Global Times / Xin Ping

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, problemlerin en kötüsünün açıkça henüz belirtilmemiş uluslararası terörist grupların komplolarının bir parçası olarak işlendiğini belirtti. Terörle mücadele operasyonunun hızla yürütülmesi ile Kazakistan’da anayasal düzen yeniden tesis edildi.

Dünya halen yeni yıl kutlamalarının tadını çıkarırken kimse on binlerce organize çetecinin en zengin Orta Asya ülkesi olan Kazakistan’ı bir gecede ülke çapında kargaşaya sürüklemesini beklemiyordu. Gerçekten de şiddet eylemlerinin artması, önceden tasarlanmış organize bir hükümet karşıtı hareketin izlerini gösterdi. Hükümet binalarının yakılması, önemli tesislerin silahlarla yok edilmesi, polise tüfekle ateş açılması, Almatı Havalimanı’nın işgal edilmesi ve uçakların kontrol edilmesi şöyle dursun; artan LNG fiyatından şikâyet eden yerel bir fabrikanın işçilerinin profesyonel olarak harekete geçmesi ve hatta binlerce insanı protesto etmeleri için ödeme yapması bile imkânsız olurdu. Kazakistan’da bir haber programı, Kırgız bir protestocunun eylemlere Kazakistan’a gitmesi için 200 dolar verilip uçak bileti alındığını itiraf ettiğini gösterdi.

ABD’NİN GÖLGESİ KAZAKİSTAN’IN HER KÖŞESİNE DÜŞÜYOR

O halde halkın ekonomik duruma karşı duyduğu öfke nasıl siyasi bir harekete dönüştü ve barışçıl bir gösteri nasıl şiddete ve isyana dönüştü? Kazak hükümetinin LNG zammını durdurmayı kabul etmesi ve gözaltına alınan kişileri serbest bırakmasına rağmen tansiyonun düşmemesi alışılmadık bir durum. Göstericiler cumhurbaşkanı ile doğrudan diyalog istediler.

Uluslararası meseleleri takip eden herkes için bir “déjà vu” duygusu var: Kazakistan’daki şiddet sahneleri, insanlara bölge ülkelerindeki “renkli devrimleri” hatırlattı. Sadece sekiz yıl önce Ukrayna’da yüz binlerce isyancı Kiev’in merkezini şiddet ve kanla harap etti. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa ülkeleri, isyancıları propaganda ve vaatlerle kışkırtırken Batı yanlısı bir rejim göreve başlayana kadar Yanukoviç hükümetini yaptırımlarla tehdit etti. Kırgızistan’da, Batı destekli Lale Devrimi’nden bu yana ayaklanmalar istenmeyen bir ziyaretçi haline geldi.

Kazakistan’da halkın duygularını yönlendirmek ve başlangıçta barışçıl protestocuları teröristlere dönüştürmek için profesyonel kışkırtıcılar tutuldu. Bu protestoculara daha sonra polisle yüzleşip önemli altyapıları işgal etmeleri için yiyecek, malzeme ve fon sağlandı. Sürgündeki muhalif lider Muhtar Ablyazov, Batılı ülkeleri savaşa katılmaya davet etmek için hareketi yönlendirirken sosyal medya paylaşımları insanları “mücadele etmeye, direniş grupları oluşturmaya ve saldırılar düzenlemeye” teşvik etti.

ABD HÜKÜMETİNDEN GELEN FONLAR TOPLUMSAL HUZURSUZLUKTA KİLİT BİR ROL OYNADI

En başından beri, olaylara yabancı güçlerin dâhil olduğu ve hatta perde arkasında manipüle ettiği konusunda çok fazla şüphe ile spekülasyon var. Batılı ülkelerin ve yabancı sivil toplum kuruluşlarının Kazakistan’daki varlıkları ve etkileri bazı ipuçları verebilir. Uzun süredir ABD’nin gölgesi Kazakistan’ın her köşesine düşüyor. ABD’nin durumun gelişeceğini öngörmüş gibi görünmesi kesinlikle tesadüf değil. Ayaklanmaların başlamasından yarım ay önce Kazakistan’daki ABD Büyükelçiliği, Nur-Sultan ve Almatı’daki gösterilerin şiddete dönüşebileceği konusunda kamuoyunu uyardı. ABD’nin sponsor olduğu bir grup sivil toplum kuruluşu, fırtına kokusu alarak hızla ülkeden çekildi.

Uluslararası Kâr Amacı Gütmeyen Hukuk Merkezi (ICNL), Kazakistan’da 38 bin aktif sivil toplum kuruluşu olduğunu tahmin ederken bunların çoğunluğunun (bazıları tarafından yaklaşık 20 bin sivil toplum kuruluşu olduğu iddia ediliyor) ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID), Ulusal Demokrasi Vakfı (NED) ve Freedom House dâhil olmak üzere ABD ve Avrupa ülkeleri tarafından hibe ve bağış yoluyla finanse ediliyor.

Örgüt tarafından yayınlanan verilere göre, bunlar arasında tek başına NED, 2020’de Kazakistan’daki sözde demokratik süreçleri ve insan hakları hareketlerini desteklemek için 1 milyon dolardan fazla harcadı. Fonlar, gençlerin sosyal ve politik süreçlere katılımını artırmak, bağımsız olduğu iddia edilen kitle iletişim araçlarını desteklemek ve Kazakistan’daki sivil toplumu korumak için kullanıldı. Eurasia Group Başkan Yardımcısı Earl Rasmussen yakın zamanda acı gerçeği söyledi: Uluslararası ivil toplum kuruluşlarından ve ABD hükümetinden gelen cömert fonlar, Kazakistan’ı saran toplumsal huzursuzlukta kilit bir rol oynadı.