CGTN

Birleşik Krallık’ın yeni Çin büyükelçisi Zheng Zeguang’ın, daha önce benzeri görülmemiş nezaket dışı davranışla İngiliz Parlamentosu’na girmesi yasaklandı. Birleşik Krallık ve Çin arasındaki ilişkilerin seviyesi nasıl bu kadar düştü ki, Parlamento haksız yere böyle bir karar aldı? Bu korkunç döngünün nasıl başladığı, kimin bundan yararlandığı ve kimin zarar gördüğünü gözden geçirmeye değer. 

Britanya, bu kararın Çin’in Parlamento’nun İngiliz üyelerine yönelik yaptırımlarına misilleme olduğunu belirtiyor. Bu, Britanya’nın kendisinin mart ayında sözde soykırım iddiaları üzerine bir grup Batılı ülkenin Çinli yetkililere yaptırım uygulaması kararına katıldığı zaman, kısasa kısas zincirleme tepkisini başlattığı gerçeğini görmezden geliyor. Mart ayındaki yaptırımlar, dünyanın Çin’e karşı birlikte “sert” tutum takınacağını göstermeyi amaçlıyordu. Bu yaptırımlar öncesinde Xinjiang’da “soykırım” iddialarına ilişkin ilk baştaki gürültünün sakinleştiğini, çok az siyasetçinin daha fazla bu kelimeyi kullanmayı seçtiğine dikkat çekmek ilginçtir. Bunun sebebi, Covid-19 salgınının Wuhan’daki bir laboratuvar sızıntısından başladığı varsayımına çok benzer şekilde, güvenilir bir parça bile kanıt olmamasıdır. 

2021 yılında Xinjiang’ı Çin’den koparmak için aktif olarak savaşan bir grubun sağladığı görgü tanıklarının dışında herhangi bir kanıt sunmaksızın soykırımın olabileceğini iddia etmek son derece dikkat çekici bir durum. Uydu fotoğrafları, cep telefonu videoları ya da herhangi bir “soykırım” için hiçbir somut kanıt yoktur. 

BİRLEŞİK KRALLIK, ÇİN KARŞITI SİYASETÇİLERİN TUZAĞINA DÜŞMEMELİ

Xinjiang’da soykırım suçlamaları, Çin’de dini bir tarikatın üyelerinin organ topladığı suçlamalarına tamamen benziyor, korkunç, ancak kanıt yok ve gerçekte bir temeli yok. Organ toplama suçlamaları, Birleşik Krallık’taki bazı Çin karşıtı parlamenterlerin diğer favori iftiralarını oluşturuyor. Çin, Tom Tugendhadt ve Nus Ghani gibi şahin İngiliz siyasetçilerin desteklediği yanlış bilgilendirme kampanyasının hedefi durumunda. Bu kampanyanın amacı Çin’i dünya sahnesinde itibarsızlaştırmak ve tecrit etmektir. Şahin tutumlar bireysel siyasetçilerin kariyerini destekleyebilir fakat savaşlar ve çatışmalar insanlara yardımcı olmaz. Umarız Birleşik Krallık seçmenleri bunu anlayacak akla sahiptir. 

Çin’i korkunç bir şekilde resmetmek, ülkeyi insanlıktan çıkaran, diyaloğu zor ya da imkânsız hale getiren ve askeri eylemin yolunu hazırlayan büyük bir yalandır. İnsanlara yaptırım uygulamak ve onların konuşmasını yasaklamak sadece şahinlerin gündemini destekler. Birleşik Krallık, iki ülkeyi ayırmaya çalışan Çin karşıtı siyasetçilerin kurduğu bu tuzağa düşmemelidir. Çin karşıtı güçler dehşet verici iddialara odaklanıyorlar, çünkü hakikaten Birleşik Krallık ile Çin halkının çok az çatışan çıkarı var. Birleşik Krallık halkı Çin ile dostane ilişkilerden ve ticareti artırmaktan büyük fayda sağlayabilir. Diğer taraftan iki ülke arasındaki gergin ilişkiler her iki tarafın çıkarına değildir. 

ABD, ÇİN’İN YÜKSELİŞİNİN YAVAŞLAMASINI İSTİYOR

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), küresel egemenliğini ve ticaret ağları üzerindeki kontrolünü kaybetmekten korktuğu için Çin’in yükselişinin yavaşlamasını istiyor. Britanya bu endişeyi gerçekten paylaşıyor mu? Veya Birleşik Krallık’ın, Çin ile güçlü ticari ilişkiler geliştirmesi ve gerçekten Küresel Britanya olması daha mı iyi olur?

Çin ile Birleşik Krallık arasındaki mevcut kısasa kısas durumunun temel İngiliz çıkarlarıyla bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu, kişisel siyasi kazançları için Çin ile normal ilişkileri engellemeye çalışan bazı Çin karşıtı Parlamento üyelerinin başlatmasının sonucudur. Ancak bu gerçekten her iki ülkenin halklarının çıkarına mıdır? Birleşik Krallık hükümeti yanıtı bilmek zorundadır. 

Çin ile Birleşik Krallık’ın, birbirini susturup ve çatışmaya doğru yaklaşması yerine, birbirini dinlemesi ve birlikte refahlarını artırması daha iyi olacaktır. Diplomatik ilişkilerdeki mevcut düşük seviyenin kökleri, Britanya ve Çin’in temel çıkarlarından bir sapmadır.