China Daily

Nisan ayı başı itibarıyla Japonya’daki Fukushima Nükleer Santrali’nde tanklarda depolanan nükleer atık bulaşmış su miktarı 1,25 milyon tona ulaşırken, halen radyoaktifli su miktarı günde 140 ton artıyor.

Mart 2023’te radyoaktifli su miktarı hacminin, Japonya’da proje için yapılan mevcut su tanklarının üst sınırı olan 1,37 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Ancak Japon hükümetinin, radyasyon seviyesini uluslararası standartların altına seyrelttikten sonra suyu okyanusa bırakma kararı tüm dünyanın dikkatini çekmeyi hak ediyor.

Nükleer santralin işletmecisi Tokyo Electric Power Company’ye göre, trityum hariç radyoizotopların büyük bölümü ortadan kaldırılabilir ve bu suyun denize boşaltılması deniz çevresini kirletmeyecektir.
Bununla birlikte, farklı ülkelerden nükleer biyokimyasal koruma uzmanları, mevcut teknolojiyle kirlenmiş sudan bütün radyoizotopları temizlemenin neredeyse mümkün olmadığını ve trityum yoğunlaşmasını Japonya’nın “ulusal standardından” düşük yapmanın radyoaktif elementlerin yok edileceği anlamına gelmediğini söylediler.

Kirlenmiş suda birçok radyoizotop türü var ve bazı kısa ömürlü atom izotopları kaza meydana geldikten sonra 10 yılda kaybolabilir. Ancak bazı izotopların yok olması on binlerce yıl veya hatta yüz binlerce yıl alabilir.

KİRLİLİĞİN NE KADAR SÜRE DENİZ ÇEVRESİNİ ETKİLEYECEĞİ BİLİNMİYOR

Alman uzmanlar, Japonya’nın okyanusa boşalttığı kirlenmiş suda bulunan radyoaktif maddelerin 57 gün içinde Pasifik Okyanusu’nun büyük bölümüne yayılabileceğini ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Kanada yakınındaki suların üç yıl içinde kirleneceğini tahmin ediyorlar.

Radyoizotopların kalanları suda yaşayan canlıların gıda zincirinde birikecek ve böylece insanlara geçecek. Kirliliğin ne kadar süre deniz çevresini etkileyeceği bilinmiyor ve radyoaktifli su denize boşaltıldığında yayılma hızı, etkileri ve çevresel riskler kontrol edilemez durumda olacak.
Diğer bir ifadeyle radyoaktifli su denize boşaltıldığı için küresel ekolojiye ve çevreye etkisi kaçınılmaz olacak ve tüm dünya bunun bedelini ödeyecek.

Japonya nükleer atık bulaşmış suyu depolamak için daha fazla tank inşa edebilir veya ABD’nin, 1979 yılında Three Mile Adası’ndaki nükleer santralde meydana gelen erime kazasında atık suya yaptığı gibi havaya buharlaştırabilir.

Kirlenmiş suyu okyanusa boşaltmak Japonya için en ucuz seçimdir. Ancak dünya için en pahalısı olduğunu kanıtlayacak.