İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, HaberTürk özel yayınında, açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Güneydoğu’ya en fazla giden politikacılardan biri olduğunu belirten Akşener, “2017 referandumunda ben o bölgede çalıştım, bugünle o günler arasında müthiş bir ekonomik gerileme var. Pandemide herkesin problemi var fakat bir nesli kaybediyoruz. Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden interneti, tablet ya da bilgisayarı olmadığı için eğitim alamayan binlerce çocukla karşılaştık.” değerlendirmesinde bulundu.

Vatandaşların, sorunlarının dile getirilmesini istediğini ve kavgadan bıktığını aktaran Akşener, şunları kaydetti:

“‘Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile ilgili ne düşünüyorsunuz’ diye soran olmadı. Ben bunun altını çize çize anlatıyorum. Vatandaş anladı, ama kendini kanaat önderi sananlar anlamıyor. Bana PKK’lı dendi daha ötesi var mı? Bizim arkadaşlarımız sürekli gagalanmaktan yorgunlar. Bu parmak sallayan son derece saygısız tavırdan rahatsızlar. Biz, bir ittifak yaptık. 24 Haziran’daki ittifakta Saadet Partisi, Demokrat Parti, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) vardı.”

Kanaat önderlerinin Millet İttifakı ile Cumhur İttifakı’nı karıştırdığını ifade eden Akşener, “Bir tarafta HDP’yi koruduğunu iddia eden bir kesim var. Daha doğrusu Kürtleri koruyup tanzim etmeye çalışan bir kesim var, Türk olan. Kürtlere bir de parmak sallayan kesim var onlar da Türk.” görüşünü dile getirdi.

Akşener, “24 Haziran’da Fox televizyonunda Sayın Buldan çıktı faili meçhulcü olduğumu, katil demedi de tarif etti. Eşinin öldürülmesinde azmettirici olduğumu söyledi. Genç bir kadınsınız, hamilesiniz, eşiniz öldürülmüş. O günün İçişleri Bakanı’nı, Genelkurmay Başkanı’nı, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı’nı bilirsiniz, çünkü eşinizin faillerinin bulunması için onlara gidersiniz. Bilmemesi yanlış, bilip, ‘bilmiyorum’ demesi iki kere yanlış.” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajına da değinen Akşener, şöyle devam etti:

“Arkadaşlarım, İmamoğlu’nun söyleminde ikimizin isminin aynı yerde geçmesinden rahatsızlar. Çok değer verdiğim bir siyasetçi aradı dedi ki, ‘Sizi üzdüler.’ dedi. Ben de dedim ki ‘Alışkınım.’ Siyasette özen göstermek gerekir, empati yapmak gerekir. Pervin Buldan Hanım’la ağaç dikmesine yönelik bizim partimizden incitici bir cümle çıktı mı? Hayır. Benim gönlümün alınma ihtiyacı yok, Sayın İmamoğlu, Millet İttifakı’nın belediye başkanı, aynı zamanda CHP mensubu. İstanbul’a hizmet konusunda bizim de ortak sorumluluk alanımızı oluşturuyor. ‘Küstüm ver misketlerimi’ gibi bir durum yoktur, fakat empati olmasının önem arz ettiği bir durum ortaya çıktı.” 

“ÇİRKİN VE PİS BİR DİL VAR”

Meclis’e gelen fezlekelere de değinen Akşener, fezlekelerle ilgili CHP’nin ne yapacağının merak edilmediğini, ancak kendilerininkinin merak konusu olduğunu vurguladı.

Meral Akşener, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Niye biz merak ediliyoruz? Bize bir taciz var. Ben o 10 milletvekillerinden olsaydım, arkadaşlarımı toplar, ‘hadi istifa ediyoruz’ derdim. Çünkü istifalar, Meclis’te oylanır, bakalım Cumhur İttifakı o istifaları getirip oylar mı? Bizim HDP’ye karşı tutumumuz belli, tanımımız belli. HDP’nin PKK ile olan ilişki biçimine mesafe koyması gerektiğini, bu mesafeyi tescil etmesi gerektiğini, Türkiye’nin partisi olma yolunda yürümesi gerektiğini herkes söylüyor, biz de söylüyoruz. Çirkin ve pis bir dil var. Bir genel başkan yardımcısı, HDP’ye oy veren insanlara beddua etti. O insanlardan özür dilenmesi gerekiyor.” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan Ekonomi Reform Paketi’ne ilişkin görüşlerini de dile getiren Akşener, “Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı paketin ardından piyasaların bunu satın almasını beklerdim, Damat Bey’inki gibi bunu da satın almadılar. Ekonomideki bu bakış açısının sebebi de güven kalmadığıdır. Bunun için demokrasi lazım, adalet, liyakat birçok şey lazım.” açıklamasında bulundu.

PARLAMENTER SİSTEMLE İLGİLİ ÇALIŞMALARI

Kendilerinin ve diğer muhalefet partilerinin parlamenter sisteme dönüşle ilgili çalışmaları olduğunun altını çizen Akşener, şunları paylaştı:

“Ali Babacan ve arkadaşları ile de konuştuk, her siyasi parti bir çalışma içerisinde. Gelecek Partisi’nin hukuk üzerinden bir tasarımı var. CHP ile irtibatımız oldu. Bizimki bir sistem tasarımı, yani ‘anayasanın şu maddesinde değişiklik yapıyoruz’ demiyoruz. Onu tek başına bizim önermemiz mümkün değil. Bizimki, cumhuriyetin kuruluş aşamasında bir sistem tasarımı var yani Danıştay nasıl bir pozisyonda, Sayıştay nasıl bir pozisyonda, Yargıtay nasıl bir pozisyonda olacak, Cumhurbaşkanlığının pozisyonu ne olacak, Başbakanlığın pozisyonu ne olacak… Biz vesayet ortaklarının nasıl önüne geçeceğimizi bu sistemi tasarlarken ortaya koyduk. Bu kadar siyasi yapı diyor ki, cumhurbaşkanlığı sistemi Türkiye’yi iyiye götürmüyor. Hepimizin istediği eksiğini gediğini giderdiğimiz bir parlamenter sistem.”

Planlarının hazırlandığını ve bir noktaya getirildiğini belirten Akşener, “Elbette eksiği gediği vardır. En iyi ortak aklı çalıştıracağımız bir sistem. Bunun içinde keşke Sayın Erdoğan’ın partisi de olabilse. Bu kadar geziyorum, kendi şahsıma yönelik buradan bir cumhurbaşkanlığı adaylığı çıkarmak gibi bir düzeneği çalışma davranışım yok. Hepimize sorulsa, ‘cumhurbaşkanı seçilmeyi ister misin?’ elbette isteriz, çok şerefli bir şey ama ‘ben aday olurum’ yolunda bir çalışmam yoktur. Seçmenin, ‘bununla biz yol yürüyebiliriz’ dediği bir insanla yürümesi faydalı olacak ama bunu kimseyle görüşmedim. Çünkü bugünden bunların konuşulmasının doğru olmadığına inanıyorum.” diye konuştu.

Ümit Özdağ’ın istifasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Akşener, şu görüşleri dile getirdi:

“Ben istifa eden hiçbir arkadaşımızın arkasından hakaret eden bir söz söylemedim. Sayın Özdağ istifa ettiği andan itibaren, ben saygı duyuyorum. Sayın İnce’nin ayrılmasıyla ilgili hiçbir kelimem olmadı. Bir yola çıktı, kendilerine başarılar diliyorum. Vatandaş hepimizi tartacak. Sayın Özdağ, partimizin, Millet İttifakı’nın içinden ayrılması gerektiğini, gelecek seçimde yalnız başına girmesi gerektiğini söyleyerek eleştirdi. Sayın Özdağ’ın ve arkadaşlarının kuracağı parti sanıyorum ne Cumhur İttifakı’nda ne Millet İttifak’ında olacak. Benim milletime borcum var, ödemeye çalışacağım, ödeme gayreti içerisinde olacağım, bunun samimiyetinin anlaşılması için de bir şey istememeniz lazım, milletvekilliği de dâhil.”