NATO’nun 2030 vizyonu çerçevesinde kurgulanan liderler zirvesi sona erdi. Sonuç bildirgesi, Rusya ve Çin’e karşı NATO’yu yeniden organize etme teması üzerine şekillendi. “Müttefiklere” verilmesi planlanan görevler bu stratejiye yaslanıyor. Türkiye açısından öne çıkan yeni gündemin Afganistan olduğu zirveyi değerlendiren deneyimli diplomat Onur Öymen “uygulamaya bakma” tavsiyesi veriyor.

Sonuçları bakımından uzun süre tartışılacak “NATO Liderler Zirvesi” sona erdi. Türkiye’nin S-400, Ermeni meselesi, Doğu Akdeniz ve Ege sorunları ile YPG terörü gibi temel politika önceliklerine yönelik yeni bir sonuç ortaya çıkmadı. Zor konuların klasik deyimle “paranteze alınıp” iş birliği vurgularının öne çıkarıldığı kısımlar kamuoyuna sunuldu. Dünya siyasetine ilişkin ise NATO’nun Rusya ile Çin’e yönelik yeni tehdit ve meydan okuma algısı inşa ettiği bir kez daha teyit edildi. Toplantıyı Kamil Erdoğdu ve Mehmet Kıvanç’ın hazırladığı Dünya Postası programında değerlendiren Emekli Büyükelçi Onur Öymen, Rusya ve Çin’e yönelik kullanılan ifadelerdeki farka dikkat çekti:

“Rusya’ya yapılan vurgu ile Çin’e yapılan vurgu farklı. Rusya tehdit unsuru gibi gösteriliyor. Çin’den bahsederken ‘tehdit’ sözü yok. Daha ziyade ‘challange’ ifadesi kullanılıyor. Yani daha çok bir rakip gibi gösteriliyor.”

Öymen’e göre NATO’nun inşa etmeye çalıştığı yeni güvenlik ve tehdit algılarına yönelik atılacak adımlarla ilgili “kararların nasıl uygulanacağına bakmak” gerekiyor. Öymen; “Bu uygulamada Çin’in yeri ne olacak? Bunu göreceğiz zaman içinde.” dedikten sonra Rusya NATO gerginliği hakkında şu yorumu yaptı:  

 “Yeni bir Soğuk Savaş döneminden bahsedilebilir mi? Bence daha çok diyalog kanallarının kapatılmadan güvenlik tedbirlerinin alındığı ‘soğuk barış’ döneminden bahsedilebilir Rusya ile ilişkiler açısından.”

AFGANİSTAN’DA NEDEN SADECE TÜRKİYE?

Nisan ayı sonunda İstanbul’da yapılması planlanan Afgan barış görüşmeleri belirsiz bir tarihe ertelenmişken NATO Zirvesi öncesi Türkiye’nin Afganistan’da yeni bir rol alması tartışmaya açıldı. Doha’daki Taliban temsilcisi Türkiye’nin de yabancı güçlerle çekilmesi gerektiğini söyleyerek öneriye kapalı oldukları mesajı verse de NATO toplantısında Türkiye bakımından öne çıkan gündem Afganistan oldu.

ABD’nin Afganistan Uzlaşısından Sorumlu Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad geçen pazar günü Kazakistan’da “Güçlerimiz Afganistan’dan çıkıyor fakat ABD Afganistan’ı terk etmiyor. Güvenlik, ekonomi ve insani bakımdan Afganistan’a yardımlarımızı sürdüreceğiz.” dedi.

Reuters’a konuşan üç farklı Batılı diplomatik kaynak ise çekilme tamamlandıktan sonra Afgan güçlerini eğitmek için NATO’nun, Katar’da üs arayışında olduğunu ileri sürdü. Bu habere göre; Katar, Afgan yetkililer ve NATO Katar’da üs planı hakkındaki sorulara yanıt vermedi.

Afganistan’da Taliban güçleri hızla kontrol ettiği bölgeleri genişletirken ve Afgan güçlerinin eğitimi için ülke dışında bir yer arayışı devam ederken NATO, Batılı diplomatik misyonların ülkeye güvenli giriş çıkış yolu olan Kabil havalimanının işletilmesi ve korunması konusuna odaklandı.

NATO Zirvesi’nde Biden’la görüşme sonrası konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise “Afganistan’da biz Pakistan’ı da Macaristan’ı da yanımıza alma düşüncemizi kendilerine söyledik. Şu an itibarıyla bir mutabakat söz konusu. Bir sıkıntı söz konusu değil.” diyerek konuya yeni bir boyut getirdi.

Türkiye’nin Afganistan’da bugüne kadar askeri çarpışmalara katılmadığını hatırlatan deneyimli diplomat Öymen, Pakistan ve Macaristan adının plan dâhilinde zikredilmesini ise Ankara’nın “bütün sorumluluğu almak istememesi” olarak yorumladı. Öymen konuşmasının devamında şu soruları gündeme getirdi:

“ABD ve başka müttefikler çekilirken onların çekilmesini gerektiren koşullar Türkiye için geçerli değil mi? Niçin, Türkiye’de diğerleriyle birlikte birliklerini oradan çekmiyor da Türkiye’nin orada bir görev üstlenmesi isteniyor? Niçin yalnız Türkiye?”

Afganistan’la ilgili konuşulan misyona ilişkin “Bu görevin tanımı ne olacak? Onu da belirlemek lazım.” diyen Öymen, bazı ayrıntıların netleşmesi için bir süre beklemek gerektiğini söyledi.