fiestası olarak gördüğünü belirten Işık’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“İnsanlar bir araya geliyor ve yarışıyor. Bir karnaval. Burada önemli olan katılmak ve yarışmak. Zaten Olimpiyatların ilk temel felsefesinde de bu yatıyor, bir araya gelinsin. Hatta düşman sayılacak ülkeler dahi birlikte olsunlar ve bir rekabete girsinler. Fakat maalesef işin rengi tarih boyunca bu şekilde olmadı. Protestolar, boykotlar, kavgalar, savaşlar vs… bir sürü şey yaşandı.

1992 Barcelona Olimpiyatları’nda Amerika Birleşik Devletleri (ABD), amatör ruhunu tamamen yerle bir etti. Bakıldığında olimpiyat ruhunu yansıtan atletizm, cimnastik, yüzme ağırlıkta… Onun dışındakilere amatör gözüyle bakılamaz.

Pandemi nedeniyle beş yıl beklediğimiz Tokyo Olimpiyatları’nın bir an önce başlamasını çok istedik. Fakat ülkenin yüzde 80’i kendilerince haklı olarak olimpiyatların pandemi nedeniyle ertelenmesini istiyordu. Bu anlamda sıkıntılı ve riskliydi. Bir sporsever olarak olimpiyat izlemek çok önemliydi ve gerçekten çok keyif alarak izledim.

Bundan önceki olimpiyatları kısmı olarak incelediğimizde birçok farklı spor branşını gösteri olarak görüyorsunuz. Bunlar sadece madalya verilmeyen olimpiyatlardı. Kaykay da daha önce gösteri olarak sunulmuştu. Kaykay gibi yeni branşların olimpiyatlarda olmasını ve madalya verilmesini sıkıntı olarak görmüyorum, bence olsun. Ne kadar fazla madalya olursa o kadar fazla ülkeyi görürüz. Olimpiyatlara 200’den fazla ülke katılıyor. 200’den fazla kültür demek, dil demek. Bu çok kıymetli.

ÇİN’İN OLİMPİYATLARDAKİ BAŞARISI

Çin, olimpiyatlarda sportif olarak Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) yerini aldı. Çin hem sportif anlamda ortaya bir şeyler koymaya başladı hem de dediğini yaptırmayı başardı. Masa tensisi 1988 Seul’de olimpiyatlara girdi. Çin, 1984’ten sonra olimpiyatlarda yer almaya başladı. Yani Çin’in yer alması ve başarı elde etmesi SSCB’nin de gücünü kaybetmesi bu anlamda bayağı faydalı oldu.

1912 Stockholm Olimpiyatları’ndan 1952 Helsinki Olimpiyatları’na kadar olan süreçlerde bilindiği gibi savaşlar nedeniyle iptal edilen olimpiyatlar oldu. O aradaki olimpiyatlarda sanat yarışmaları vardı. Spor temalı heykeltıraş, spor temalı resim yarışmaları vardı. O nedenle bence olimpiyat kültürü çok önemli.

Benim en büyük idealim olimpiyatlar ilgili bir kitap çıkarmak ama bir türlü karar veremiyorum. Türk sporcularla ilgili hikâyelere yöneleceğim gibi duruyor. İçinde çok çok önemli kişiler var.

‘Vatan Millet Futbol-İttihat Terakki’den Cumhuriyete Türk Futbolu’ kitabım yeni çıktı. Herkesin tutuğu bir takım var fakat tuttukları takımların genel kültürleri hakkında fazla bilgi sahibi değiller. Ben herkesin tuttukları takımlarla gurur duymalarını istiyorum. Çünkü gerçekten çok fazla örnek var.”