Hüseyin Şuekinci’nin hazırlayıp sunduğu Spor Hikâyeleri’nin bu haftaki konuğu, Uluslararası Tekerlekli Sandalye Basketbol Hakemi Münir Gökmen oldu.

Aynı zamanda şehit torunu olan Münir Gökmen ile İstiklal Marşı’nın kabulünün 100. yılında İstiklal Marşı’nın şairi Mehmet Akif Ersoy’un bilinmeyen yönlerini konuştuk.

“MEHMET AKİF MÜCADELECİ OLUŞUNUN YANINDA YENİLİKLERE AÇIK BİRİYDİ”

Münir Gökmen’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Mehmet Akif içinde bulunduğu dönemde iyi bir eğitim almış. Türkçenin yanı sıra Arapça, Farsça ve Fransızcaya da hakim. Mehmet Akif Ersoy’un yeniliklere hep açık olduğunu görüyoruz. Bunun nedeni de çok yönlü oluşundan kaynaklanıyor. Aynı zamanda mücadeleci bir kişiliğe de sahip.

Akif’in özellikle okul yıllarında spora olan merakına şahit oluyoruz. İyi bir yüzücü, bir dönem güreş yapmış. Çok fazla bilinmez, iyi bir uzun yürüyüşçü. Aynı zamanda koşucu ve gülle atmacı. Özetle aslında o dönem olsaydı, pentatlon, triatlon gibi çok yönlü spor yarışlarına rahatlıkla katılabilecek özelliklere sahip.

ŞİİRE MERAKI RÜŞDİYE MEKTEBİNE GİTTİĞİ YILLARDA BAŞLAR

Mehmet Akif, çok iyi bir öğrenciydi. Gerek Rüştiye’de gerekse Mülkiye’de sınıfının hep 1.’si olmuştur. Hangi işi yaparsa en iyisini yapan insanlardan biri. Bu çok önemli bir özellik. Türkçeye çok hakim olduğu için mezun olduğu okulda Türkçe öğretmenliği yapmış. Şiire merakı çocuk yaşlarda başlar. Baştan sona okuduğu ilk şiir kitabı, Fuzuli’nin “Leyla ile Mecnun Mesnevisi” olduğunu biliyoruz. 

İYİ BİR HATİP

Mehmet Akif Ersoy, 6 Şubat 1920’de Balıkesir’deki Zağnos Paşa Camii’nde verdiği hutbe başta olmak üzere hem verdiği hutbeler hem de şiirlerinin yanı sıra değişik mecralarda çıkan yazılarıyla Kurtuluş Savaşı mücadelesinde büyük hizmetleri olmuştur. Kurtuluş savaşının haricinde Balkan ve Çanakkale Savaşları’nda değişik görevlerde bulunmuş. 

*Münir Gökmen ile yapılan röportajın tamamını ve İstiklal Marşı’nın iki gün süren yazılma sürecini aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz…