Spor yorumcusu Behçet Üstün, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Üstün, spor gündemindeki son gelişmeleri değerlendirdi.

Olimpiyat oyunlarının bu sene tatsız başladığını belirten Behçet Üstün, “Bunun nedeni de dünyayı saran pandemiden bir türlü kurtulamamış olmamız. Tokyo’da kısa süre önce olağanüstü hâl ilan edilmişti hatırlayacağınız üzere ve oyunların seyircisiz olacağı açıklanmıştı. Dünyanın elit sporcuları alkışlar olmaksızın yeteneklerini sergiliyorlar, bizler de televizyonlardan izleyebiliyoruz ancak. Elbette yayıncı kuruluş rejisi neyi izlememizi uygun görüyorsa onu izliyoruz.

Keşke birkaç kuruluş birleşerek yayınları paylaşabilse, dileyen dilediği sporcuları seyredebilse. Ne yazık ki, mümkün değil. Hele ki pandemi koşulları göz önüne alınınca.

Olimpiyatlara akredite olmuş kişilerden yeni tip koronavirüse yakalananların sayısının 155’e yükseldiği açıklandı. Bu kişiler arasında sporcular da var, idareciler de, görevliler de. Gerçekten zor bir durum. Yani yayıncılık anlamında da problemler olduğunu kabul ediyoruz.

Tokyo 2020’ye 11 bin 091 sporcu katılıyor ve idareci, hakem, medya mensubu vb. derken toplam katılımcı sayısı 79 bini buluyor. 41 farklı disiplinde 339 madalya dağıtılacak. Katılımcı ülke sayısı Birleşmiş Milletler’e (BM) üye devlet sayısından (193) fazla. 206 ülke katılıyor. Bunun nedeni Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin 1996’dan beri ‘uluslararası toplum tarafından tanınan bağımsız bir devleti’ temsil eden komiteleri kabul ediyor olması. Bağımsızlığını ilan eden bazı ülkeler BM tarafından tanınmasa da birçok ülke tarafından resmi olarak tanınıyor. Bu yüzden bugün dünyada toplam 206 ulusal olimpiyat komitesi bulunuyor.” dedi

OLİMPİYAT HİKÂYELERİ

Olimpiyatlarda mücadele eden sporcuların ilgin hikayelerinden de bahseden Üstün, “Olimpiyatlar hikâyeleriyle ve kahramanlarıyla güzelleşiyor. Oksana Chusovitina bun kahramanlardan biri. İlk olimpiyat deneyimini 1992’de Barcelona’da, sonuncusunu ise Tokyo 2020’de yaşayan Chusovitina, elemeleri geçemese de olimpik ruha damgasını vurdu. Kariyeri boyunca Sovyetler Birliği, Özbekistan ve Almanya adına toplam 8 kez olimpiyatlara katılan Chusovitina, bunu başaran tarihteki tek kadın cimnastikçi oldu. Gerçekten de çok saygı duyulması gereken bir sporcu kariyeri. Ayakta alkışlanmayı hak ediyor.

Eskrimde bir peri masalı gerçekleşti. Fransız Romain Cannone takımda değilken bir başka sporcuda doping çıkması üzerine kafileye dahil oluyor. Bu ‘yedek’ sporcu epede altın madalyaya kadar uzanmayı başardı.

Hidilyn Diaz Filipinler tarihinin ilk olimpiyat altın madalyasını kazandı. (Kadınlar 55 kg halter)

Okçulukta ilk altın madalyasını ev sahibi olduğu Seul 1988’de elde eden Güney Kore, sonraki 7 oyunlarda da altın madalyayı kaptırmadı. Güney Kore, Tokyo 2020’de de altın madalya kazanarak 33 yıllık bu geleneği sürdürdü. Bu da büyük bir başarı.” diye konuştu.

OLİMPİYATTA TÜRKİYE

Spor yorumcusu Behçet Üstün, Tokyo 2020’de mücadele eden Türk sporcular hakkında bilgiler verdi ve şunları söyledi:

“Türkiye’yi 50’si kadın, 58’i erkek toplam 108 sporcu 18 branşta temsil ediyor.

İlk madalyalarımızı tekvandoda Hakan Reçber ve Hatice Kübra İlgün ile kazandık. İki bronz madalyayla oyunlara devam ediyoruz.

  • Artistik jimnastikte İbrahim Çolak halka, Ferhat Arıcan paralel bar, Ahmet Önder atlama masası ve genel tasnif ve Adem Asil halka, atlama masası ve genel tasnif kategorilerinde finale çıkmayı başardı.
  • Havalı tüfekte Ömer Akgün, 10 metre havalı tüfek finalinde 207,3 puanla olimpiyat dördüncüsü oldu.
  • Okçulukta Mete Gazoz ve Yasemin Ecem Anagöz, okçuluk karışık takım kategorisi bronz madalya mücadelesinde Meksika’ya mağlup olarak dördüncü oldu ve bu branşta bugüne kadarki en iyi derecemizi elde etti. Buna rağmen Yasemin Ecem Anagöz’ün yaptığı açıklama oldukça üzücüydü: ‘Çok üzgünüm. Buraya kadar bizi destekleyen, bize dualarını gönderen herkese çok teşekkür ediyorum. Çok desteklendiğimizi biliyoruz. Keşke bu hayal kırıklığını ne kendime ne de bizi destekleyenlere yaşatmamış olsaydım’.

Oysa mutlu olması gereken bir sporcuydu. Bu gençlerin üzerinde kurduğumuz baskının bu noktalara gelmesi ise hepimizin spora bakışını değiştirmesi gerektiğini gösteren bir durum.

  • Yüzmede Emre Sakçı ve Berkay Öğretir seçmeleri geçemeyerek şaşırttılar. Ancak ilerisi için umutlarımızı koruyoruz her iki sporcu için de.

Merve Tuncel 1500 serbestte 11. oldu. Henüz 16 yaşında bir sporcumuz. Avrupa Gençler Şampiyonası’ndaki derecesini yapabilse finallere uzanacaktı. Bizi daha uzun yıllar uluslararası arenada başarıyla temsil edecek bir genç sporcumuz olduğunu biliyoruz artık.”

“TÜRKİYE’NİN EN İSTİKRALI VE BAŞARILI TAKIM SPORU KADIN VOLEYBOL”

Filenin Sultanları’nın yeni başarılarına da değinen Üstün, “Türkiye’nin en istikralı ve başarılı takım sporu kadın voleybol. A Millî Kadın Voleybol Takımımız B Grubu’ndaki ilk maçında son olimpiyat şampiyonu Çin’i 3-0 mağlup etti. Oyunun tamamında üstün bir görüntü sergileyen kızlarımız madalya umutlarımızı daha da artırdı. Bugün 10.25’te İtalya ile ikinci maçımızı oynayacağız. Altılı grupta ilk dörde girmemiz halinde çeyrek finale yükseleceğiz.

Olimpiyatlara ikinci katılışımız. 2012 Londra’da Yaz Oyunları’nı gören takımdan bugüne sadece kaptan Eda ile Naz kalmış durumda.

Bugünkü takımın nüveleri de 2017’de dünya şampiyonu olan U23 takımımız. Zehra Güneş (22), Hande Baladın (23), Ebrar Karakurt (21), Cansu Özbay (24) o takımdan buralara geldiler. Alt yapıdan halen oyuncular gelemeye devam ediyor. İşte o yüzden istikrarlı ve başarılı görüyoruz bu branşı.

Çin maçı sonrasında kaptanımız Eda Erdem’in açıklamaları da çok olgun bir sporcu tavrıydı. Rakibe saygı gösteren, hamasetten uzak ve ayakları yere basan ifadeler kullanan kaptanın takım arkadaşlarına söyledikleriyle noktalayalım:

‘Kızlara gelirken şunu söyledim; oraya gittiğinizde nasıl bir ortamda olduğunuzu anlayacaksınız. Burası elit bir ortam. Çünkü en iyi takımlar, en iyi sporcular burada.’” ifadelerini kullandı.