CGTN / Zhang Can

Çin ve dünya için bir kilometre taşı olarak düşünülen Çin Halk Cumhuriyeti Medeni Kanun’u, 1 Ocak 2021 tarihinde yürürlüğe girdi. Medeni Kanun’un temel amacı, insanların kapsamlı medeni haklarının korunmasına ve hak sahiplerinin hakları ihlal edildiğinde, etkili yasal yollara başvurulmasına olanak sağlamaktır.

Yenilikçiliği teşvik etmek için politika aracı olarak hizmet etmenin haricinde, fikri mülkiyet hakları (IP) uzun zamandır önemli bir özel hak kategorisi olarak düşünülmektedir. IP sistemi, bu yüzden medeni hukuk sisteminde derin kök salmıştır ve onunla yakından ilişkilidir.

Sosyal ve ekonomik gelişmeyle birlikte, insanlar IP haklarını koruma konusunda giderek artan biçimde daha dikkatli oldular ve bunları, yaşam, mülkiyet ve özgürlük gibi diğer geleneksel sivil haklar kadar eşit önemde görmeye başladılar. Yeni dönemde yürürlüğe giren Medeni Kanun, hem özel hem de kamusal kaygılar bakımından, bu eğilime uygun olarak karşılık vermelidir. IP konusunu, önceki medeni yasalara göre daha güçlü biçimde ele almasının sebebi budur.

Teknik sözleşmelerle ilgili olanlar dikkate alındığında, IP haklarıyla ilgili 52 madde vardır, bunların arasında Kanunun 123’üncü ve 1185’inci maddesi tamamen IP haklarıyla ilgili maddelerdir.  123’üncü madde, medeni hukuk ilişkilerine taraf olanların, yasaya uygun olarak IP haklarından yararlanmasını şart koşar ve bunları, eserler, buluşlar, ticari markalar, coğrafi işaretler ve ticari sırların da arasında bulunduğu farklı amaçlarla ilgili olarak açık seçik listeler. IP haklarının medeni hukuk statüsünü ilan ve teyit eder, Medeni Kanun’u, Telif Hakkı Kanunu, Patent Kanunu ve Ticari Marka Kanunu gibi belirli IP kanunlarıyla ilişkilendirir.

“İYİ NİYET İLKESİ” MEDENİ KANUN’UN ZORUNLU HÜKMÜ OLARAK KABUL EDİLİR

1185’inci madde, haksız fiilin, başka bir kişinin IP haklarına kasten sebep olduğu herhangi bir zararın ciddi sonuçları olması halinde, haksız fiilin kurbanının, buna uygun olarak cezai tazminat talep etme hakkına sahip olacağını belirtmektedir. Bu madde, IP haklarının korunmasının güçlendirilmesinde, cezai tazminatın işlevini vurgulamayı amaçlamaktadır. Mahkemenin, özel bir davada cezai tazminat uygulama niyetinde olması halinde, cezai tazminat konusunda belirli hükümler koyan IP yasalarını uygulaması gerektiği unutulmamalıdır. 

Medeni Kanun’daki 1185’inci madde, yargısal işlerlikten yoksun genel ve beyan eden nitelikteki bir maddedir. Belirli vakaların çözümünde yukarıda bahsedilen iki madde nadiren doğrudan kullanılmasına rağmen, IP haklarının Medeni Kanun ile ilgisi, aslına uygun seviyeyle sınırlı değildir. IP hakları, Medeni Kanun’un bir dalı olduğundan, IP haklarıyla ilgili belirli davalarda, en azından aşağıdaki üç senaryoyu kapsayabilecek diğer maddeler ve hükümler uygulanabilir.

Birincisi, iyi niyet ilkesi, Medeni Kanun’un zorunlu hükmü olarak kabul edilir. İlk olarak, Medeni Kanun ilişkilerindeki tarafların dürüstlüğe bağlı kalmalarını ve vaatlerini yerine getirmeleri gerektiğini ima eder. İyi niyet ilkesi, piyasa ekonomisinin temelini oluşturan sözleşme ruhunu desteklediği gibi, kötü niyetli tescile karşı mücadelede ticari markanın yetkilendirilmesi ve onay sisteminde de temel rol oynar.

Çin’deki ticari marka başvurularının sayısı, dünyadaki diğer tüm ülkeleri geçmiş bulunuyor. Bununla birlikte, fiili kullanım niyeti olmaksızın kötü niyetli ticari marka işgali ve kötü niyetli tescil olgusu uzun süredir eleştirilmektedir. 

Bu sorunu çözmeye çalışan, 2013 yılındaki Ticari Marka Kanunu, iyi niyet ilkesini dâhil etti. Kanunun 7’inci Maddesi, bir ticari markanın tescili veya kullanımı başvurusunda iyi niyet ilkesinin uygulanacağını belirtmektedir. Madde, şu anda yürürlükte olan 2019 yılındaki düzeltmesinde korunmuştur.  İyi niyet ilkesi, yasa dışı ve uygunsuz tescil başvurularını reddetmek için ticari marka incelemesinde ve yargısal uygulamalarda sıklıkla kullanılan Ticari Marka Kanunu’nun diğer bazı özel maddelerinde de bulunmaktadır.

MEDENİ KANUN’UN TEMEL AMACI MEDENİ HAKLARININ KORUNMASINI SAĞLAMAKTIR

İkincisi, başka birinin IP haklarının ihlal edilmesinin önüne geçmek, IP ihlalleri için ortak çözümdür. Bununla birlikte, belirli koşullar altında, ihlalde bulunan kişiye IP ihlaline son verme talimatını vermeme, bunun yerine makul telif ücretleri ödeme gibi istisnalar olabilir. Örneğin, Yüksek Halk Mahkemesi’nin Patent İhlali Uyuşmazlığı Davalarının Yargılanmasında Kanunun Uygulanmasına İlişkin Çeşitli Hususlar Hakkında Yorumunun 26’ıncı Maddesi (II), sanığın, patenti ihlal etmeyi tesis etmesi ve patent sahibinin, davalıdan ihlal eylemine son vermesini istemesi halinde mahkemenin destek vermesini sağlar. Ne var ki, ulusal çıkarları ve kamu çıkarlarını göz önüne alan mahkeme, davalıya iddia edilen eylemden vazgeçmesini değil, ilgili masraflarını ödemesini kabul edebilir. Bu, açıkçası, patent sahibinin özel hakları ve iyi niyetli bir ihlalcinin patentli teknolojiyi mantıklı kullanımı arasında bir denge kurmak için, medeni ruhu ve Medeni Kanun’un ruhunu büyük oranda temsil eden adalet ilkesinin tipik bir uygulamasıdır.

Üçüncüsü, hiyerarşik olarak uygulanabilir yasalar teorisine göre, kural hem genel hukukta hem de özel hukukta şart koşuluyorsa, özel hukuk, uygulanmasına zemin hazırlandığında yürürlükte olacaktır. 

Haksız fiil sorumluluğunu örnek almak gerekirse, Medeni Kanun’un, haksız fiil davranışları ve yükümlülükleriyle ilgili genel hükümleri olmasına rağmen, özel IP yasaları, patent ihlali, ticari marka ihlali ve telif hakkı ihlali konusunda kendi haksız fiil kurallarını belirler. Bununla birlikte, sosyal gelişme ve teknolojik ilerlemeyle, IP yasalarında belirtilen mevcut haksız fiil kurallarına tam olarak uymayan yeni haksız fiil biçimleri ortaya çıkmaktadır. Bu, Medeni Kanun’da genel haksız fiil kurallarının uygulanmasına yol açacaktır.

İnternet ortamında IP haklarının kötüye kullanılması buna örnektir. E-Ticaret Kanunu’na göre, hak sahipleri, IP haklarının ihlal edildiğini belirledikleri anda e-ticaret platformunda yayından kaldırma bildiriminde bulunabilir. İkincil sorumluluktan kaçınmak için e-ticaret platformu, hak ihlalinde bulunduğu öne sürülen ögeleri 10 vakanın dokuzunda kaldıracaktır. Bu bildirim kaldırma mekanizması, IP hakları geçersiz ve kusurlu olan kötü niyetli hak sahipleri tarafından kolaylıkla kötüye kullanılabilir. Bununla birlikte, bu tür davranışlar herhangi bir IP kanunundaki haksız fiil kurallarıyla cezalandırılamaz. Bu gibi durumlarda, Medeni Kanun’daki genel haksız fiil kurallarına bakmak gerekir.

Sonuç olarak, Çin’in, kötü niyetli IP ihlallerine ilişkin kararlı tutumunu gösteren Medeni Kanun’un beyan hükümleri, somut maddeler ve tamamlayıcı medeni ilkeler, Çin’de IP haklarının korunmasını genişletebilir.