China Daily / Li Yan

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya başkanlarının Temmuz 2018’den bu yana ilk yüz yüze görüşmeleri olumlu işaretlere rağmen herhangi bir atılım üretmedi. Yine de birçok gözlemci Joe Biden-Vladimir Putin görüşmesinin ABD-Rusya ilişkilerinin daha da kötüleşmesini engellediğine hatta gelecekte ikili ilişkilerin istikrarlı biçimde gelişmesine ve iş birliğine yol açabileceğine inanıyor.

Hatta bazıları iki başkanın ortak bir açıklama imzalayarak nükleer silahların kontrol edilmesine bağlı olduklarını, stratejik iş birliğini sağladıkları ve Yeni START Anlaşması’nın süresini artırdıkları dikkate alınırsa, rekabet ve kısmi iş birliğinin karışımıyla nitelenen yeni bir ilişkinin gelişebileceğini söyledi. Ortak açıklamada iki ülkenin “yakında birlikte planlı ve sağlam bir tümleşik ikili Stratejik İstikrar Diyaloğu’na girecekleri. Bu diyalog yoluyla, gelecekteki silahların kontrolü ve risk azaltıcı önlemlerin temelini atacakları” belirtildi.

Görüşme ABD-Rusya ilişkilerinde yeni bir dip noktasının yaşandığı bir dönemde, 16 Haziran’da Cenevre’de yapıldı. 2014’teki Kırım olayları ABD-Rusya ilişkilerine büyük bir darbe vururken, Doğu Ukrayna, Suriye krizi, Rusya’nın 2016 ABD Başkanlık seçimlerine müdahale iddiası, siber güvenlik, Beyaz Rusya’nın uçak kaçırması ve buna benzer konulardaki anlaşmazlıklar ilişkileri daha da kötüleştirdi.

Önceki Barack Obama ve Donald Trump yönetimlerinin ABD-Rusya ilişkilerine “reset atmakta” başarısız olmasına rağmen, Biden’ın başkan seçilmesi iki tarafa gerginlikleri azaltmak için yeni bir fırsat verdi. Bütün bunlarla birlikte, Covid-19 salgını, büyük güçler arasındaki ilişkileri giderek yeniden şekillendiren bir küresel dönüşümü hızlandırdı. Çin, ABD, Rusya ve Avrupa Birliği (AB) arasındaki karmaşık ilişkiler Biden ile Putin’in görüşmeyi kabul etmesinde rol oynamış olabilir.

ABD-RUSYA İLİŞKİLERİ REKABET VE İŞ BİRLİĞİ ÇERÇEVESİNDE BELİRLENECEK

Yine de özellikle Washington’ın hem Beijing hem de Moskova’yı rakip ilan etmesi iki komşuyu müttefik olmamalarına rağmen yakınlaştırdığı için, ABD-Rusya ilişkilerinin yumuşaması “her zamankinden iyi” Çin-Rusya ilişkilerini etkilemeyecektir. Ayrıca, eğer ABD ve Rusya herhangi bir ilerleme kaydederse, bu küresel sıcak sorunlar konusundaki ortak hedefler ve ortak endişelere dayalı olacaktır.

Washington için, istikrarlı bir Rusya-ABD ilişkisi Avrupalı müttefikleri ile ilişkilerini onarma ve Çin’le mücadelede kullanacağı kaynakları tasarruf etmek için daha fazla alan sağlayacak. Aslında, Biden Putin ile görüşmeden önce ABD-AB, G7 ve NATO Zirvesi’ne katıldı ve buralarda ABD’nin müttefiklerinden, ABD Geçici Ulusal Güvenlik Stratejisi Yönergesi’ne göre “ekonomik, siyasi, askeri ve teknolojik gücünü istikrarlı ve açık bir uluslararası sisteme karşı sürdürülebilir bir tehdit yöneltmek için bir araya getirebilme gücüne sahip tek rakip” olan Çin’e karşı sert bir tutum benimsemelerini istedi.

Belki de Biden, sırf Çin ve Rusya’ya aynı anda meydan okumak ABD’nin çıkarına olmadığı için Rusya ile ilişkileri iyileştirmek istiyordur. Bunun yanı sıra, Rusya’nın iş birliği olmadan ABD, İran’la nükleer anlaşma, Suriye krizi ve Afganistan karmaşası gibi küresel sorunları çözemez.

Rusya için ise ABD ile yakınlaşmak hem stratejik hem de ekonomik olarak faydalı olabilir. ABD ve birçok AB üyesi ülke Rusya’ya karşı çıkmak söz konusu olduğunda aynı safta olduğu için, Rusya-ABD ilişkilerinin yumuşaması daha iyi AB-Rusya ilişkilerine neden olabilir.

RUSYA’NIN İŞ BİRLİĞİ OLMADAN ABD KÜRESEL SORUNLARI ÇÖZEMEZ

Rusya, Doğu Avrupa’dan Kuzey Asya’ya uzanan dünyanın en büyük ülkesi olarak sınırlarında güvenlik ve istikrara büyük önem veriyor. Ayrıca, ABD-Rusya ilişkilerinin iyileşmesi Rusya ekonomisini çok etkileyen Batı yaptırımlarının kaldırılmasına ve böylece Rusya için büyük ekonomik güvenlik ve toplumsal istikrara yol açabilir. Aynı şekilde, Rusya, zirveden önce ve sonra Washington’ı iç ve dış politikaları konusunda eleştirmesine rağmen, Cenevre’de ABD ile ilişkilerini yeniden başlatmaya çalıştı. Ancak, iki taraf muhtemelen küresel manzaranın hızlı değişmesi dikkate alınırsa stratejik planlarına bağlı kalacaklar. Bu haliyle, ABD-Rusya ilişkileri hem rekabet hem de iş birliği tarafından belirlenecek.

Bunlara ek olarak, iki ülkenin zirvede Ukrayna meselesi ve insan hakları sorunları gibi merkezi sorunlarını ele alamaması gerçeği iş birliklerini engelleyebilir. Yine de iki lider gerginlikleri azaltma ile nükleer silahların yayılmasını önleme ve Kuzey Kutbu’nun keşfi konusunda birlikte çalışma isteklerini ortaya koydular.

İki tarafın diyaloğa girmiş olması ve Biden’ın daha fazla stratejik fayda elde etmek için bazı merkezi olmayan ABD çıkarları konusunda yumuşak davranma eğilimi Washington’ın Moskova ile ilişkilerini iyileştirmek için daha somut adımlar atabileceğini gösteriyor.