China Daily / Wang Yukai

Çin, esasen ekonomik kalkınmayı artırmak, yüz milyonlarca Çinliyi yoksulluktan kurtarmak ve insanların yaşamları ile geçimlerini iyileştirmek için kırk yıldan fazla bir süre önce reform başlattı ve açıldı. Çin şu üç hedefe ulaştı; hızlı ekonomik gelişme, geçen yıl mutlak yoksulluğun ortadan kaldırılması ve kişi başına daha yüksek gelir.

Reform ve açılımın başladığı 1978’de, Çinlilerin yalnızca yüzde 17,8’i kentsel alanlarda yaşıyordu. Kentleşme oranı yıldan yıla hızla arttı ve sonuç olarak, bugün Çin nüfusunun yüzde 60’ından fazlası kentsel alanlarda yaşıyor. Çin artık sağlıklı bir kentleşme oranına ulaştığı için 14. Beş Yıllık Plan’ın (2021-25) odak noktası, Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Genel Sekreteri Xi Jinping tarafından 2017’de 19. Ulusal Kongre’de ortaya atılan bir kavram olan ve ilerleyen “kırsal canlandırmaya” yönelmiştir.

Çin’de geçen yılın sonuna kadar dünyadakinden açık farkla en yüksek oranla yaklaşık 840 milyon insan şehirlerde yaşıyordu ve bunların yaklaşık 160 milyonu göçmen işçiydi. Bu da muhtemelen Çin’i kentsel bir toplum haline getiriyor. Yani şimdi odak noktası, kırsal alanların yeniden canlandırılması. Ancak kırsal alanları yeniden canlandırmak için, hükümetin öncelikle kırsal alanlar ile tarım sektörünü geliştirmeye yönelik önlemler alarak kentsel ve kırsal alanlar arasındaki ekonomik eşitsizlikleri azaltması ve kırsalda yaşayanların yaşamları ile geçimlerini iyileştirmesi gerekiyor. Ve bunu başarmak için hükümetin geçmişten dersler alması gerekiyor.

Birincisi, zaman içindeki kentsel değişim, kırsal ve kentsel alanları bütünleştirmedi. Bunun yerine, mega kentlerin ortaya çıkmasına yol açtı. İkincisi, küçük şehirlerin potansiyeli ve canlılığı henüz tam olarak açığa çıkarılmadı. Buna göre, hükümet şehirlerin ve büyük kent kümelerinin ekonomik kalkınmasını artırmalıdır, çünkü küçük şehirler genel kalkınmada önemli bir rol oynar ve ilçelerin yeniden canlandırılması Çin’in modernizasyonu için elzemdir. Özellikle, küçük şehirlerin gelişiminin hızlandırılması, kırsal ile kentsel alanlar arasındaki kalkınma açığını azaltabilir ve kırsal kesimdeki insanların tekrar yoksulluğa düşmesini önleyebilir. Fikir, yaşanabilir şehirler ve kasabalar geliştirmek olmalıdır.

Yaşanabilir bir şehir, endüstrinin avantajlarını kültür, yaratıcılık, yaşanabilir bir çevre ve turizm ile birleştirmesi açısından idari bölgeden ve bir endüstri parkından farklıdır.

ÇİN’DE NÜFUSUN YÜZDE 60’INDAN FAZLASI KENTSEL ALANLARDA YAŞIYOR

Merkezi hükümet, bu tür küçük şehirlerin gelişimine büyük önem veriyor ve ülke çapındaki yerel yönetimlere 2020 yılına kadar bu tür 1000 kadar şehri büyütme talimatı verdi. Bu nedenle yerel yetkililer, bu tür yerlerin sakinlerinin akıllı bir etkileşimli ağ aracılığıyla kaynaklara ve tesislere bağlanabileceği akıllı şehirlere dönüştürmek için büyük veri, bulut bilişim ve interneti kullanmalıdır.

Diğer bir deyişle, yerel yönetimler, akıllı kentler inşa etmede kullanılan politikanın aynısını izleyerek akıllı şehirler inşa etmede en önemli rolü oynamalıdır. Yerel kültür ile gelenekleri korumak için planlar yapmalı ve yerel sakinlerin benzersiz kimliklerini kaybetmelerini önlemek için önlemler almalıdırlar. Bunu yapmazlarsa, bu şehirler beyhude projeler haline gelecektir.

Yerel yetkililer aynı zamanda yeniliğe tam anlamıyla önem vermeli ve bu tür şehirleri inşa ederken insan odaklı, şeffaf ve çevre dostu planlamaya bağlı kalmalıdır, çünkü yalnızca insan merkezli bir şehir gerçekten rekabetçi olabilir.

Akıllı şehirleri başarılı bir şekilde inşa etmek için bilgi ve iletişim teknolojisini yerel endüstriler ile eko sistemle entegre etme ihtiyacı vardır. Yerel yönetimlerin bu tür akıllı şehirler geliştirmenin amacını anlamaları da son derece önemlidir; bu, sakinlerin daha büyük bir tatmin, mutluluk ve güvenlik duygusu geliştirmelerine ve yönetişimi iyileştirmelerine yardımcı olmaktır. Akıllı şehirlerin ölçeği ne kadar büyükse, kırsalın yeniden canlandırılmasında o kadar önemli rol oynayacaklar.