Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın 1,9 trilyon dolarlık Covid-19 yardım paketi önerisi Senato’da onaylandı. ABD tarihindeki en büyük teşvik paketi 11 saat süren oturumun ardından 49 Cumhuriyetçi oyuna karşı, 50 Demokratik oyu ile kabul edildi.

Biden, salgının ardından ekonomiyi harekete geçirmek zorunda ve bu yardım paketi ile büyük bir adım atmış gibi görünüyor. Kimi uzmanlar, Biden’ın bu girişimini riskli buluyor hatta öyle ki, 2022’deki ara seçim öncesinde Biden’ın tasarrufa gidebileceği ve Demokrat Parti’nin Kongre’deki gücünü kaybedebileceğine dek uzanan tahminler yapılıyor.

Covid-19 yardım paketi, Senato’daki Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında uzun süredir tartışılıyordu. Senato’da bulunan tüm Cumhuriyetçilerin karşı çıkmasına rağmen oylamada bulunmayan 1 Cumhuriyetçi senatörün oy kullanamaması nedeniyle zafer Demokratların oldu. Senato, koronavirüs yardım planını onaylayarak Kongre’yi, Başkan Biden ve Demokrat müttefiklerinin Büyük Buhran’dan bu yana en kötü ekonomik krize hızlı ve eşit bir iyileşme sağlama yönündeki seçim sözünü yerine getirmeye bir adım daha yaklaştırdı. Paket, ABD tarihindeki en büyük kurtarma önlemlerinden biri sayılacak.

ABD TARİHİNDEKİ EN BÜYÜK KURTARMA ÖNLEMLERİNDEN BİRİ

Yeni mali teşvik tasarısına göre, işsizlik yardımı haftalık 300 dolar olarak belirlendi. Bunun yanı sıra, kriterlere uyan kişilere de 1.400 dolarlık nakit para yardımı yapılacak. Pakette en çok tartışılan konuların başında kira desteği geliyordu. Pakete göre, kirasını ödeyemeyenlere yönelik icra ve çıkarma yasağının eylüle kadar uzatılması öngörülüyor ve bunun yanında, düşük gelirli hanehalkları için kiralarının ve konut kredilerinin ödenebilmesi amacıyla 45 milyar dolarlık bir bütçe planlanıyor. 18 yaş altı çocuğu bulunan ailelere 1 yıl her ay yardım yapılması da yine önemli konulardan.

ABD’de salgınla mücadelede son günlerde aşılama hızlı şekilde gerçekleşiyor, yeni yönetim göreve geldikten sonra aşılamada ciddi bir yol katedildi. Paket kapsamında Covid-19 aşı ve test imkânlarının artırılmasına 70 milyar dolar ayrılacak. Geçen hafta onaylanan Johnson&Johnson aşısıyla birlikte ABD’de günde 2 milyon kişi aşılandı, Joe Biden’ın göreve gelirken verdiği bir söz vardı. Biden, ilk 100 gün içinde 100 milyon doz aşının yapılacağını söylemişti, ilk 100 gününü 30 Nisan’da tamamlayacak ve şimdiden 54 milyon kişinin aşısı yapıldı. Biden, sözünü tutacak gibi görünüyor.

Pakette dikkat çeken bir diğer başlık; eğitim. Bu başlık altında okul ve üniversitelerin yeniden açılması için finansal destek verilecek. Yine pakete göre, küçük işletmelere ve belirlenecek bazı sektörlere hibeler dağıtılacak ve yerel yönetimlere finansal destek verilecek. Pandemiden büyük zarar gören hava yolu şirketleri için de bir adım atıldı; pakette belirlenen koşulları karşılayan hava yolu şirketlerine 14 milyar dolar, hava yolu tedarikçilerine 1 milyar dolar, havalimanları için de 8 milyar dolar ayrıldı.

ABD’DE YAKLAŞIK 29 MİLYON KİŞİ YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA

Eski ABD Başkanı Donald Trump, Mart 2020’de 2,2 trilyon dolarlık, ABD tarihinin en büyük ekonomik teşvik paketini onaylamıştı. Geçen cumartesi Senato’da onaylanan paket, miktar bakımından Mart 2020’deki pakete yakın ve salgının başlangıcından bu yana Kongre’de kabul edilen 6’ıncı fakat aynı zamanda her iki partinin de desteğini almadan çıkan ilk paket oldu. Yönetiminin ilk yasama zaferini kutlayan Biden, “Amerikan halkına yardımın yolda olduğuna söz verdim. Bugün, bu sözü yerine getirmek için dev bir adım daha attığımızı söyleyebilirim. Bu plandaki kaynaklar, aşıların üretimini ve dağıtımını hızlandırmak için kullanılacak, böylece her Amerikalı aşıyı bir an önce yaptırabiliriz.” dedi.

Senato’da kabul edilen yardım paketi onaylanması için Temsilciler Meclisi’ne gönderildi. Demokratların çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisi’nin yasayı kısa sürede onaylayarak imza için Biden’a göndermesi bekleniyor. Biden da cumartesi günü yaptığı açıklamada tasarının Temsilciler Meclisi’nden hızlıca geçmesini, böylece imzalayarak yasalaştırabilmeyi ümit ettiğini söyledi.

Cumhuriyetçiler, ekonomiyi canlandırmak adına önceki teşvik paketlerini büyük ölçüde destekledi. Fakat son paket için aynı fikirde değiller zira Beyaz Saray’a Demokrat yönetimin gelmesi ve Kongre’nin iki kanadında da Demokratlar’ın kontrolü ile bu son teşvik paketini çok pahalı buldukları gerekçesiyle eleştiriyorlar.

“ULUSLARARASI TOPLUM ABD’YE YENİDEN GÜVENEBİLİR Mİ?”

Covid-19 salgınının ABD ekonomisine yıkısı etkisi oldu. Biden geçen ay bir konuşmasında, insanların geçim sıkıntısı çektiğini, intiharlar ile aile içi şiddetin artığını ve pek çok insanın umudunu kaybettiğini aktarmıştı.

İşsizlik konusunda açıklanan verilere baktığımızda ise, ülke genelinde pandeminin yarattığı ekonomik gerileme nedeniyle şu an yaklaşık 16 milyon kişi işsizlik yardımı alıyor, yaklaşık 29 milyon kişinin de yoksulluk sınırının altında olduğu belirtiliyor. Ekonomik zorlulardan en fazla etkilenenler; azınlık gruplar, düşük gelirli aileler ve kadınlar. İş kaybı, siyah ve Latin çalışanlar arasında beyaz Amerikalılar’a kıyasla daha fazla. Donald Trump döneminde salgına kadar olan süreçte ekonominin gücüne sıklıkla vurgu yapılır ve eski başkan her defasında ekonomik verilerle övünürdü. Ancak pandeminin ortaya çıkışı ve uzun süre Trump’ın durumu ciddiye almaması, binlerce kişinin hayatını kaybettikten sonra atılan adımların da yeteriz oluşu ve bir yönetim krizi yaşanması ABD’yi bugüne getirdi. Bunun bedelini ABD halkı çok ağır ödedi. Pandemi öncesinde tasarruflar yatırımları gölgede bıraktı, ücretler düştü ve tüketim azaldı. Salgınla birlikte gelen kısıtlamalarla hem arza hem de talebe ağır bir darbe indi.

Biden yönetimi, sorunlar içinde mücadele eden bir ülke ile karşı karşıya. “Daha İyisini İnşa Et” mottosuyla seçim kampanyasını yürüten Biden’ın öncelikleri arasında Covid-19 ve ekonomide oluşturduğu ağır tahribatla mücadele vardı. ABD’nin ekonomik durumu, küresel iyileşmeye doğrudan bağlı. Ayrıca ABD, Covid-19 sürecinde ortaya çıkan dünya çapındaki ekonomik enkazın kaldırılmasında büyük potansiyele sahip. Bu potansiyelin gerçekleşip gerçekleşmemesi Biden hükümetinin atacağı adımlarla ilgili. Ekonomiden söz edildiğinde sıklıkla Biden’ın ekonomi ekibinin büyük bölümünün tecrübeli bireylerden oluşmasının önemine dikkat çekiliyor. Çünkü ekibe olan güven, ABD ve dünya ekonomisinin toparlanma süresinin kısalması konusunda büyük bir kitle için umut verici.

Peki, tüm bunlar ışığında, “Uluslararası toplum ABD’ye yeniden güvenebilir mi?” ya da “Joe Biden bu güveni geri getirebilir mi?” Bu iki soruya yanıt vermek şu an mümkün olmasa da görünen o ki, sorulara yanıt arayanların sayısı azımsanmayacak kadar fazla.

Tuğçe Akkaş