CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ergene Nehri’nden alınan su örneğini göstererek “Nasıl olur da bu su, bu hale gelir? Bu suyu bu halden bu hale kim getirdi, kimler getirdi. Kim bu ülkeyi yönetiyor? Bu ülkeyi yönetenler nerede? Meydanlarda toplantı yapıyorlar Ergene Nehri’nin suyu içilecek hale geldi diye. Buyurun beyler için, içebiliyorsanız.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Ergene nehrinin kaynağından alınan su, içilecek su. Allah’ın bize verdiği su. Bu kirlettiğimiz su. Bizim kirlettiğimiz su. Adaleti burada görüyorsunuz. Nasıl olur da bu su, bu hale gelir? Bu suyu bu halden bu hale kim getirdi, kimler getirdi. Kim bu ülkeyi yönetiyor? Bu ülkeyi yönetenler nerede? Meydanlarda toplantı yapıyorlar Ergene Nehri’nin suyu içilecek hale geldi diye. Buyurun beyler için, içebiliyorsanız.

Eğer bir ülkede adalet varsa, can ve mal güvenliği var demektir. Kimse düşüncesinden ötürü hapse atılmaz. Kimse farklı bir şey söyledi diye üniversiteden atılmaz. Biz aklımızı kullanmayacağız da ne yapacağız? Devleti yönetenlerin adalet konusunda sorumluluğu vardır. Hz. Ali ne diyor? Devletin dini adalettir diyor. Doğru mu, doğru.

2002’de Ergene nehrindeki kirlilik için araştırma komisyonu kuruldu. CHP’li vekiller önergeyi verdi, AK Partili vekiller katıldı ve komisyon kuruldu. 2003’te rapor bitti, TBMM’de okundu ve “Gereği yapılsın” dendi. 2003, hangi yıldayız? 2021. 2003’te bu kadar kirli değildi, şimdi daha kirli.

Didim Belediye Başkanımız Deniz Atabay, Didim’e yapılan iki kuleyi yıkmak istediği için saldırıya uğradı. Onlar bizim üzerimize mafyalarla gelebilirler, Sanıyorlar ki ‘geri adım attırabiliriz.’ Ya siz Kuvayı Milliye ruhunun bu topraklardan olduğunu bilmiyor musunuz? Sizin feriştahınız gelse bize geri adım attıramazlar. Parayla tutulan adamlarda insanlık yoktur arkadaşlar. Yeraltı dünyasına teslim olmak ayrı, vatandaşın yanında olup mücadele etmek ayrıdır. Haram parayla karnını duyurmak ayrı, kul hakkı yememek ayrıdır. 19 yıldır iktidardalar, istedikleri gibi devleti yönetiyorlar. Önlerine engel çıktı mı? Hiçbir engel çıkmadı.

Kul hakkı yiyen hiç kimse CHP’ye oy vermesin. Haram oya ihtiyacımız yok. Helal oya ihtiyacımız var.

“Devlette liyakati bozduğunuz andan itibaren bürokrasiyi yapacağınız yolsuzluklara hazır hale getirirsiniz. Peki devletin tepe noktasındaki kişiler yolsuzluk konusunda bürokrasiyi yönlendirip yolsuzluğu gerçekleştirirlerse bu adalet midir? Vicdan bunu kabul eder mi, ahlak bunu kabuk eder mi? Adaletsizliğin daniskasını yazıyorlar, yolsuzluğun daniskasını yazıyorlar. Şeytanın aklına gelmeyecek yolsuzluk yöntemlerini hayata geçiriyorlar.

“İşi ehline verin diyorum. Para yetmiyor değil mi? Bir yönetim kurulu üyeliği. ‘Efendim geçinemiyorum’ bir yönetim kurulu üyeliği daha. AK Parti’ye oy veren, MHP’ye oy veren kardeşlerime seslenmek isterim; bayrak konusunda hepinizin hassasiyeti var biliyorum. Vatan konusunda hepinizin hassasiyeti var, biliyorum. Rüşvet alan bir kişi nasıl olur da Türkiye Cumhuriyeti’ni teslim edecek bir makama atanır? Nerede var böyle bir adalet? Haramzadeler eğer devleti ele geçirmişse, devleti soyulacak bir organ gibi görüyorlarsa vatan ve bayrağın hiçbir önemi yoktur onlar için. Hırsızlık mı yaptı? Tayin edersin büyükelçiliğe, biraz daha para kazansın. Rüşvetçinin büyükelçi olarak tayin edildiği başka bir ülke gösterin ya? Bir örnek. Hırsızın bayrağı temsil ettiği bir ortam olur mu ya? Böyle bir devlet olur mu, böyle bir adalet olur mu?

“128 milyar dolar gitti. Nereye gitti? ‘Bu sorulur mu?’ diyorlar. Ne soracağız? Nereye gitti bu para, bilmiyoruz. Ülkücü kardeşlerime sesleniyorum, bu mudur adalet? Sizin hakkınızı savunmak bizim görevimiz. Siyasetçinin görevi. Adımızın üzerinde belli. ‘Milletvekili’ Milletin vekili soru soramıyor.”

Kaynak: Sputnik Türkiye