Gazeteci-yazar Mehmet Ali Güller, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Güller, İsrail ile Filistin arasında yaşanan gerilimdeki son gelişmeleri değerlendirdi.

İsrail’in Doğu Kudüs ve Gazze’deki saldırılarının devam ettiğini belirten Güller, “Geçmiş yıllardaki özellikle de 2014’teki son Gazze saldırısını baz alırsak, bu kez dünya ülkelerinin çok daha yoğun bir şekilde İsrail’e tepki gösterdiği yeni bir durum ile karşı karşıyayız. Hatta bunun Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) iç politikasına da yansıdığını görüyoruz. Geçmiş dönemlerden farklı olarak bu kez ABD Başkanı Biden’ın partisi olan Demokrat Parti içinde yoğun şekilde İsrail’e tepki gösterme beklentisi Washington yönetiminden dile getirildi. Hatta bu baskılar nedeniyle Biden dün belki de bir haftadır sürdürdüğü çizginin aksine Netanyahu’ya gerilimi düşürme talebinde bulundu. Her ne kadar Netanyahu bu talebi kabul etmediyse de Biden’ın böyle bir açıklama yapması önemliydi. Öyle ki, bu açıklama Cumhuriyetçi Parti senatörlerini de ayağa kaldırdı. Cumhuriyetçi Parti senatörleri Biden’ı Demokrat Parti içindeki ilerici kanadın esiri olmakla suçladılar.” dedi.

ÇİN, ABD’Yİ İSRAİL KONUSUNDA SERT ŞEKİLDE UYARDI

Çin’in ABD’yi İsrail konusunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) uyarması konusuna da değinen Güller, “Biden’ın açıklamalarını, Bernie Sanders’ın liderliğini yaptığı ilerici kanadın baskısına bir ölçüde uyum göstermeye çalışmak olarak nitelendirebiliriz. Bundan daha ileri bir anlam yüklemek en azından bugünkü verilerle pek mümkün değil. Fakat bu bile önemli, dahası Çin’in ABD’yi İsrail konusunda BMGK içinde uyardığı şartlarda bu büyük önem kazanıyor. İsrail’e karşı alınacak her türlü kararın ABD tarafından veto ediliyor olması, İsrail’in en önemli kozu. Fakat bu kez Çin, ABD’yi sert bir şekilde uyardı.” diye konuştu.

İSRAİL-FİLİSTİN SORUNUNA ÇİN’İN 4 AŞAMALI ÇÖZÜM PLANI

Gazeteci Mehmet Ali Güller, BMGK dönem başkanı olarak Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin 4 aşamalı plan açıkladığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Bu planın birinci aşaması ateşkes ve şiddetin durdurulması. Şu ana kadar çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 300’e yakın Filistinli öldürüldü. Dolayısıyla Çin öncelikle ateşkes ve şiddetin durdurulmasını istiyor.

İkinci aşamada acil uluslararası yardım planlamasının yapılabilmesi. Tabii bunun için de İsrail’in bir an önce Gazze ablukasını kaldırması gerekiyor. Çin bu noktada bir çağrıda bulunmuş oldu.

Üçüncü aşmada ise bir barış masasının kurulmasını talep ediyor. Fakat burada Çin, BMGK başta olmak üzere Arap Birliği, İslam İş Birliği Teşkilatı ve bölgede önemli etkiye sahip ülkeler aktif rol oynayarak, geniş ve etkili bir barış geliştirme çabası oluşturması gerektiğini savunuyor.

Dördüncü aşamada ise Çin, “iki devletli çözüm” sorunun temel çıkış yolu olduğunu savunuyor. Böyle bir temel çıkış yolu baz alınarak 1967 sınırına dayanan, başkent Doğu Kudüs olan, tamamen egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını bekliyor.

Tüm bu gelişimler Çin’in Orta Doğu’da gittikçe artan etkinliğinin, ağırlığının, diplomasiye verdiği önemin, önümüzdeki günlerde bu meselenin çözümünde daha da yararlı bir nokta oluşturacağı izlenimi var. Uluslararası ilişkiler uzmanlarının genel kanaati bu yönde.”