CGTN

Litvanya’nın, “Taiwan” adı altında bir “temsilcilik bürosu” açılmasına izin veren kışkırtıcı adımı, Litvanya ile Çin arasında kalıcı bir çatlak oluşması tehdidi barındırıyor. Bu adım aynı zamanda, sözde değerli diplomasinin uluslararası barış ve istikrara yönelik tehdidini de gösteriyor.  

Litvanya, Ekim 2020’de bir hükümet değişikliğinden sonra, Çin’e karşı açık sözlü, düşmanca bir tutumu benimsedi. İç siyasi zorunlulukların yönlendirdiği siyasetteki bu ani değişimin birkaç sebebi vardır. En açık olanı, yeni merkez sağ koalisyon hükümetinin Batı ideolojisi tarafından yönlendiriliyor olmasıdır. Koalisyon hükümetinin büyük ortağı Ana Vatan Birliği, küresel finansal krizden sonra uygulamaya konulan kemer sıkma önlemlerinin önemli bir destekçisiydi. Bu parti Washington ve güçlü Avrupa Birliği (AB) ile yakın ekonomik ilişkiler kurma arayışında. 

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Litvanya Komünist Partisi’ne meydan okumak için kurulan Ana Vatan Birliği, kendini milliyetçiliği güçlü biçimde destekleyerek tanımladı. Bugünün Ana Vatan Birliği liderleri, Litvanya’nın bağımsızlık talep etme kararı ve Taiwan’daki ayrılıkçı hareketler arasında tarihsel olarak yanlış, ancak duygusal olarak güçlü bir ilişki kurdu.

Bu yanlış karşılaştırma, tarihsel durumların somut özelliklerine bakıldığı zaman etkisiz hale gelmesine rağmen, duygusal olarak kamuoyunda yankı uyandırdı ve kavrayışlı bir siyasi manevra oldu. Bu yüzden Taiwan ayrılıkçılığını savunmak iç siyasette başarılı oldu. Fakat hepsinden önemlisi, bu kışkırtıcı adım, Litvanya’nın güvenliği için güvendiği ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin gözüne girmek için tasarlandı. 

Litvanya’da koalisyon hükümeti, Çin karşıtı koalisyon oluşturma girişiminde ülkeleri Washington ve Beijing arasında seçim yapmaya ikna etmede Biden yönetiminin kullandığı benzer dili “değerli dış politikayı” izleyeceği sözü verdi. İlkesel olarak cazip bir fikir olabilir. Ancak, uygulamada “değerli dış politika” Batı ülkelerinden birini taklit etmeyen herhangi bir siyasi, hukuki veya ekonomik sistemi reddetmek anlamına gelir. Gerçekte, her ülkenin kendi geleneği ile kalkınma yolu varken, tüm siyasi, ekonomik ve sosyal kalkınma planları için evrensel olarak uygulanabilir standartlar olduğu varsayımından kaynaklanmaktadır. 

ABD’NİN LİTVANYA’YA AÇIK DESTEĞİ “DEĞERLİ DIŞ POLİTİKA”NIN KAPSAMINI GÖSTERİYOR

ABD’nin nafile çabalarında görüldüğü gibi, silah zoruyla farklı bir hükümet sistemini dayatma yönündeki çabalar başarısız olmaya mahkûmdur. Bu küstahça ve gerçekçi değil. Siyaset, Litvanya koalisyon hükümetinin Çin’e saldırmasını avantajlı hale getirdi. Ancak Taiwan ayrılıkçılığını cesaretlendirerek iç siyasete oynama kararı istikrarsızlaştırıcı ve sorumsuzluktur. 

Litvanya ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Biden’ın oluşturmaya çalıştığı Çin’e karşı “değerli” koalisyonun kalanı için Taiwan, Çin’in yükselişini kontrol altına almada dev satranç oyununun sadece bir parçası olabilir. Fakat Çin’in meseleye bakış açısı bu değil.  Çin’in herhangi bir ülkeyle ve Birleşmiş Milletler (BM) ile ilişkilerinin temel ilkesi, Taiwan’ın Çin’in parçası olduğunu kabul eden tek Çin politikasıdır. Bu, Çin’in uluslararası ilişkilerinin köşe taşı ve karşılıklı güvenin temelidir. Çin’in bu konuda egemenliğine zarar verecek herhangi bir çaba son derece tehlikelidir. İç siyasi avantaj sağlamak için Taiwan ayrılıkçılığını desteklemek veya Çin’e baskı yapmak sadece başarısız olmaz, aynı zamanda tamamen gereksiz çatışmalara yol açabilecek olaylar zincirini başlatabilir. 

Nostaljik sömürgeci küstahlık ya da Çin halkının kabiliyeti ve kararlılığını sürekli olarak küçümseyen ırkçı bir eğilimle ilgisi olabilecek sebepler nedeniyle Batı, Çin’in iç işlerine müdahale edilmesini ve toprak bütünlüğüne meydan okumayı kabul etmeyeceği gerçeği sürecini anlayamıyor gibi görünüyor. Litvanya’nınki gibi adımlar, çıkmaza yol açan aşağı yönlü bir sarmalı tamamıyla cesaretlendiriyor.  Ve ABD’nin Taiwan meselesinde Litvanya’ya açık desteği, dünyaya bu “değerli dış politikanın” ne kadar kapsamlı ve tehlikeli olduğunu ortaya çıkarıyor.