CGTN

Bir ülke kendi içinde bölündüğünde, insanları bir araya getirmek bir düşman bulmak kanıtlanmış bir yoldur. Derinden sorun içinde ve bölünmüş Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Çin’i son birkaç yıldır korkutucu göstermesinin açık nedeni budur. Bu iyi bir iç politika olabilir ama diplomatik olarak zararlıdır.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve ABD Başkanı Joe Biden 10 Eylül’de bir telefon görüşmesi yaptı. İki taraf da görüşmeyi ülkelerinin bir çatışma sarmalına girmesini önleme yönünde bir çaba olarak tanımladı. Xi, iki ülkenin de geniş bir vizyon sergilemesi ve büyük sorumluluklar üstlenmesi gerektiğini söyledi. İki ülke stratejik cesaret ve siyasi irade gösterip, Çin-ABD ilişkilerini tekrar istikrarlı gelişme doğru yoluna sokması gerekiyor.

Bu zaten -kendisine ağır bir siyasi maliyete mal olan- Afganistan’dan yapılan başarısız çekilme nedeniyle zayıf görünen Biden için büyük bir zorluk olacak. Afganistan’daki 20 yıllık savaşın utanç verici sonu ABD’nin dünyanın süper gücü olarak duruşunu yıktı. Biden yönetimi bu imajı yeniden yaratmaya çalışıyor. Ve Biden’ın selefinin başlattığı bu Çin karşıtı eğilim, ABD siyaseti üzerinde kalıcı izler bırakıyor. Eski Başkan Donald Trump başkanlığının karmaşık son yılında, sadece salgın için değil, aynı zamanda ıradan Amerikalıların karşı karşıya olduğu bütün ekonomik orunlar için de Çin’i suçlayarak, Amerikalıların dikkatini, onları Covid-19’dan koruma konusundaki anlaşılmaz başarısızlığından başka yere çekmeye çalıştı.

TARİH SAVAŞIN EN KÖTÜ SEÇENEK OLDUĞUNU GÖSTERDİ

Washington yoğun bir ABD yanlış bilgilendirme kampanyası ile yükselen güç Çin’i kötülemek ve izole etmek amacıyla Çin’e birbiri ardına gerçek dışı şeyler öne sürdü. ABD yanlış şekilde Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde soykırım uyguladığını ve kasten ölümcül virüsü üretip yaydığını ileri sürdü. ABD’de Asyalı-Amerikalara karşı artan nefret suçlarının gösterdiği üzere, Çin halkını canavarlaştırmaya hizmet etti.

Ama iyi ki, ABD’de bazı yetkili şahsiyetlerin bununla ilgili risklerin amaçsız bir savaş sarmalına girmekte olduğunu anladılar ve kendi rotalarını düzeltmeye başladıklarını gösteren işaretler var. Demokratik yönetimler döneminde dış politika seçkinlerine iyi bir düşünme penceresi sunan, etkili New York Times köşe yazarı Thomas Friedman, olumlu bir işaret olarak, bir yazı kaleme aldı ve Çin-ABD ilişkilerinin çökmesinin tehlikeleri konusunda sert uyarılarda bulundu. ABD dış politika kurumunun mevcut düşüncesini seslendiren Friedman “Terörizme karşı savaştan Çin’le savaşa yönelmeden önce, gelin bunu etraflıca düşünelim.” dedi.

ABD’nin Çin’in niyetleri uygun biçimde anlamadığı ve ABD’nin müttefiklerinin gerçekten Çin’e karşı kendisiyle saf tutmaya niyetli olup olmadıklarını düşünmediği uyarısını yapan Friedman, Çin-ABD ilişkisini kesmenin, ülke içinde “altyapı, eğitim, gelirler ve ırklar arası eşitlikte artan eksiklikler varken”, akıllı bir hareket tarzı olup olmadığını sordu.

ULUSLARARASI TOPLUMUN İLERLEMESİNE YARDIMCI OLUNMALI

Tarih savaşın her zaman en kötü seçenek olduğunu ve her zaman daha iyi bir yol bulunabileceğini gösteriyor. Çin-ABD ilişkileri sürekli düşüşe saplanmışken, bazı kilit aktörlerin mevcut rota hakkında şüphelerini belirtip, yaklaşım üzerine düşünmesi yönetimin buna uygun şekilde rotasını değiştirmeye başlayıp ilişkileri tamir etmesine temel teşkil edebilir.

Her iki liderin vurguladığı üzere, iki ülke arasında derin iletişim ilişkileri doğru yola sokmak için çok önemli. Sorumlu ulusların yapması gereken şey, hakiki endişelere odaklanan diyalog ve iyi niyetle yapılan müzakerelerdir. Çin ile ABD kadar etkili ülkeler arasındaki anlaşmazlıklar dünya için iyi sonuç vermez. İki ülkenin ulusal çıkarları bakımından sorumlulukları var ama aynı zamanda bütün yeryüzünün iyiliği için de bir sorumlulukları var.

Her durumda, dünya küresel sağlık tehditleri ve iklim değişikliği dâhil acil tehlikeler karşısında ve bu tehlikeler Çin ile ABD’nin iş birliği yapmasını gerektiriyor. Küçük siyasi oyunlarla ya da süper güç egosunu tatmin için harcayacak zaman yok. İki ülke ortam temeller bulmaya ve uluslararası toplumun ilerlemesine yardımcı olmalı.