Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Halk TV’de katıldığı canlı yayında, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın pandemide zor günler geçiren vatandaştan “helallik” istemesi ve bu konuda muhalefetten yükselen erken seçim çağrısına değindi.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

“Helalleşme diyor ama neyin helalleşmesi? Vatandaş sizden hibe bekliyor. Dükkânı kapattı, ‘bana yardım et’ diyor. ‘Çoluk çocuğum aç, kirayı ödeyemiyorum, faturaları ödeyemiyorum’ diyor.

Erdoğan para yok diyemez. Para var. Para yok lafını asla kabul etmiyorum. Birileri için para var. Üstelik dolar, Euro ve her türlü imkân var. Doların fiyatı yükseldiği zaman 5’li çete seviniyor.

Köprüden geçerken, tünelden geçerken dolar üzerinden para ödeyeceksin. Bunlar döviz garantili. Peki esnaf, kahveci, büfeci, taksici bunlar ne yapacak? ‘Gel helalleşelim’ diyor. Bırak kardeşim sen helalleşmeyi. Sen önce bunlara geçinebileceği bir imkân sağla, para ver. Para var ama o paranın adaletli dağıtılması lazım.

Helalleşme olayı sadece ve sadece insanları avutmak, insanların inançlarını veya duygularını sömürmek amacıyla ‘onların sıkıntılarını ben nasıl unutturabilirim’ çabası. Bu çaba beyhude bir çabadır. Bu sıkıntıları yaşayan insanlar, bu sıkıntıları unutmuyor.

Erdoğan eğer gerçekten helalleşmek istiyorsa o 5’li çeteyi parayı vermeyecek. Diyecek ki, ‘Kardeşim bana yıl sonuna kadar izin verin. Bu parayı size değil, esnafa dağıtacağım’. Bunu söyleyecek, o kadar.

“‘ESNAF NASIL OLSA BANA OY VERİR’ DİYE DÜŞÜNÜYOR”

Şöyle görüyor Erdoğan; ‘Esnaf nasıl olsa bana oy verecek’… Esnaf bana oy vereceğine göre diğerlerine parayı ödeyeyim, esnafa seçime yakın bir kıyak geçerim, hepsini unuturlar’ diye bekliyor.

2 milyona yakın esnafımız var. Bunlara 2 milyar 200 milyon lira para verecek. 21 elektrik dağıtım şirketinin fiyatlarında yüzde 17,5 indirim yaptı. Sağladığı miktar 2 milyar lira. 21 elektrik şirketi dağıtıcısına sağladığı imkânı milyonlarca esnafa vermedi.

Ne demek para yok? Para var ama siyasi tercih esnaftan, vatandaştan yana değil. Siyasi tercih daha varlıklılardan yanadır. O nedenle pandemi süreci gelir dağılımını olağanüstü bozmaya başladı.

“TÜRKİYE’Yİ SEVİYORSA SÜRATLE ERKEN SEÇİME GİTMELİDİR”

Erdoğan, Türkiye’yi seviyorsa süratle bir erken seçime gitmelidir. Türkiye’yi, insanını seviyorsa, Türkiye’yi daha perişan, daha sorunlu bir hale getirmek istemiyorsa bir erken seçime gitmek zorundadır. En büyük hakem halkın kendisi. Memnunsa zaten vatandaş tekrar seçecektir. Memnun değilse başka bir insan getirecektir. Gecikilen her günün faturası vatandaş üzerinde daha ağır bir yük bırakacaktır.”

Kaynak: Sözcü