CGTN / Keith Lamb

Newslines Strateji ve Siyaset Enstitüsü (NISP) tarafından yayınlanan son akademik izlenimini veren “Uygur Soykırımı” başlıklı rapor çok havalı görünüyor ve Guardian gazetesine ve CNN’ye göre bu “Xinjiang soykırım iddialarına ilişkin ilk bağımsız rapor”.

Ancak bu kurum kesinlikle bağımsız değildir. NISP, şüpheli bir paravan üniversite tarafından finanse ediliyor, Çin’i ve diğer tüm sosyalist devletleri yok etmeye yemin eden bir örgüt olan Washington tarafından finanse edilen Komünizmin Kurbanları Anma Vakfı tarafından desteklenen Adrien Zenz’in sahtekârlık çalışmalarına atıfta bulunuyor.

Bu ön yargıya rağmen, raporda yeni bir şey var mı? Forbes bunun hakkında yazarken “uluslararası toplum Xinjiang’da harekete geçmeden önce ne kadar daha fazla kanıta ihtiyaç olduğunu” soruyor. Mevcut “soykırım” “kanıtı” dayanıksız, belki bu rapor yeni bir şeyler katıyor? Forbes’ın raporun insan hakları alanında 50’den fazla küresel uzman tarafından birlikte yazıldığını ve The Telegraph’ın 25 bin sayfa olduğunu söylediğini düşünürsek, evet bekliyorum.

Fakat, propaganda detektörümü harekete geçiren, bu “25 bin sayfalık raporun” sadece 55 sayfa olmasıydı. O halde bu abartı, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi hakkında haber yaparken Batı basınının en iyi yaptığı şey gibi görünüyor. Bol alıntılar nedeniyle, her sayfa tipik olarak 200 ila 400 kelime içerir. Bu, tüm yazarların (aslında 32’sinin) her birinin birkaç paragraf yazdığı anlamına gelir.

Bu uzmanların rapora orijinal bir şey ekleyip eklemediğini veya bunun sadece NISP’ye sponsor olan Fairfax Üniversitesinden alınan sahte diplomayla bir CV’yi şişirmenin bir yolu olup olmadığını merak ediyorum. Gerçek şu ki, bu rapora eklenen yeni bir şey yok. Mihrigul Tursun’un duygusal ifadesinde olduğu gibi, güvenilmez olduğu ortaya çıkan Zenz’in meslektaşları tarafından değerlendirilmemiş çalışmalarının, gazete haberlerinin ve kurban ifadelerinin büyük ölçüde yeniden tekrarlanmasıdır.

ABD İLE MÜTTEFİKLERİ KUŞAK VE YOL İNİSİYATİFİ’Nİ BOZMAYA ÇALIŞIYOR

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uygur İnsan Hakları Projesi’ne (UHRP) atıfta bulunulmaktadır. Her ikisi de, CIA’dan rejim değişikliği projeleri için finansmanı devralan Ulusal Demokrasi Vakfı (NED) tarafından finanse ediliyor. Dolayısıyla bu kaynaklar da aldatıcıdır.

Zenz’in çalışmalarını ilk popülerleştiren ve CIA’nın eski yöneticisi olarak Pakistan’daki drone saldırılarını denetleyen, Edward Snowden’ın gün ışığına çıkardığı garantisiz gözetim tartışması sırasında NSA’ya komuta eden ve Uygur mahkumlarının barındığı Guantanamo Körfezi’nde suyla işkence yöntemini kullanmanın bir savunucusu olan Michael Hayden gibi Çin karşıtı yönetim kurulu üyelerini içeren Jamestown Vakfı gibi tipik Çin karşıtı Washington düşünce kuruluşları referans gösteriliyor. Burada çıkar çatışması çok açık görülüyor.

Diğer bir korkunç bahis, askeri-sanayi kompleksi tarafından finanse edilen ve tesadüfen Çin’e karşı daha fazla silah satarak Çin karşıtı histeriden kazanç sağlayan Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü’dür (ASPI).

O halde bu “bağımsız” ve “orijinal” raporda ne kaldı? Geri kalanı, Washington tarafından finanse edilen ve 23 kez alıntı yapılan bir propaganda kolu olan Radio Free Asia’dan (RFA) gelen, akademik olmayan Batı haberlerinden oluşuyor. Diğer önemli medya kaynakları, The New York Times, The BBC, The Guardian, The Financial Times ve CNN’den geliyor.

Elbette ki çelişki, bu haberlerin yukarıda bahsedilen sahte delillerden oluşmasıdır; gazetecilik kaynakları genellikle belirsizdir. Örneğin, NISP raporunda, kadroların kendilerinin Uygur kadınları zorladıkları iddiasına yapılan atıf, bu iddianın nereden olduğuna dair çok az ayrıntı veren RFA’dan geliyor.

Bu, şok edici iddialarda bulunmak için Batı medyası haberlerini kullanmak istisnai bir örnek değil. Bunu, Batı medyasının savaşı ve egemen müdahaleyi haklı çıkarmak için acımasız propagandayı yayma emsali olduğu gerçeği bağlamında ele alırsanız, o zaman akademik araştırma gibi farklı gösterilen kitle iletişim raporlarını kullanmakta daha da büyük bir ikiyüzlülük ve adaletsizlik vardır ki, bu aslında iddialı bir vahşet propagandasıdır.

Bu raporun temelleri açıkça sallantıda ve bunun nedenleri Çin’e ve küresel güneyin geri kalanına da saldırmak. Forbes’ın “uluslararası toplum Xinjiang’da harekete geçmeden önce ne kadar daha fazla kanıta ihtiyaç duyulduğu” çağrısı Orwellcidir. “Uluslararası toplum” aslında, “harekete geçme” çağrısı “saldırgan davranma” çağrısıyken, Xinjiang’dan geçen ve küresel güney tarafından desteklenen Kuşak Yol İnisiyatifi’ni bozmaya çalışan ABD ve müttefikleridir.