CGTN / Alexander Ayertey Odonkor

Yoksulluğun bütün biçimleri ile mücadele etmek Birleşmiş milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden (UN SDGs) biridir. BM; üye ülkelerle koordineli çabalarla yoksulluğun tüm biçimlerini 2030’da ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Küresel yoksulluğu ortadan kaldırmak zor bir görev olsa da, insanlık yoksulluğa karşı mücadelede dikkate değer ilerlemeler yaptı. Mutlak yoksulluk içinde yaşayan nüfusun oranı son iki yüzyıldır sürekli olarak düşüyor.

Dünya Bankası verileri, son on yılda, küresel yoksulluğun önemli ölçüde azaldığını gösteriyor. Küresel mutlak yoksulluk oranı 2015’te yüzde 10,1 iken, 2017’de yüzde 9,2’ye düştü; bu 689 milyon insanın günde 1,90 dolarla yaşadığı anlamına geliyor. Bu sayı da 1990’da neredeyse 2 milyardı. 2017’deki yoksulluk çizgilerinin detaylı bir değerlendirmesi, günde 5,50 dolar ve 3,20 dolardan az bir parayla yaşayan küresel nüfusun toplam nüfusa oranının sırasıyla yüzde 43,6 ve 24,1 olduğunu gösteriyor.

Kentsel bölgelerde de bazı mutlak yoksul grupların bulunabilmesine rağmen, mutlak yoksulların büyük oranı kırsal kesimde yaşıyor. Örneğin, 2018’de uluslararası yoksulluk çizgisinin altında olan 5 kişiden 4’ü kırsal bölgelerde yaşıyordu ve mutlak yoksulların çoğunluğu kadınlar ve çocuklardı. Genel olarak, küresel yoksulların yüzde 40’ından fazlası çatışma, kırılganlık ve şiddete batmış ülkelerde bulunabilir, dünya nüfusunun ise sadece yüzde 10’u bu ülkelerde yaşıyor. Bu ülkelerdeki mutlak yoksulların oranının gelecek on yılda yüzde 67’ye yükselmesi bekleniyor.

1990 YILINDA GÜNEY ASYA’DA YARIM MİLYAR İNSAN YOKSULLUK İÇİNDE YAŞIYORDU

Bazı bölgelerdeki yoksulluk düzeylerinin kötüleşmesine rağmen, küresel yoksulluğu ortadan kaldırma konusunda gösterilen ilerleme cesaret verici. Küresel ekonomideki dikkate değer büyüme ve birçok gelişmekte olan ülkenin artan refahı bu dikkate değer ilerlemenin kilit taşıyıcıları. Bu kilit taşıyıcılar sayesinde, küresel yoksulların oranı yıllar geçtikçe düşmeye devam ediyor.

2013’te dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 11,2’si mutlak yoksulluk içindeydi, 1981’de ise bu oran yüzde 42,5 idi. 1990 ve 2015 arasında, küresel yoksulluk oranı her yıl ortalama yüzde 2 puan azaldı. Bu büyümede kısmen Çin’in yoksullukla mücadelede oynadığı rol etkili oldu. Dünya Bankası’na göre, Çin’in 1978’deki ekonomik reformlarından sonra, ülke 850 milyondan fazla insanı yoksulluktan çıkardı, bu insanlık tarihindeki en büyük rakamdı. Çin’in yoksulluğu ortadan kaldırma çabaları özellikle, bölgedeki ülkeler için ortalama yoksulluk oranının 1990’da yüzde 62 iken 2015’de yüzde 3’e düştüğü Doğu Asya ve Pasifik’te yoksulluğun azaltılmasında önemli bir unsurdu.

Küresel yoksulluk oranının son yıllarda düşmüş olmasına rağmen, bazı bölgeler yoksulların nüfusunda daha düşük bir azalma sağlıyor. Küresel olarak günde 1,90 dolardan azla geçinen nüfusun yüzde 80’inin yaşadığı Güney Asya ve Sahra Altı Afrika’da, ülkelerde yoksulluğu azaltma oranı çok yavaş.  Bu iki bölgenin insanları yoksulluktan çıkarma performansları ile ilgili derin bir inceleme, Güney Asya’daki ülkelerin Sahra Altı Afrika’daki ülkelerden daha iyi iş çıkardığını gösteriyor. 1990’da Güney Asya’da yarım milyar insan yoksulluk içinde yaşıyordu. Uygun ekonomik koşulların desteklediği uygun yoksullukla mücadele programının uygulanması sonucunda Güney Asya’daki yoksulların nüfusu 2015’de 216 milyona indirildi.

Ama Güney Asya’da yoksulluğa karşı bu etkileyici ilerleme, Sahra Altı Afrika’daki yoksullukla mücadelenin yavaş gelişmesi ile kesin bir zıtlık içinde. Yoksulluğu azaltmayan sık sık yaşanan çatışmalar, zayıf kurumlar ve büyümenin sonucu olarak, Sahra Altı Afrika ülkeleri şu anda küresel yoksulların en büyük kısmına sahip. Yoksul nüfusun büyüklüğünün azalmaya devam ettiği birçok bölgenin aksine, Sahra Altı Afrika’da yoksulların oranı yükseliyor. Örneğin, Sahra Altı Afrika’daki mutlak yoksulların nüfusu 1990’da 278 milyondan 2025’de 413 milyona yükseldi.

BM KOORDİNELİ ÇABALARLA YOKSULLUĞU 2030’DA ORTADAN KALDIRMAYI AMAÇLIYOR

Diğer bölgelerin ortalama yoksulluk oranı yüzde 13’ün altındayken Sahra Altı Afrika’da 2015’de yoksulluk oranı yüzde 41’di. Dünyanın en yoksul 28 ülkesinden 27’si Sahra Altı Afrika’daki ülkeler ve bu ülkelerin yoksulluk oranı yüzde 307un üstünde; bu üzücü durum giderek yoksulluğu bir Afrika sorunu haline getiriyor.

Bölgedeki yüksek yoksulluk endeksi ile birlikte, Sahra Altı Afrika’daki nüfusun yaklaşık yüzde 50’sinin sadece beş ülkede yaşadığını görmek çok şaşırtıcı. Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Etiyopya, Nijerya, Tanzanya ve Madagaskar. Sahra Altı Afrika ülkelerinin yoksulluğu yok etmek için mücadele etmelerinin nedeni kısmen, bölgenin, yoksulların tüketim ve gelir düzeyine hemen hemen hiç iyileştirmeyen doğal maden sanayilerine yüksek düzeyde bağımlı olması.

Tarım sektörü yoksulluğu ortadan kaldırmada diğer bütün sektörlerden daha etkili olsa da, bu sektör yoksul ailelerin gelir ve tüketim düzeylerini iyileştirecek kadar tümüyle gelişmedi. Bu durum, tarım sektörünün birçok yoksul insanı yoksulluktan kurtarma potansiyeline sahip olduğu ama kötü gelişmiş tarımsal sektörün yoksulluğa karşı mücadeleyi engellediği Güney Asya ile benzerlik gösteriyor.

Sahra Altı Afrika ve Güney Asya’da tarım geçimin temel kaynağı ve büyümenin ana itici gücüyken, tarım değer zincirlerinin etkili çalışması için uygun kaynaklar sağlamak ve çiftçiliği kârlı bir girişim haline getirmek birçok yoksul aileyi bu iki bölgede yoksulluktan kurtarabilecek bir büyümenin kilit taşıyıcısı olacaktır.