CGTN

O zaman Başkan Yardımcısı olan Joe Biden 2017’de “eğer gelecekteki bütçelerimiz yaptığımız tercihleri değiştirir ve nükleer yığınağa daha fazla para akıtırsa, bu Soğuk Savaş’ı hatırlatacak ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile müttefiklerimizin gündelik güvenliğini artırmak için hiçbir şey yapmayacaktır.” demişti. Bu yüzden başkan olarak, kurnazca “daha fazla paranın” akıtılmasını ve bunu gizlemeyi sağladı.

2022 Mali Yılı Savunma Bütçesinde nükleer silahlar için 43,2 milyar dolar ayrılması istendi, bu 2021’dekinden 1 milyar dolar daha fazla. Ancak POLITICO’nun 2 Haziran tarihli analizine göre, eğer ayrıntılar dikkate alınırsa, manzara çok farklı. Pentagon düşük verimli W72-2 nükleer başlıkları elinde tutmak istiyor -bu, “göreli olarak kurtulması daha kolay olduğu için özellikle endişe uyandırıcı” olarak tanımlanan bir şey- ve nükleer başlık taşıyacak yeni denizden fırlatılacak füzeler için 5,2 milyar dolar ayrılmasını istedi. Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi bütçesinde ise nükleer başlıklar için 10 milyon dolar istendi. Rapora göre, Uzun Menzilli Emniyetli Füze programı için, Donald Trump yönetiminin 2022 bütçesi için tahmin ettiğinden 250 milyon dolar daha fazla istenerek, 609 milyon dolar ayrılması istendi. Önde gelen silahsızlanma grubu Ploughshares Vakfı’nın siyaset direktörü Tom Collina “Şimdi Biden, Trump’ın bütün nükleer başlıklarını tümüyle finanse etmek istiyor, hangisi gerçek Biden?” diye sordu.

Tesadüfen ya da değil, Daily Express de 2 Haziran’da bir makale yayınladı. Bu makalede yakın zamanda ortaya çıkan 1966 tarihli bir araştırmanın, zamanın ABD hükümetinin üst düzey yetkililerinin, Taiwan’a karşı güç kullanması durumunda kıta Çin’ine “nükleer bomba atma planları hazırladığını” gösterdiği belirtiliyordu.

ÇİN BİR NÜKLEER SİLAHLANMA YARIŞINA GİRMEYECEĞİNİ AÇIKLADI

Buradaki bağlantıyı görmek zor değil. ABD son zamanlarda Taiwan Boğazı’ndaki donanma varlığını artırdı. Dışişleri Bakanı Antony Blinken Çin’in NATO güvenliğini tehdit ettiğini ileri sürdü ve mart ayında Çin’e karşı çıkmak için Asya’daki rakiplerini ortak bir yaklaşım belirlemeye çağırdı. Çin’in Amerika’nın asıl jeopolitik ve askeri rakibi olduğu şeklinde hızla yerleşen görüş oldukça taraflı Washington’da partiler arasında iş birliği yaratan tek boynuzlu at gibi hayali bir şey haline geldi. Cumhuriyetçilerin Çin’e karşı samimi olmakla suçlanan ve az bir farkla kontrol edilen Demokratların egemenliğindeki bir Kongre ile çalışan Biden, ister kişisel inanç ister siyasi yarar ya da her ikisi tarafından çabalarını artırmaya teşvik edilmekten çok uzak.

Hükümet nükleer üstünlüğü kazanmak için çabalarını artırırken, hükümet aynı zamanda sürekli olarak Çin’in kapasitesi zayıflatmaya çalışıyor POLITICO raporunun yayınlanmasıyla aynı günde, Cumhuriyetçi Senatör Steve Daines, ABD üzerine getirilecek her türlü balistik füze kısıtlamasının aynı zamanda Rusya ve Çin’e de uygulanmasını ve “Senato’nun onayına bağlı olmasını” isteyen, bağlayıcı olmayan bir karar önerisini açıkladı.

Savaş başlığı sayısı ABD ile Rusya’nınkilerden çok az olan ve dünyanın üçüncü büyük nükleer gücü olarak tanımlanan Çin, uzun zamandır bu silahların kontrolü anlayışını reddediyor. Çin’in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilci Yardımcısı Geng Shuang, 2020’de Çin’in her zaman nükleer kapasitelerini “ulusal güvenliğini için gereken minimum düzeyde tuttuğunu” ve bir nükleer silahlanma yarışına girmeyeceğini söyledi.

Bir ülkenin kendi kapasitesini artırırken diğerlerini kendisininkine benzeyen kapasitelere sahip olmasını engellemeye çalışması, ürkütücü bir şekilde aklında silahlı çatışma olan bir kişinin hareketine benziyor. Ülkeler arasındaki ilişkilerin artan şekilde farklılıklar ve anlaşmazlıklarla gerginleştiği bir ülkede, nükleer avantaj sağlamak için saldırgan olmak, Amerika’nın niyetlerine ya da uluslararası istikrara güven aşılamıyor.