CGTN / Cömert Otorbayev (Eski Kırgızistan Dışışleri Bakanı, Beijing Normal Üniversitesi Kuşak Yol Okulu’nun seçkin bir profesörü ve Nizami Gencevi Uluslararası Merkezi’nin üyesi)

İklim değişikliği konusundaki Paris Anlaşması’na göre, gezegenimiz için felaket sonuçlardan kaçınmak adına insanlığın gelecek on yılda küresel gaz salımları yarıya indirmesi ve yüzyılın ortasında da sıfıra indirmesi gerekiyor. İklim değişikliği ile mücadele konusunda ciddi olan birçok ülke çoktan karbon yakalama ve depolama (CCS) için değişik yenilikçi teknolojiler üzerinde çalışmaya başladı. Bu teknolojiler, kömür, petrol ve gaz yakma, elektrik üretimi ve hidrojen üretimi gibi en zararlı endüstrilerdeki karbondioksit salımını azaltabilir ve bu fazları atmosferden çekerek ve yeraltında ya da su altında yakarak, bu gazların birikmesini azaltabilir.

CCS süreçlerinde ilerleme sağlamak için, birkaç zorunlu işin yapılması gerekir. İlk olarak, karbon nakliyatı ile depolanması ve yeni teknolojiler için bir düzenleyici çerçeve geliştirmek için, ya doğrudan yatırımlar (bağışlar, vergi indirimleri ve yeşil bonolar) ya da salım indirimlerinin maliyetini belirleyerek (salım standartları, yakalanması ve ticareti) yatırımlar için yaratıcı bir ekonomik ortam yaratmak.

Hükümetler kirlenme düzeylerini yansıtan yüksek karbon maliyetleri uygulamaya koyarak düşük karbonlu yatırım akışlarını teşvik edebilir ve etmelidir. Karbonun fiyatını belirlemenin farklı yolları vardır. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) en ilerici CCS teşviki vergi indirimleri oldu, bu karbon yakalama ve sürekli karbon depolamayı teşvik ediyor. Diğer önlemler arasında salım kontrol sistemleri, karbon ticareti ya da ek karbon vergileri var.

Bu alanda, Karbon Fiyatlama Yüksek Düzeyli Komisyonu Paris Anlaşması ile uyumlu bir değişiklik sağlamak için 2020’de ton başına 40-80 dolarlık bir karbon fiyatı önerdi. Uluslararası Para Fonu (IMF), kısa süre önce şu anda küresel ortalama olan ton başına 2 dolardan 2030’da karbon fiyatlarını ton başına 75 dolara çıkarmayı önerdi. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre, ton başına 40 dolarlık maliyetle 450 milyon tondan fazla karbondioksit yakalamak ve depolamak mümkün olacak. Daha da önemlisi, Ekonomi ve İklim Küresel Komisyonu’na göre, enerji geçişindeki yatırımlar 2030’a kadar işlerin normal gitmesi durumunda ekonomik büyümeyi yaklaşık 26 trilyon dolar desteklemesi ve 65 milyondan fazla iş yaratması mümkün.

HÜKÜMETLER DÜŞÜK KARBONLU YATIRIM AKIŞLARINI TEŞVİK EDEBİLİR

IEA’ya göre, 2019’da toplam enerji yatırımları 1,8 trilyon dolardan fazlaydı ve koronavirüsü salgının etkisi nedeniyle 2020’de yüzde 20 oranında düştü. Bununla birlikte, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımları da düştü. Ama Küresel CCS Enstitüsü’ne göre, toplam karbon yakalama ve depolama kapasitesi 2020’de üçte bir oranında büyüdü. Fakat bu etkileyici büyüme oranı bile küresel iklim hedeflerini yakalamak için yeterli olmayacak. Küresel olarak sadece 26 ticari CCS kuruluşu var, bunların yılda karbon yakalama kapasitesi yaklaşık 40 milyon ton, bu da asıl olarak geliştirilmiş petrol üretiminden kaynaklanıyor. Ama eğer yapım halındaki ve geliştirilen projeleri de dâhil edersek. Toplam karbondioksit yakalama kapasitesi 2019’da yaklaşık yılda 85 milyon ton iken 2020’de yılda 110 milyon tonunu üstüne çıktı.

Uzmanların çoğu sıfır salımı gerçekleştirebilmek için CCS kapasitesinin 2050’ye kadar yüz kat artırılması gerektiğini kabul ediyor. Dolayısıyla, CCS’ye hızlı yatırımı teşvik etmek için daha iddialı bir politikanın zamanı geldi de geçti bile. Geçen yılın sonunda, dünya çapında inşaat halinde olan 3 ve geliştirilme halindeki 13 proje dâhil 65 CCS “ticari” proje faaliyet halindeydi.

IEA sadece 2020’de CCS projelerine yaklaşık 4 milyar dolar yatırıldığını tahmin ediyor. Rapora göre, ABD şu anda işler haldeki en çok CCS tesisine sahip ve liderliğini sürdürüyor. Örneğin, 2020’de mevcut CCS projelerine eklenen 17 projeden 12’sine sahipti. CCS ayrıca ABD’de iki partinin desteklediği benzersiz bir alan haline geldi. Buna ek olarak, ABD Enerji Bakanlığı geliştirilme halindeki CCS projelerin sayısını artırdı ve 2020’de ortak finansman anlaşmalarına 270 milyon dolardan fazla katkıda bulundu ya da vaatte bulundu.

Avrupa Birliği (AB) salım ticareti planına göre karbon fiyatlarındaki artışa ek olarak, Avrupa Komisyonu bu ay Yenilik Fonu aracılığıyla 10 milyar Euro’luk yeni CCS’ler geliştirmek için bir yarışla ilan etti. Kanalın öteki yakasında İngiltere hükümeti kasımda, kilit maddelerinden biri olarak CCS’yi de içeren 10 maddelik bir sıfır-geçiş planı açıkladı.  Açıklama, 2030’da yıllık 10 milyon ton karbondioksit depolamak için CCS altyapısının desteklenmesi için 1 milyar sterlin (14,1 milyar dolar) fon ayrılmasını da içeriyor. Bu dünyanın herhangi bir yerinde ulaşılan ilk sayısal depolama hedefi oldu. İki yıl önce AB ve İngiltere Londra Protokolü’nün kabul edilmesi ile bağlantılı olarak düzenleme alanında gerekli bir dönüm noktasını aştı. Bu ara çözüm karbondioksitin ülkeler arası nakliyesine izin veriyor.

Elektrifikasyon, hidrojen ve sürdürülebilir biyoenerjinin yanı sıra, yeni karbon yakalama ve depolama teknikleri gezegenin dengesinde kritik bir rol oynayacak. Bu teknoloji grubu hem salımların doğrudan azalmasına hem de atmosferden karbondioksitin silinmesine katkıda bulunacak. Teknolojinin yüksek maliyeti ve özel sektörün CCS konusunda geniş ölçekli araştırma ve geliştirmeye girişme yeteneğinin olmamasını dikkate alarak, hepimiz önde gelen ülkelerin hükümetlerinden gerçek bir liderlik bekliyoruz. Yığınak ve gecikme için gerçekten zaman yok.