Çin, Myanmar’daki siyasi kargaşadan uzak durmak için elinden geleni yaptı, ancak birileri Çin’i zorla sahneye sürüklüyor gibi görünüyor.

Geçtiğimiz pazar günkü vandalizm ve kundakçılık çılgınlığında Çin tarafından finanse edilen toplam 32 şirket zarar gördü. Myanmar’daki Çin Büyükelçiliğine göre 2 Çinli personel yaralandı. Toplam zarar yaklaşık 37 milyon dolar.

Kundakçıların kimlikleri henüz tespit edilmedi ve saldırının nedeni bilinmiyor, ancak ülkede Çin karşıtı duygular artıyor.

Myanmar ordusu üst düzey hükümet yetkililerini seçim sahtekarlığı iddiasıyla tutukladığından beri Çin, ordunun siyasi eylemlerini kınamadığı için Batılı eleştirilerle karşı karşıya kaldı. Bazıları Çin’i Myanmar ordusu üzerindeki sözde “etkisi” yoluyla Myanmar’a yardım etmemekle suçladı. Batılı ülkeler –sanki karşılaştıkları her darbeyi anında kınıyorlarmış gibi- yine kendi kavram ve değerleri üzerinden Myanmar’a dair bir propaganda kampanyası başlattılar ve diğer ülkeleri kendileri gibi pozisyon almaya zorladılar.

Londra merkezli Burma İnsan Hakları Ağı’nın kurucusu ve yönetici direktörü Kyaw Win, saldırıdan iki gün önce 12 Mart’ta “Eğer bir sivil ölürse, bir Çin fabrikası küle dönüşür” tweetini attı. Bu mesaj 2.600’den fazla retweetlendi. Ardından 15 Mart’ta Çin’e karşı “terörist ve faşist orduyu desteklemeyi bırak” diyen bir tweet ekledi. Tweet’inde kullandığı MilkTeaAlliance hashtag’i, daha fazla çalışıldığında, Myanmar ordusuna ve Çin’e karşı sert paylaşımlar içeren hesaplar tarafından kullanılıyor.

Hong Kong’daki protestolar sırasında Çin’i bir kaosa sürüklemek isteyen belli odaklar, bu kez şanslarını Myanmar üzerinden denemek istiyor olabilirler. Ancak Çin kendi özel idari bölgesi olan Hong Kong şehrinde çok kısa sürede huzur ve asayişi tesis ettiği gibi, aynı istikrar tablosunu komşusu Myanmar’da da görmek istemektedir.

2012’den itibaren Çin-Myanmar ilişkilerinin seyri Beijing’in bu arzusunu kanıtlıyor. Çin, Aung San Suu Kyi’yi iktidara getiren 2012 seçimlerinden önce ve sonra Myanmar ile sorunsuz bir ilişki yaşadı. İki ülke, 2011 yılında kapsamlı bir stratejik iş birliği ortaklığı kurdu. Yıllar içinde Çin, Myanmar’ın en büyük ticaret ortağı haline geldi.

Çin lideri Xi Jinping 2020’de ülkeyi ziyaret etti. Myanmar, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin 2021’de Aung San Suu Kyi iktidardayken ziyaret ettiği ilk komşu ülkeydi.

Nikkei’ye göre siyasi kargaşa başladığından beri Myanmar’ın fabrika faaliyeti tarihi bir düşüş yaşadı ve hisse senedi ticareti yüzde 60 düştü. Yükselen Çin karşıtı hava, iki ülke arasındaki ilişkileri gerebilir ve zaten kuşatılmış olan Myanmar ekonomisini daha büyük bir baskı altına sokabilir. İş, büyümek için güvenli bir ortam gerektirir. Myanmar’ın yabancı yatırımların ve personelin güvenliğini sağlayamayacağı kanıtlanırsa, sadece Çin yatırımını değil, tüm yurt dışı yatırımlarını kaçırır.

Çin, Myanmar’daki siyasi kargaşanın Myanmar halkı tarafından barışçıl diyalog yoluyla çözülmesi gerektiği konusunda defalarca ısrar etti. Bununla birlikte, hızla yükselen ve yabancı etkilerle beslendiği aşikar olan Çin karşıtlığı duygusu, Çin’in duruşunu bozmayacaktır.

(Orijinal makale CGTN’de First Voice köşesinde 16 Mart 2021’de yayınlanmıştır.)