Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı Başkanı Akkan Suver, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Suver, 24. Avrasya Ekonomi Zirvesi’ni değerlendirdi.

Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı’nın bu yıl 24.’sünü düzenlediği Avrasya Ekonomi Zirvesi’nin önemine değinen Suver, zirvenin bir sivil toplum örgütü için hiç de kolay olmayan bir organizasyon olduğunu belitti.

Vakfın mütevazı bir sivil toplum kuruluşu olduğunu fakat yaptıkları faaliyetlerle uluslararası alanda kabul gören bir kuruluş olduğunu vurgulayan Akkan Suver’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

EN YÜKSEK KATILIM ÇİN’DEN

“Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı bir barış kuruluşu, 24 yıl dile kolay bir rakam. Bu yıl yaptığımız Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde ‘İnsanlık daha iyisini hak ediyor’ başlığı altında 41 ülkeyi yan yana getirdik.

Bu yılki zirveyi pandemi nedeniyle çevrim içi yapmaya karar verdik. Ancak buna rağmen aramıza katılanlar oldu. Özbekistan, Azerbaycan, Tacikistan ve İran’dan gelenler oldu. Dolayısıyla zirveyi hibrit bir ortamda gerçekleştirdik.

Bu yıl en yüksek katılımı Çin yaptı. Zira biz bu zirvemiz içinde Kuşak ve Yol Projesi’ne büyük önem veriyorduk. Farkındalık ve iş birliği oluşturmak başlığıyla Kuşak ve Yol ile alakalı büyükelçileri çevrim içi üzerinden bir araya getirdik.

ZİRVEYE 12 CUMHURBAŞKANI KATILDI

Kuşak ve Yol Projesi’ni Ankara’daki Çin büyükelçisinin katılımı ile ve kısmen de onun yönetimiyle gerçekleştik. Çin’den büyük bir katılım oldu. Yalnız Kuşak ve Yol’u konuşmadılar, iklim değişikliğini de konuştular.

24. Avrasya Ekonomi Zirvesi’nin içinde tertiplediğimiz Cumhurbaşkanları oturumu da vardı. Bu oturuma 12 cumhurbaşkanı bizim ile beraber oldu.

Azerbaycan bu sene hem enerji konusunda hem de ekonomi konusunda büyük mesajlar verdi. Hazar Denizi bölgesinde uluslararası kurallara göre işleyecek olan serbest ekonomik bölge oluşturmaya karar vermişler.

Zirvede enerji konusunu da ele aldık. Enerji bakanları, bakan yardımcıları, iş insanları ayrı ayrı söz aldılar ve temiz enerji konusunu anlattılar.

KUŞAK VE YOL PROJESİ, KAZAN-KAZANDAN İBARET DEĞİL

Kuşak ve Yol Projesi bir kazan-kazan projesi olarak söyleniyor ama bundan ibaret değil. Zira Kafkaslar, Orta Doğu, Orta Asya, yer yer bize ihtilafların yaşandığı bölgeler olarak önümüzde duruyorlar. Bu ihtilaflara bir son vermek lazım. Bu son vermek de insanların birbirlerini tanımasıyla insanların diyaloğuyla gerçekleşebilir.

Kuşak ve Yol Projesi hayata geçtiğinde insanlar birbirlerini daha iyi tanıyacak, daha iyi diyalog kuracak. Kurulan bu diyalogla insanların arasında gidiş-geliş başlayacak. Kültürün, dillerin, dinlerin geliş-gidişi. Dolayısıyla birbirimizi daha iyi tanıyacağız. Bu tanımla ekonomiye olduğu kadar, barışa da istikrara da hizmet edecek. Onun için de Marmara Grubu Vakfı olarak Kuşak ve Yol Projesi’ne büyük önem vermekteyiz. Yaptığımız bütün toplantılarda bunu gündeme getiriyoruz.

Ben inanıyorum ki, yakın bir gelecekte nasıl Avrupa Birliği (AB) projesi Nobel Barış Ödülü aldıysa Kuşak ve Yol Projesi de barış ödülüne layık olacak çapta ve seviyededir. Yalnızca kazan-kazandan ibaret değildir.

DAHA İYİSİNİ HAK ETMEK İSTİYORSAK DAHA İYİ OLMAK ZORUNDAYIZ

Zirvede Covid-19 konusu da vardı. Katılımcılar, ‘pandemiyi pozitif olarak nasıl fırsata çevrilebiliriz?’ düşüncesini örnekleri ile aktardılar.

Zirveden sonra ortaya çıkan kanaat; daha iyisini hak etmek istiyorsak daha iyi olmak, daha verimli olmak ve daha sorumlu olmak zorundayız. Her şeyden ötesi birbirimizi daha iyi anlamalıyız. Bende bu kanaat oluştu.

Gelecek yıl Avrasya Ekonomi Zirvesi’nde en az 50 ülkeyi yan yana getirip 25. yılı bir şölen havasında İstanbul’da gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.”