China Daily / Ganbold Baasanjav

Covid-19 salgını öncesi Kuzeydoğu Asya, bölge içi seyahatlerde olağanüstü büyüme kaydetmişti. 2019 yılında diğer Kuzeydoğu Asya ülkelerinden gelen ziyaretçilerin payı Rusya’da yüzde 11, Çin’de yüzde 35, Japonya’da yüzde 48, Güney Kore’de yüzde 56 ve Moğolistan’da yüzde 76 oldu.

Bu türden karşılıklı insan değişimi boyutu, ülkeler arasında yüksek seviyedeki karşılıklı bağlantı ve karşılıklı bağımlılığı göstermektedir. Kuzeydoğu Asya’da Covid-19 salgınının ortaya çıkmasıyla ülkelerin, kısmen ikili ve çok taraflı koordinasyon eksikliğinden kaynaklı sınırlarını kapatmaya başlaması ve seyahat yasakları koyması yüzünden karşılıklı insan ziyareti aniden kesildi. Bölge için seyahatin tamamen çökmesi ülkeler arasında sosyopolitik etkileşimlerin önünde engeller oluşturdu ve toplumun birçok kesimi üzerinde önemli ekonomik etkilere yol açtı.

Şimdi ülkeler, bölgeler arası etkileşimi ve seyahati düzeltme fırsatı yaratmak için Covid-19 aşılama programları başlattılar. Aşılamanın hızı ve türleri ve toplumlar arasındaki aşılama uygulamasındaki farklılıklara rağmen, ulusal aşılama programları kesinlikle, Covid-19 salgınının etkilerinden hızla toparlanma yolculuğunda önemli bir kilometre taşıdır.

Ülkelerdeki bu gelişmelerle birlikte, ulusal seviyede kitlesel aşılama çabalarının çok taraflı bir seviyede koordineli yaklaşımlara nasıl katkıda bulunabileceğine ilişkin bakış artık genişliyor. Örneğin, aşılamayla ilgili belgeleri onaylamak açısından, insanların bölgeler arasında artan hareketini kolaylaştırmada kullanmak için birkaç görüş ortaya çıkmaya başladı, Avrupa Birliği (AB) bu ay “dijital yeşil geçiş kartı” uygulamasını tanıtmayı planlıyor.

Çin hükümeti de “sınır ötesi insan hareketleri için sağlıklı, güvenli ve düzenli bir düzeni” desteklemek için böyle bir belge üzerinde çalıştığının işaretini verdi. En azından, ülkeler arasında kabul ettikleri belgelendirme süreçleri konusunda sağlam bilgi paylaşımını desteklemeye ihtiyaç bulunmaktadır. Bu bilgi paylaşımı, ulusal yöntemlerin karşılıklı olarak tanınmasına zemin hazırlayacak, ayrıca güvenlik ve güvenilirlik için ortak ve uyumlu standartlar kabul edilirken, güven ve güvenilirliği destekleyecektir. Bu paylaşımlar, ülkelerin ulusal sağlık sistemleri politikalarına uygun olarak risk seviyelerini netleştirmek için bir platform sağlayacak ve ulusal koşullara göre değişken şekilde uygulanabilecek iyi pratikler hakkında bilgi verecektir.

BÖLGELER ARASI ETKİLEŞİMİ YARATMAK İÇİN AŞILAMA PROGRAMLARI BAŞLATILDI

Bu değişimlerin etkilerini çok taraflı seviyede güçlendirmenin anahtarı, aşılama sürecinin gerisinde kalan insanlar ve ülkeler için kapsayıcı bir yaklaşımın üstlenilmesini sağlamaktır. Hiç şüphesiz Covid-19 salgınının, toplumların savunmasız kesimleri tarafından hissedilen ağır etkileriyle küresel çapta sonuçları oldu ve bu yüzden, geniş tabanlı yaklaşımlara olan ihtiyacı her zamankine göre daha fazla güçlendirdi.

Örneğin, aşılamayla ilgili onaylanmış belgelerin sınır ötesi kullanımı bağlamında, birçok görev boyutu vardır. Yayınlanan belgelerin standartları, unsurları ve usulleri (sağlık sektörünün amaçları altında) muhtemel kullanıcıların gereksinimleri (örneğin turizm sektörü) tarafından bilgilendirilmeli ve sınır işlemleri (göçmen yetkililerinin görevleri) üzerindeki olası etkileri dengelenmelidir.

Aşı belgesinde teknoloji kullanımı da araştırılmalıdır. Bir kez daha, özel sektör özellikle çevik, yerinde çözümleriyle öne çıkmada önemli rol oynuyor. Kesinlikle tüm bu gelişmeler ve düşünceler, birçok bilinmeyen (örneğin virüsün türleri) ve aşılara eşit erişim gibi devam eden sorunla birlikte, halen gelişmekte olan Covid-19 salgını durumu zemininde meydana çıkıyor.

Bu noktada Kuzeydoğu Asya ülkelerini vazgeçirmek yerine, bu zorlu zamanları aşmak amacıyla alt bölgede çok taraflı iş birliğinde aktif olarak yer almalarını sağlamak adına, sarsılmaz taahhütlerini güçlendirmeye ihtiyaç bulunmaktadır. Ulusal aşılama programları konusunda ülkeler ve bölgeler arasında derli toplu adım atılması, çok taraflı iş birliği için ortak bir platform geliştirilmesine de yardımcı olacaktır.

Örneğin, böyle bir platform olan Kuzeydoğu Asya Salgın Hastalık Kontrolü ve Kamu Sağlığı İş Birliği Girişimi, Güney Kore’nin önerisiyle geliştirilmiştir. Aslında ülkeler, Covid-19 salgınıyla mücadele ve uluslararası sağlık risklerini önlemek için iş birliğini artırma yollarıyla ilgili deneyimlerini paylaşmak için geçen yıl aralık ayında tartışmalara başlamıştı.

Birleşmiş Milletler (BM) Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu gibi çok taraflı kurumlar, ortak zayıf noktalara karşı müdahaleleri genişletmek amacıyla bölgesel iş birliği ve bütünleşmeyi ilerletmede üye ülkelerle çalışmaya hazırlar. Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi merceğiyle 2030 yılına bakış açımızı belirlerken, şu anda attığımız ortak adımlar sadece devam eden güçlüklerimizi aşmamıza yardımcı olmayacak, aynı zamanda gelecekte salgına hazırlıklı ve dirençli olmamızın zeminini hazırlayacaktır.