CGTN / Thomas O. Falk

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) çok iyi bilinen bir tepkidir; masum insanların kitlesel olarak öldürülmesi ve politikacıların hangi partiden olduklarına bağlı olarak, ya silahların yasaklanması çağrısı yapması ya da genel olarak katı yasalar ya da basitçe dua etmesi. Bu arada değişiklik asla gerçekleşmez. Başkan Joe Biden’ın katliamı sona erdirme girişimi de hiçbir paradigma değişimi başlatmayacak.

ABD, 10 kişinin öldüğü Colorado ve 8 kişinin vurularak öldürüldüğü Georgia dâhil yeni bir silahlı saldırı dalgası yaşıyor. Bir kez daha politikacılar üzerindeki baskılar artarken, seçim kampanyası sırasında, “uluslararası utanç” dediği sık sık olan saldırılar sorununu ele alma sözü veren Başkan Biden idari bir karar yayınlayarak, silah sahibi olma konusunda katı önlemler getirmek istiyor.

Bunun asıl amacı kolayca kurulabilir ateşli silah dolaşımını engellerken tüfekler gibi silahlar için kullanılabilecek özel destekler için kayıt zorunluluğu getirmek. Biden ayrıca eyaletlere ve Kongre’ye sonunda katı yasalar getirmeleri için de başvurdu.

ABD’de silah sorunu köklü bir sorun ve bir doğru ya da yanlış meselesi olmaktan çok bir yaşam biçimi olmaya devam ediyor. Her şeyden öte, silah taşıma hakkı birçok Amerikalı için kutsal ve Anayasa’nın ikinci eki ile verilmiş bir hak. Bu hak, antik çağlardan kalma, insanın hükümet ya da başka mütecavizlerin tiranlığına karşı ülkeyi savunmaya hazır ve donanımlı olması gerektiği inancına kadar geri gidiyor.

ABD’DE SİLAH SORUNU GEÇMİŞE DAYANIYOR

Silahlı saldırıların şaşırtıcı sıklığı ve hiçbir İngiliz Kralı ya da Kraliçesi’nin ABD topraklarını yakın zamanda işgal edecek olmamasına rağmen, Amerikalılar özellikle iki sorunlu ilke ile yaşamaya devam ediyor:

İlk olarak, silahlar insanları öldürmez. İnsanlar, insanları öldürür. İkincisi, silahlı kötü bir kişiyi durdurmanın tek yolu silahlı iyi bir kişidir.

Bu ABD’de gerçeklik ile algı arasındaki kendine özgülüğün bir yansımasıdır. Ateşli silahlardan kaynaklanan ölümler gerçekten gündelik hayatın normali. 2018’de, ABD’de 39 bin 740 kişi ateşli silahla öldürüldü, her gün 109 kişi. 2021’in bu dört ayında ateşli silahların kullanıldığı şiddet olaylarında 11 bin kişinin öldüğü tahmin ediliyor.

Bunların içinde intiharlar ve çete bağlantılı olayların da yer aldığını ileri sürerek bu rakamları rasyonalize etmek isteyenler olabilir. Yine de, silah kullanılması nedeniyle çok fazla Amerikalının öldüğü inkâr edilemez.

Sadece insanların elindeki silahların sayısı dikkate alındığında, buna şaşmamalı. İnsanların elindeki silahlarla ilgili tahminler 350 milyona kadar çıkıyor, bu ABD’de yaşayan insanların sayısından fazla ve dünyadaki toplam özel silah sayısının yüzde 40’ına eşit. Ne yazık ki, bu sadece son birkaç yılda kötüleşen bir eğilim. Amerikalılar ne zaman ülke siyasi karışıklıklarla karşı karşıya gelse yeni ya da ek silah satın alma eğilimi gösteriyor.

Ek silah satın alma eğilimi, Covid-19 salgınının ortaya çıkmasından sonra ve Joe Biden Kasım 2020’de başkanlık seçimini kazandıktan sonra görüldü. Bu önceki yıllara benziyor. Şimdi Biden gibi, Başkan Obama da güçlü silah düzenlemelerinden yanaydı. Obama’nın 2008’deki zaferinden sonra Amerika’da silah satın alımları roket hızıyla yükselmişti. Gerçek şu ki, silah aşkı, bütün vahşetlerine rağmen, Amerikalıları asla terk etmiyor.

“SİLAH TUTKUSU” AMERİKALILARI TERK ETMİYOR

Senato’daki Demokrat çoğunluğun yasa değişikliği sağlayacağına inanan herkes Demokratların, silah satın alacak kişinin geçmişinin kontrol edilmesini amaçlayan son zamanlardaki yasa önerisinin da başarısız olduğu gerçeği ile yüz yüze bulur. Yasa tasarısı Temsilciler Meclisi’nden geçerken, Senato’da kanunun geçmesini önlemek için sürekli konuşmalar yapan Cumhuriyetçileri durdurmak için gereken 60 oyu bulamadı. Ve Kongre’de bir uzlaşma olsa bile ki çok ihtimal dışı, kabul edilen ve sonunda Joe Biden tarafından imzalanan herhangi bir ciddi yasa İkinci Değişiklik uyarınca silah hakkı destekçileri tarafından Yüksek Mahkeme’ye götürülecektir. Joe Biden’ın çabaları ve idari kararları böylece, en iyi durumda, kozmetik düzeltmeler haline gelecektir.

Ama buna şaşmalı mı? Son saldırılar dikkate alındığında, ama özellikle Orlando’daki Sandy Hook’daki gece kulübü ya da Las Vegas’taki saldırılar düşünüldüğünde, silah savunucularının sonunda gerçekle yüzleşmeleri için ne yapmaları gerektiği sorusu akla geliyor? Ne yazık ki, yanıt, hiçtir. Sadece sınırlara erişildiği için değil, fakat bundan sonra ne olacağı, nerede silahlı saldırı olacağı ve kaç tane masum insanın silahlı şiddetin kurbanı olacağının önemli olmadığı için. Eğer 20 ilkokul öğrencisi ve 6 öğretmenin öldürüldüğü Sandy Hook katliamı değişikliğe yol açamamışsa, Joe Biden’ın son girişimi de bir şey yapamayacaktır.