Haber: Samet Demir

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini yüzde 18’den 16’ya indirdi. Bu indirim sonrasında kamu bankaları da konut kredi faizlerinde indirime giderek 1 milyon TL’nin altındaki krediler için faiz oranını 1,29, 1 milyon TL’nin üzerindeki krediler için ise kredi faizini 1,34’e indirdi.

Gayrimenkul yatırım uzmanı Evrim Kırmızıtaş Başaran, faizlerin indirilmesiyle birlikte satışların ve fiyat hareketlerinin izleyebileceği olası yolları CRI Türk’te “Ekonomi Basını Özel” programına değerlendirdi.

2020 yılı yaz döneminde 0,64’lere varan konut kredisi faiz oranlarıyla kredi kullanıldığını hatırlatan Evrim Kırmızıtaş Başaran, bu oranın Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en düşük faiz oranı olduğunu belirtti.

2020 yılındaki kampanyalarla birlikte konut stoklarının eritildiğini ifade eden Başaran’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bu satışlardan mal sahipleri de mutlu oldu, müteahhitler de mutlu oldu, alıcılar da mutlu oldu çünkü en güzel indirim zamanıydı. Şu anda Merkez Bankası’nın faizleri indirmesiyle kamu bankaları harekete geçti özel bankalardan da bu hareket bekleniyor.

Şu andaki 1,29 ile 1,34 gibi oranlar eskisine göre cazip fakat yıl sonuna doğru 0,99 gibi bir rakam olursa açıkçası hücum yaşanır diyebiliriz. İnsanların beklentisi bu yönde ve birçok kişi de TL’nin değer kaybetmesi aşamasında doları olup da bu süreci bekleyenler de var. Dolarım dursun ben bankadan kredimi çekeyim istediğim konutu alayım diyenler var. Yıl sonuna doğru piyasalarda biraz daha iyileştirici hamleler bekleniyor.

KİRALARDAKİ ARTIŞ FAİZ İNDİRİMLERİNDEN NASIL ETKİLENİR?

Şu anda yapılan tüm hamleler piyasaları canlandırmak için yapılıyor. Gayrimenkul ekonominin can damarı, şu an yapılan hamlelerle ekonominin dönmesi amaçlanıyor. Ancak birçok yer hâlâ durağan.

Okulların açılması ve yüz yüze eğitimin başlamasıyla beraber ciddi bir patlama yaşadık. Çünkü birçok kişi şehir dışındaydı, ailesiyleydi. Pandemiden önce öğrenciler 3 kişi bir evde kalırken şimdi bazıları diyor ki tek başıma kalayım, hepimiz ayrı ayrı evler tutalım. O zaman çarpı 3,4 oluyor. Diğer taraftan evlenen çiftler evlere çıktı. Pandemi zamanında yapılması ve teslim edilmesi gereken konutlar zamanında teslim edilemedi.  Bu sürede kentsel dönüşümde bekleyen pek çok ev sahibi kiracı olarak bölgede yer aldı. Kiracılar kendi evlerine geçmiş olsalardı boşalan yerlere takviyeler söz konusu olacaktır. Kiracılarla ilgili çark dönmedi. Eskiden inşaatlarda çalışma süreleri sadece mesai saatlerindeydi şimdi belediyelerle birlikte karar verilerek bu süre arttırıldı. Bazı yerlerde 24 saate varan çalışmalar söz konusu.

Biraz da pandemiyi ve fiyatların artmasını fırsat bilen mal sahiplerinden insanlar mağdur oldu. Geçen sene bin liraya tutulan evi mal sahibi baktı ki, talep var iki bin lira, dedi tutuluyor, üç bin lira, dedi yine tutuluyor. Bir anda bu nedenle patlama yaşadık.

TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA KONUT FİYAT ARTIŞLARI

2020 Mart ayına kadar çarklar dönüyordu, ne zaman evlere dönüldü ve pandemi sürecinde 1,5 yıl boyunca sistem durdu, yeni yapılacak yerlerde insanların evlerden çıkması lazım ki inşaat firmaları oraya girsin yeni binaları yapsın. Bunu yapamayınca herkes sabit noktada kaldı, ama talep devam etti.

Şu an stokları inanılmaz bir biçimde tüketiyoruz. Yapılması gereken TOKİ’nin ve devletinde de müdahil olması gerekiyor. İnşaat maliyetleri de artıyor, bazen demirin fiyatı değiştiği için konutun da fiyatı değişebiliyor. Daireyi sattığı zaman yenisi yapacağı zaman maliyeti çok farklı oluyor.

Avrupa İstatistik Ofisi’nin verilerine göre, son bir yılda fiyatların en çok arttığı ülke yüzde 32 ile Türkiye, ikinci sırada yüzde 17 ile Lüksemburg yer alıyor. Üçüncü sırada Danimarka var yüzde 15,3 ile dördüncü sırada ise yüzde 12 ile Litvanya var. Bizim Avrupa birincisi gibi bir pozisyonda olmamızın nedenlerinden biri ülkemize hâlâ talep olması.”