Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu hafta gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından illerde mevcut risk uygulamasının bir süre daha devam edeceğini bildirdi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Şener, Türkiye’deki vaka artışlarını ve kabine toplantısında alınan kararları değerlendirdi.

Vakalardaki artış sonrası kabine toplantısından yeniden düzenleme çıkmasını beklediğini aktaran Prof. Dr. Alper Şener, bazı illerde vaka oranının yüz binde yüzün üstüne yükseldiğini belirtti.

TÜRKİYE’DE İNGİLTERE MUTANTININ BASKIN TÜR HALİNE GELDİĞİNİ İDDİA EDEBİLİRİZ”

Türkiye’nin bir kısmında da vaka sayılarında dengelenme yaşandığını söyleyen Şener, “Renk kodu olarak bir kısmı kırmızıya çıkarken bir kısmı da statik kaldı. En azından iki hafta daha bunu izleme kararı aldılar. İki haftalık süreçte vakalarda yükselme devam ederse Avrupa’da olduğu gibi Türkiye de ek önlemler alır, diye düşünüyorum.” dedi.

Karadeniz ve Marmara Bölgesi’nde vakaların artmasında mutasyona uğrayan virüsün katkısının yüksek olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Alper Şener, “Aldığımız örneklerin ciddi bir kısmında özellikle İngiltere mutantı daha belirgin çıkıyor. Gönderilen örneklerde İngiltere mutantının dominant olması nedeniyle, Türkiye’de İngiltere mutantının baskın tür haline geldiğini iddia edebiliriz. Toplam rakam Sağlık Bakanlığının elinde olduğu için reel olarak gerçekten İngiltere mutantı mı Türkiye’de baskın yoksa standart koronavirüs mü bunu bilmiyoruz. Yaygın kanı İngiltere mutantının daha hızlı bulaştığı ve vakalarda daha hızlı sıçramalar yapabileceği. Genelde İngiltere’de başlayan ve Avrupa’da devam eden üçüncü dalganın başlaması aslında en önemli sebeplerinden biri, İngiltere varyantına bağlanıyor. Nature’da çıkan bir makalede, ‘İngiltere mutantı, sanılanın tersine daha bulaşıcı değil ama daha öldürücü.’ rakamlar bunu gösteriyor. İngiltere’de 2,5 milyonluk bir hasta serisinde bakmışlar. Bu makale, diğer makalelerin tam tersine bulaştırıcılıktansa, ölüm oranlarının daha yüksek olduğu, özellikle 51-60 yaş arasında erkek popülasyonunda ölüm oranının daha yüksek olduğu gözleniyor. Reel olarak İngiltere mutantı tüm Avrupa’yı sardığı gibi Türkiye’yi de sarmaya başladıysa önümüzdeki 15 günde rakamlar düşme değil, tekrar tırmanma trendine devam edecektir.” diye konuştu.

“ÇİFT MASKE YÜZDE 92 KORUMA SAĞLIYOR”

Mutasyona karşı çift maske kullanılması uyarılarını da değerlendiren Prof. Dr. Alper Şener, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yapılan bir çalışmada, tek maskenin yüzde 60 ile 80 arasında koruduğu ancak çift maskenin yüzde 92 oranında koruma sağladığının ortaya çıkarıldığını bildirdi.

Çift maske kullanımının N95 maskeleriyle eş değer koruma sağladığını ifade eden Şener, “Özellikle kapalı alanlar ve mesafenin korunamadığı toplu taşıma araçlarında çift maskenin takılması gerçekten önemli çünkü şöyle bir iddia da var; bazı uzmanlar, virüsün kışın ve yazın yayılım dinamiklerinin birbirinden farklı olduğunu düşünüyor. Yani yazın insan vücuduyla dış ortam arasındaki ısı farkından dolayı damlacıkla bulaşırken, kışın bu fark tam terse döndüğü için aerosol yoluyla bulaşabilir.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’DE YOĞUN BAKIM DOLULUK ORANINDA ARTIŞ YOK”

Artan vakalar neticesinde Türkiye’deki yoğun bakım doluluk oranında bir artış yaşanmadığını hatırlatan Prof. Dr. Şener, hastaneye başvuruda artış görüldüğünü ancak bunun yatış sayılarına yansımadığını kaydetti.

İlerleyen zamanda bunun değişebileceği uyarısında bulunan Şener, “İngiltere deneyimi bunun tam tersinde. İngiltere’nin deneyimi şuydu mutant virüste; hızlı yayılıyor, hastaneye yatış oranı yüksek yoğun bakıma yatış oranı yüksek.” dedi.

TÜRKİYE 2 AYDA PANDEMİYİ KONTROL ALTINA ALABİLİR

Aşılama takvimiyle ilgili görüşlerini de aktaran Prof. Dr. Alper Şener, gelmesi beklenen 100 milyon doz aşıdan sonra pandeminin Türkiye’deki seyrinin değişebileceğini bildirdi.

Türkiye’de aşılamanın başladığı süreçten bugüne günlük aşılamanın 150 bin civarında olduğunu vurgulayan Şener, “Türkiye’nin günlük aşılama kapasitesi bunun 10 katı. 1 milyon aşı yapacak teknik altyapı var. Bu aşı geldiği anda yani yaklaşık 50 milyon doz aşı geldiğinde 50 gün içinde ciddi bir gruba birinci doz aşıyı yapabiliriz. Bu birinci doz aşı yapıldıktan sonraki antikor korumasının yüzde 50’lere çıktığını biliyoruz, ikinci dozdan sonra bu yüzde 80’lere çıkıyor. Eğer bunu sağlayacak olursak Türkiye’de pandemiyi yaklaşık 2 ayda kontrol altına alabiliriz sonucu çıkıyor. İngiltere öncelikle aşı dozlarının arasını açarak, 6-12 haftaya çıkararak, önce bir dozu tüm popülasyona yapıp daha sonraki dozu yayarak diğer gruba yapmaya başladı. Türkiye de gelen aşıları olabildiğince çok kişiye yapıp ikinci doz için de tedarik zincirini çalıştırıp pandemiyi çok erken dönemde kontrol altına alabilir. Çünkü kapamaların tek başına yeterli olmadığını gördük. Aşıyı yaygın olarak yapan ülkelerde örneğin, ABD’de olgu sayıları ciddi oranda azalmaya başladı. Aşıya erişimi olan ülkeler artık normalleşme takvimi ilan etti. İngiltere 21 Haziran’da bütün yasakları kaldıracaklarını ilan etti. Bunu nasıl ilan ediyorlar? O tarihe kadar toplumun yüzde 80’inden fazla bir nüfusu aşılayacaklarını planladıkları için. Dolayısıyla aşı bizim için çok kritik bir önemde, normalleşmek istiyorsak bir an önce aşıya ulaşarak yaygın bir şekilde toplumu aşılamak lazım.” ifadelerini kullandı.