Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, Türkiye ve dünya gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Çin’in Kuşak ve Yol projesinin Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) ürküttüğünü belirten İsmet Özçelik, ABD Başkanı Joe Biden, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile yaptığı telefon görüşmesinde demokratik devletlerin Çin’in başlattığı Kuşak ve Yol Projesi’ne karşılık benzeri bir girişimde bulunmasını önerdi. Biden görüşme ile ilgili bilgiler verirken, ‘Çin konusunu da görüştük ve Kuşak Yol konusunda giriştikleri rekabeti ele aldık. Ben de yardıma ihtiyacı olan toplumlara yardım edilmesi adına buna benzer bir girişimin demokratik devletler tarafından başlatılmasını önerdim.’ ifadesini kullandı. Biden’ın bu sözleri bazı uluslararası ilişkiler uzmanlarınca ‘yeni soğuk savaş döneminin başlangıcı’ olarak değerlendirildi. ABD’nin Asya’da Çin’e karşı bir ittifak kurma çabasına girdiği anlaşılıyor. Çin’in dünyadaki dengeleri değiştirecek bu proje karışında ABD’nin korkmuş olduğu gözüküyor.” dedi.

RUS DONANMASI’NDAN AKDENİZ ÇIKARMASI

Rus Donanması’nın Akdeniz çıkarması ile ilgili de konuşan Özçelik, “Rusya son dönemde Akdeniz filosuna ciddi takviyeler gerçekleştirdi. Rusya’nın Baltık Filosu’nda görevli 3 dev çıkarma gemisi ile onlara eşlik eden bir korveti Cebelitarık’tan geçerek Akdeniz’e girdi. Gemilerin yeni bir üslenme için malzeme taşıdığı ifade diliyor. Sovyetlerin dağılmasının ardından lağvedilen Akdeniz Filosu’nu (5. Filo olarak da adlandırılıyor) 2013 yılında yeniden kuran Rusya, Suriye’deki üssünü genişletme kararının yanında bölgede yeni üs arayışlarına da başladı. 2015 yılından itibaren 21 Afrika ülkesi ile askeri iş birliği anlaşmaları imzalayan Rusya’nın; şu an Orta Afrika Cumhuriyeti, Mısır, Eritre, Madagaskar, Mozambik ve Sudan yönetimlerinden askeri üs kurmak için güvence aldığı biliniyor. Bu güvencelerin ardından inşa edilmesine karar verilen ilk lojistik üssü ise Port Sudan’da olacak. Rusya ile Sudan arasında yapılan anlaşma gereğince üssün inşası için gerekli arazi Sudan tarafından ücretsiz sağlanacak. Rusya, üssü desteklemek için Sudan’daki havaalanları ve limanlar aracılığıyla ihtiyaç duyduğu her türlü silah, cephane ve diğer teçhizatı getirme hakkına sahip olacak. İnşa edilmesi planlanan üste 300 personel ve nükleer güçle çalışanlar dâhil 4 gemi aynı anda bulunabilecek.

Şimdi Rusya’nın Akdeniz’e ve Afrika’ya gitmesi neden önemli? Rus donanması artık sadece Rusya sınırlarına sığmıyor. ABD’nin daha önce kontrol ettiği noktalara doğru genişlemeye gidiyor. Dikkat çeken nokta bu. Şu anda yabancı ülkelerdeki askeri üslerinin büyüklüğü 700 bin kilometrekareyi aşmış durumda. Lübnan, Kongo, Liberya, Fildişi Sahilleri, Güney Sudan, Haiti ve Fas’ta barış gücü askerleri görev yapıyor. Bu durum önümüzdeki döneme ilişkin dünyadaki dengelerin oluşması açısından büyük önem taşıyor.” değerlendirmesini yaptı.

“HAVALARIN ISINMASIYLA BİRLİKTE İDLİB’DE DE HAREKETLİLİK ARTTI”

Gazeteci İsmet Özçelik, İdlib konusundaki son gelişmeler için de şunları söyledi:

“Idlib konusunda Astana süreci çerçevesinde belli noktalar çözüldü. Ancak Idlib şehrinin içi ve yakın çevresi halen çözülebilmiş değil. Havaların ısınmasıyla birlikte Idlib’de de hareketlilik arttı. Rusya sivillerin terör gruplarının olduğu bölgelerinden ayrılması için 3 geçiş noktası açtı. Ancak bölgede terör grupları sivillerin İdlib’den ayrılmasını engelliyor. Olası bir saldırıya karşı da sivilleri kalkan yapmaya çalışıyorlar. Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Aleksandr Karpov da bir açıklama yaptı. Suriye’de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) kontrolündeki bölgelerde bulunan yasadışı silahlı grupların sivillerin İdlib ve Halep’te açılan geçiş noktalarından çıkış yapmasını engellediğini söyledi. Karpov, ‘TSK’nin kontrolündeki bölgelerde bulunan yasa dışı silahlı grupların savaşçıları, güç kullanımı ve yakalama tehdidiyle kişi ve araç hareketlerini bloke ederek bölgedeki sakinlerin söz konusu geçiş noktalarından çıkış yapmalarını engelliyor.” dedi. Terörist gruplarının geçiş noktasına giden yollar üzerinde barikatlar kurduklarını ve insani koridorun yeniden açılmasını önlemek için destekçilerinin katılımıyla mizansen mitingler düzenlediklerini anlatan Karpov, ‘Rusya’nın Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi, Suriye topraklarında kontrol faaliyetleri yürüten TSK birliklerinin komutanlığını, üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirmeye ve varılan mutabakata uygun olarak sivillerin koridorlardan serbestçe ve güvenli şekilde çıkış yapmalarını sağlamaya çağırıyor.’ ifadelerini kullandı. Bu açıklamada önümüzdeki günlerde İdlib’de yeni hareketlilik yaşanabileceğini ve terör gruplarına karşı mücadelenin hızlanacağını gösteriyor. Bizim Türkiye’nin bu konuda en hassa olduğu nokta şu; İdlib’de çok sayıda insan var. Bu insanları mülteci olarak Türkiye sınırına dayanmasından endişe ediyor. Rusya ve Suriye’de açılan 3 geçiş noktasını formül olarak öneriyor. Aslında bu Türkiye’nin de lehine.”

WANG YI’NİN ZİYARETLERİ

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin Türkiye ziyafetini de değerlendiren Özçelik, “Wang Yi’nin Ankara’da çok sıcak ilişkileri oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin çektirildiği fotoğraf da bu ilişkileri göstermesi açısından son derece önemliydi. Wang Yi daha sonra İran’a gitti ve Cumhurbaşkanı dâhil birçok yetkili ile görüştü. Ziyaret kapsamında da İran Dışişleri Bakanı Zarif ile 25 yıllık kapsamlı iş birliği anlaşmasını imzaladı. Bu son derece önemli bir anlaşma. ‘Kapsamlı Stratejik Ortaklık’ olarak da adlandırılan bu anlaşma da petrolden madenciliğe çok çeşitli ekonomik faaliyetleri kapsıyor. Ulaştırma ve tarımsal iş birliği de bunlara dâhil. Bu çerçevede çok geniş bir anlaşma yapıldı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatipzade bu anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, ‘Bu anlaşmada iki ülke arasında çeşitli alanlardaki iş birliğinin ekonomik yönlerini ve İran’ın Çin’in Kuşak Yol fikrine katılımını dikkate alındı’ dedi. Kuşak ve Yol hattında yepyeni bir birliktelik oluşuyor. Wang Yi’nin 6 ülkeyi kapsayan ziyareti de bu anlamda çok büyük önem arz ediyor.” açıklamasında bulundu.