China Daily / Yi Jiandong

Yeni koronavirüs salgını nedeniyle bir yıl ertelendikten sonra Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları’nın sonunda seyircisiz olarak 23 Temmuz’da açılış töreniyle başladığı ilan edildi. 

Salgına ve diğer güçlüklere rağmen dünyanın her yerinden binlerce atlet, sadece madalya kazanmak için değil, aynı zamanda insanlığın mücadele ruhunu ve bütün güçlüklerin üstesinden gelme kararlılığını göstermek için Tokyo’da toplandı.   Olimpiyatlar’ın en önemli uluslararası spor yarışması olarak kabul edilmesi boşuna dile getirilmiyor.   

Yunanistan’da düzenlenen tarihi Olimpiyat Oyunları’ndan esinlenerek Baron Pierre de Coubertin ilk modern Olimpiyat Oyunları’nı 1896 yılında Atina’da organize etti. O zamandan bu yana Yaz Olimpiyat Oyunları her dört yılda bir düzenleniyor, ancak Birinci Dünya Savaşı yüzünden 1916 yılında ve İkinci Dünya Savaşı nedeniyle de 1940 ve 1944 yıllarında iptal edildi.

Olimpiyat Hareketi sayesinde, Olimpiyatlar nispeten birkaç ülke arasındaki küçük ölçekli spor yarışmalarından Olimpiyat Sözleşmesi çatışında 200’den fazla ülkenin katıldığı büyük bir spor şenliğine dönüştü. 

Tüm spor disiplinlerinin Olimpiyatlar’da temsil edilmesini sağlamak için Uluslararası Olimpiyat Komitesi ilk Kış Olimpiyatları’nı 1924 yılında Fransa’nın Chamonix bölgesinde düzenledi. Yaz Oyunları ve Kış Oyunları 1992 yılına kadar aynı yıl düzenlendi. Ancak IOC’nin 1986 yılındaki kararına göre, oyunların farklı dört yıllık döngüler halinde düzenlenmesi belirlendi, 1992 yılından sonra Kış Oyunları 1994 yılında yapıldı. 

Şimdiye kadar 108 ülke ve bölge en az bir altın madalya kazandı ve 147 ülke ve bölge de Yaz Olimpiyatları’nda herhangi bir türden madalya almaya haz kazandı. Yaz Oyunları’nda toplam madalya sayısı söz konusu olduğunda, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilk sırada yer alırken bu ülkeyi, spor alanında güçlü Rusya, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Çin, Avustralya, İsveç ve Macaristan gibi ülkeler takip etti. Kış Oyunları’na 1924 yılından bu yana toplam 119 ülke ve bölge katılırken, sadece 39 ülke altın madalya kazandı. 

OLİMPİYAT HAREKETİ, DAYANIŞMA VE KARŞILIKLI ANLAYIŞ RUHUNU YAYARKEN GÜÇ KAZANDI

Olimpiyatlar ve küresel spor etkinlikleri atletlere uluslararası bir üne kavuşma fırsatı sağlıyor. Olimpiyatlar ayrıca ev sahibi kente ve ülkeye, spordaki becerileri dâhil olmak üzere dünyaya farklı alanlarda başarılarını yansıtma fırsatı sunar. Her atlet kendisi veya ülkesinin ağırlığını ve iyi dileklerini taşır. Ve bir Olimpiyat madalyası, özellikle altın madalya kazanmak her atletin rüyasıdır. Bir Olimpiyat madalyası sadece atletin değil, aynı zamanda ülkesinin gururunu temsil eder.

Ancak Olimpiyatlar’daki en önemli şey bir madalya kazanmak değil, oyunlara katılmaktır. Doğru, Olimpiyatlar’ın sloganı “Daha Hızlı, Daha Yüksek, Daha Güçlüdür” – devam eden Tokyo Oyunları’nda bunlara “Birlikte” eklenmiştir- ancak katılım ve sportmenlik Olimpiyatlar’ın gerçek ruhunu temsil etmektedir. Ve yaygın olarak Olimpiyatlar’ın atletler arasındaki en iyi sportmenliği ortaya çıkardığına inanılır, çünkü Olimpiyatlar’da temel şey kazanmak değil adil bir şekilde yarışmaktır. Olimpiyatlar insanlığın asil erdemlerini temsil eder. Olimpiyatlar’ın temel ilkeleri ve ayrıca Olimpiyat Hareketi’nin yönetim ilkeleri Olimpiyat Sözleşmesi’nde belirlenmiştir. Olimpiyat Oyunları ülke, bölge, ırk, din, cinsiyet ve ideoloji temelinde her türlü ayrımcılığa karşıdır. Olimpiyatlar, başarıdan ziyade katılım, sıkı çalışma ve fedakârlıkla ilgilidir. Olimpiyat Oyunları aynı zamanda paylaşımcı mizaç ve açık fikirli olmakla ilgilidir. 

Tokyo Yaz Oyunları’nın salgın tünelinin sonunda ışığın görünmesini kanıtlayacağını umuyoruz. Tokyo’daki Çin delegasyonu, Çin’in yurt dışındaki bir spor etkinliğine gönderdiği en büyük delegasyondur. Çin ayrıca, gelecek yıl şubat ayında Beijing’de yapılacak Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapacak. 

Modern Olimpiyat düşüncesinin kurucusu olarak kabul edilen Baron Pierre de Coubertin, “Herkes için sporun her türlüsü; bu hiç şüphesiz çılgın bir hayal olarak eleştirilecek bir formül.” dedi. Coubertin, sporu dünyanın her köşesine yaymayı taahhüt etti, böylece insanlar sıkı çalışmanın değerini ve fedakârlık ruhuna saygı duymayı öğrenecekti. Yıllar geçtikçe, Olimpiyat Hareketi, dayanışma ve karşılıklı anlayış ruhunu -insanlık için ortak geleceğe sahip bir toplum oluşturma ruhunu- yayarken güç kazandı.