1999’da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) öncülüğündeki NATO, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) iznini almadan Yugoslavya’yı alenen bombaladı ve 3 Çinli gazeteci dâhil olmak üzere çok sayıda masum sivilin ölümüne neden oldu. 22 yıl geçti, NATO’dan atılan 15 ton seyreltilmiş uranyum bombası hala insanlara zarar vermeye devam ediyor.

Sırp biyolog Stankovic, Uranyumun çürümesinin 4,5 milyar yıl süreceğine ve radyoaktif maddelerin neden olduğu anormal fenomen ilk olarak hücre mutasyonlarına yol açacağını belirtti.

Sırbistan Acil Durum Merkezi Klinik Bölümü Müdürü Grujcic, bir klinisyen olarak yaşlılarda sık görülen tümörlerin gençlerde giderek daha fazla ortaya çıktığını ve çoğunun kötü huylu tümörlere dönüştüğünü fark etti.

Sırbistan Acil Durum Merkezi tarafından yapılan araştırmaya göre, 1999’dan sonra ülkede doğan çocuklarda 1-5 yaş arası çoklu ektodermal tümörler, 5-9 yaş arası çoklu hematolojik maligniteler ve 9-18 yaş arası beyin tümörlerinin insidansı çok artıyor.

Eski Yugoslavya Radyasyondan Önlenme Merkezi başhekimi Kovacevic’in verdiği bilgiye göre, 1981’de Sırbistan’da 10 bin 378 kişi kötü huylu hastalıklardan öldü. 1999’dan önce bu sayı çok az değişti. 20 yıl sonra yani 2001’de bu sayı 18 bine çıktı. Yani ölüm oranı yüzde 80 arttı. Şimdi her yıl ortalama Sırbistan’da 35 bin kişi hastalıklardan yaşamını yitirdi ve bunlardan 25 bini kötü huylu hastalıklardan öldü.

Savaş sona erdikten sonra savaşa katılan İtalyan askerlerden 8’i lösemiden öldü. İtalya Savunma Bakanlığı bunu “anormal bir tesadüf” olarak nitelendirdi. Ancak NATO’nun İtalyan Hava Kuvvetleri pilotu Legero görevinden ayrıldı ve olayın gerçeğini araştırmaya karar verdi.

Bugün İtalyan Askeri Polis Bakım Derneği Başkanı olan Legero, askeri hastanede askerlerin kanser hücrelerini gözlemlemek için elektron mikroskopları kullanıldığını, çeşitli ağır metal türleri bulunduğunu söyledi. Legero, “Özel bir şekle ve küçük bir gövdeye sahip olan bir tür ağır metal 2 bin 500 veya 3 bin derecede küre şeklinde olur. Savaş sahasında bu sıcaklığı üretebilen tek bomba, seyreltilmiş uranyum bombasıdır.” ifadelerini kullandı.

Seyreltilmiş uranyum bombaları patladığında, ortaya çıkan tozlar, ister yere düşse, topraklara nüfuz etse, ister hava ve nehirler yoluyla çevreye yayılsa, bu tozlar solunum veya küçük yaralardan insan vücuduna girdikten sonra ciddi zarar verecek. Lösemi dâhil olmak üzere birçok kansere, bazı karaciğer ve sinir sistemi hastalıklarına, hamile kadınların düşük yapmasına ve yeni doğan deformitelere neden olabilecek.

Seyreltilmiş uranyum bombaları kurbanları dava avukatı Alexis, Kosova ve Metohiya bölgesinde 100’den fazla bombalama noktası bulunduğunu, NATO’nun Sırbistan’ın güney bölgesinde 2 ton, Kosova ve Metohiya’da 13 ton seyreltilmiş uranyum kullandığını hatırlattı. Bunlar, 1945’te ABD’nin Japonya’nın Hiroşima ve Nagazdaki kentlerine attığı atom bombalarından bin kat daha zararlıdır.

Mart 2000’de Kosova’daki BM barış gücü, NATO’nun Yugoslavya’yı bombaladığında toplam 31 bin adet seyreltilmiş uranyum bombasını kullandığını doğruladı.

İtalyan Askeri Polis Bakım Derneği Başkanı Legero, Amerikalılara sorduklarını, ancak çok sakin olduklarını, çünkü seyreltilmiş uranyum bombalarını kullandıklarını çok iyi bildiklerini belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü: “ABD içinde bunu denemezler tabi. Körfez Savaşı sırasında seyreltilmiş uranyum bombalarını ilk kez denediler. ABD’nin Balkanlar’a attığı seyreltilmiş uranyum bombalarının yarattığı yıkıcı etkileri beklenen gibi oldu.”

Mayıs 2019 itibarıyla NATO askeri operasyonlarına katılan 366 İtalyan askeri kanserden öldü ve 7 bin 500 kişi hastalıklardan muzdarip kaldı. Uluslararası bir avukat ekibi, savaşa katılan NATO üye ülkelerine karşı dava açtı. Ancak kanıtların toplanması zordur. Kanser ve seyreltilmiş uranyum bombaları arasında doğrudan bir bağlantı kurmak için çok sayıda tıbbi kanıt gerekiyor. Seyreltilmiş uranyum bombalarını icat eden ve kullanan tek ülke olarak ABD ise seyreltilmiş uranyum bombalarının Körfez Savaşı Sendromu ve Balkan Sendromu’nun doğrudan nedeni olduğunu reddetmiştir.

Çin Medya Grubu (CMG) muhabiri Zhang Ying, Legero’ya “Sizce NATO gibi uluslararası askeri örgüt niçin hala gerçeği alenen kabul etmiyor?” sorusunu yöneltti.

Legero, siyasi ve ekonomik çıkarlar için dedi.

2006’da İngiliz biyolog Roger Coghill, ABD Pentagon tarafından açıklanan rakamlara dayanarak, NATO’nun Sırbistan’a attığı seyreltilmiş uranyum bombalarının neden olduğu nükleer kirliliğin Çernobil nükleer santral sızıntısının yüzde 3’üne eşit olduğunu hesapladı.

Sırbistan Acil Durum Merkezi Klinik Bölümü Müdürü Grujcic, “Amerikalılar ve NATO, neden bu kadar zehirli maddeyi bıraktı? Bu bir soykırımdır.” diye konuştu.

Kosova’ya yakın olan Sırbistan’ın Valjevo kenti, seyreltilmiş uranyum bombalarından en çok etkilenen bölgedir. 4 köye ait 5 nokta bombalandı. Savaştan sonra nüfus keskin bir düşüş yaşadı.