Xinhua

Bazı Batılı medya kuruluşları yakın zamanda, Çin’e yönelik başka bir temelsiz saldırı olarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) uzmanlarının Covid-19’un kökeniyle ilgili araştırmasının sonucunu reddeden iki açık mektup yayımladı.

Çin-DSÖ iş birliğini lekelemede ve kötü motive edilmiş varsayımları yaymada, özü itibarıyla kötü niyetli politik manipülasyonlarla dolu olan bu mektuplara karşı alarma geçilmelidir.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi’nin eski bir üyesi olan Jamie Metzl gibi tıbbi veya diğer bilimsel geçmişi olmayan kişiler tarafından kaleme alınan her iki mektup, DSÖ ve Çin’in ortak çalışmasını, suçluluk varsayarak “soruşturma” olarak adlandırıyor.

Çin’in orta kesimindeki Wuhan kentinde bir grup uluslararası uzman tarafından 30 Mart’ta yapılan saha çalışmasının ardından DSÖ, hayvanların yeni koronavirüsü insanlara muhtemelen iki şekilde ilettiğini, ancak virüsün kökeninin izinin sürülmeye devam edildiğini belirten bir rapor yayımladı. Çin ve DSÖ uzmanları, virüsün kökenine ilişkin bilimsel araştırmaları sayesinde insanlığın bu konudaki bilgilerini artırdılar. Bununla birlikte, komplo teorileri satıcılarını hayal kırıklığına uğratan bu sonuçlar, salgının Wuhan’daki bir laboratuvardan çıkan bir sızıntıdan kaynaklandığına dair temelsiz spekülasyonu pratikte reddettiği için bu açık mektup, saha çalışmasına katılan uluslararası uzman grubunun üyelerinin geniş çapta temsil yetkisi bulunduğu ve bilimsel olarak bağımsız oldukları gerçeğini saymayarak bilim insanlarının doğruluğuna meydan okudu.

Mektuplardan ilkinin DSÖ raporundan önce ve ikincisinin sonra yayımlanması tesadüfi değildir. 

Aslında, bu tür manipülasyonlar, Beijing’e saldırmak için herhangi bir şansı kullanmaktan vazgeçmeyen Çin karşıtlarının alışılmış bir başka beceriksiz oyunudur. Bunlar, salgın dünyayı hazırlıksız yakaladığında, Beijing’i suçlamaya o kadar hevesliydiler ki, DSÖ uyarısını tamamen görmezden geldiler ve bu nedenle salgını kontrol etme fırsatını kaçırdılar. Çin, virüsün kökeninin izini sürmek için DSÖ ile iş birliği yapmaya başladığında bile Çin’i asılsız iddialarla eleştirmeye kendilerini bağımlı hale getirdiler.

ÇİN’İN SALGIN KARŞITI MÜCADELEYE KATKISI YADSINAMAZ

Gerçekleri çarpıtmak, suçlamaları değiştirmek, bilimsel sonuçlara meydan okumak, Çin’in DSÖ ve diğer ülkelerle iş birliğini lekelemek gibi alçakça eylemler küresel mücadelenin dikkatini dağıttı ve koronavirüse karşı uluslararası iş birliğini bozdu.

Çin’in salgın karşıtı mücadeleye katkısı yadsınamaz. Virüsün kaynağı izleme çabasını örnek olarak ele alalım. Evde salgın önleme ve kontrol etmedeki zorluklara rağmen Beijing, DSÖ uzmanlarını bu çaba için iki kez Çin’e davet etti. Wuhan’ın uluslararası uzman ekibinin lideri DSÖ’nün gıda güvenliği ve zoonoz uzmanı Peter K. Ben Embarek, 17 yabancı uzman ve 17 Çinli bilim insanından oluşan ekibin tüm üyelerinin DSÖ raporunun sonuçlarıyla ilgili tüm konular hakkında fikir birliğine varabildiğini açıkça ifade etti.

Koronavirüsün kaynağını bulma konusunun karmaşıklığı ve önemi düşünüldüğünde, bazı sahte bilim insanlarının siyasi manipülasyonlarına tahammül etmek kabul edilemez ve tehlikelidir. Bu tür eylemler, zorlu salgınla mücadelede en çok ihtiyaç duyulan iki unsura -küresel dayanışma ve bilimsel ruha- zarar verdiği için virüs kadar ölümcüldür. Virüsün kökenini izleme çabası hala daha fazla ülkenin katkısına ihtiyaç duyduğundan, dünya bu tür siyasi manipülasyonlara karşı dikkatli olmalıdır. Aksi takdirde, Covid-19’da kaybedilen yaklaşık 3 milyon kişi boşuna ölmüş olacaktır.