CGTN / Jonathan Arnott

Avustralya Başbakanı Scott Morrison, Çin için bir “kırmızı çizgi” çizdi. Avustralya medyasında pazar günü geniş bir şekilde yer alan habere göre, Morrison, Çin’in Solomon Adaları’nda askeri üs inşa etmesinin hem Avustralya hem de Amerika Birleşik Devletleri (ABD) için bir “kırmızı çizgi” olacağını iddia etti. “Kapımızın önünde Çin askeri deniz üsleri olmayacak” dedi ve “ABD ile aynı kırmızı çizgiyi paylaşıyorum” diye ekledi.

Diğer ülkeleri kışkırtan Avustralya ve ABD, “kırmızı çizgi” için standart mı belirliyor? Doğuya doğru genişleme yoluyla onlarca yıldır Rusya’yı kışkırtan NATO, Rusya’nın kırmızı çizgisine saygı duyuyor mu? Ukrayna’yı desteklemek için savaş bölgesine sürekli öldürücü silahlar gönderen Avustralya, Rusya’nın kırmızı çizgisini hiç hesaba kattı mı?

ABD ve Avustralya kırmızı çizgilerini tartışmaya bu kadar hevesliyse, önce kendi eylemlerini gözden geçirmeliler. Yıllarca Washington ile Canberra; özellikle Taiwan’da, Güney Çin Denizi’nde ve Diaoyu Adaları’nda var olan anlaşmazlıkların üzerine giderek Hint-Pasifik bölgesinde sürekli olarak sorun çıkarmaktadır. ABD’nin Taiwan Adası’na silah satışları uzun süredir devam ediyor. Oldukça yakın bir zamanda Washington; adaya yalnızca üst düzey bir politikacı delegasyonu göndermekle kalmadı. Bildirildiğine göre, ABD Meclis Başkanı Nancy Pelosi’nin bile Taiwan Adası’nı ziyaret etmesi planlanmıştı. Avustralya Savunma Bakanı Peter Dutton ise Taiwan’ı savunmak için ABD’ye bağlılık sözü verdi.

AVUSTRALYA SAVUNMA BAKANI’NDAN ABD’YE BAĞLILIK SÖZÜ

Bunun dışında iki Batı ülkesi de Çin’i kontrol altına almak için Güneydoğu Asya’daki hak talebinde bulunan ülkeleri kendi taraflarına çekmeye çalıştılar. Ayrıca ABD Başkanı Joe Biden bir keresinde ABD-Japonya Güvenlik Anlaşması’nın 5. maddesinin Diaoyu Adaları’nın savunmasına uygulanacağını söylemişti.

Taiwan Adası, Güney Çin Denizi ve Diaoyu Adaları, Çin’in toprak egemenliğini ilgilendiriyor. Solomon Adaları Avustralya veya ABD topraklarının bir parçası mı? Hayır. Solomon Adaları egemen bir ülkedir. Çin Madencilik ve Teknoloji Üniversitesinde yardımcı araştırma görevlisi olan Xu Shanpin Global Times’a verdiği demeçte; Çin’in kırmızı çizgilerini kendi toprakları, egemenliği ve temel çıkarları temelinde çizdiğini, ancak Canberra ile ABD’nin kırmızı çizgilerini sınırlarından çok uzakta çizdiğini ve dolayısıyla diğer ülkelerin egemenliğine saygı göstermediklerini söyledi.

Çin; Solomon Adaları ile yapılan anlaşmanın askeri üs kurmakla ilgili olmadığını, iki egemen ve bağımsız ülke arasında normal bir iletişim ve iş birliği süreci içinde güvenlik sorunlarına odaklandıklarını defalarca açıklamış olmasına rağmen Morrison “Çin askeri deniz üslerini kapılarının eşiğine getirmeyeceğini” söyledi. İfadeleri aynı zamanda bir soruyu da tetikledi: Peki, ABD neden askeri üslerini dünya çapında başka birçok ülkenin kapısına getirip istediği yerde seyrüsefer serbestisi operasyonlarını gerçekleştirebiliyor?

ABD ve Avustralya’nın görüşü şu; kendileri kışkırtabilirler ancak buna karşı çıkanlara “saldırgan” denecek, herhangi bir ülkeyi kınayabilirler ancak buna karşılık veren ülke etiketlenecek, başkalarıyla her türlü askeri iş birliğine sahip olabilirler ancak Çin’in diğer ülkelerle yaptığı meşru güvenlik iş birlikleri bir “tehdit” sayılacak…

ABD’NİN OPERASYONLARI

Morrison “kırmızı çizgi” retoriği yaptığında, bağımsız bir ülke olan Solomon Adaları’nın diplomatik egemenliğine saygı göstermeyerek onların kırmızı çizgisini geçti. Avustralya hükümeti, Pasifik ada ülkeleri adına kararlar almaya o kadar alışmış ki, bu adaların doğal olarak Avustralya’nın “rehberliğini” izlemesi gerektiği inancıyla hareket ediyor. Liaocheng Üniversitesinde kıdemli araştırmacı olan Yang Honglian, Global Times’a böyle bir zihniyetin Avustralya neokolonyalizmi olarak görülebileceğine inandığını söyledi. Ancak Xu; hiçbir ülkenin sınırlarının ötesinde güvenlik kırmızı çizgileri çizmeye hakkı olmadığını, bunun bölgesel istikrarı ciddi şekilde bozacağını ve büyük güç etkileşimleri arasındaki belirsizlikleri artıracağını da ekledi. Ne yazık ki, ABD ve Avustralya’nın hareketleri, Pasifik bölgesini büyük ülkelerin savaş alanına dönüştürüyor.

Bazı gözlemciler, Morrison’ın sözlerinde bir ilginçlik fark ettiler. Çin’e karşı sert olmak isterken tutumunu desteklemek için kasten ABD’den bahsetti. Bu da Avustralya’nın gerçekte ne kadar cüretkâr olduğunu gösteriyor. Liaocheng Üniversitesi Pasifik Ada Ülkeleri Araştırma Merkezi’nde baş araştırma görevlisi olan Yu Lei ise yeterli güce sahip olmayan bir ülkenin başkaları için kırmızı çizgiler çizmeye yeterli güce de sahip olmadığını söyledi.