İsrail, Ramazan Bayramı’na doğru Doğu Kudüs’te terör estirmeye başladı. Mescid-i Aksa’ya saldırdı, Filistinlileri Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki evlerinden zorla çıkardı, Şeyh Cerrah Mahallesi’ne saldırısında çocukları ve kadınları katletti.

İslam dünyası olayı yine kınıyor, bölgedeki ülkelerin liderleri telefon diplomasisi ile İsrail’i ayıplıyor vb. Ya sonra?

İSRAİL, ABD EMPERYALİZMİNİN KANATLARI ALTINDA

İsrail, binlerce kez yaptığını yine tekrarlamış oldu: Terör estirerek adım adım genişliyor, Filistinlileri katlederek onların topraklarına yerleşiyor. İsrail haritası 70 yılda böyle adım adım genişledi…

Peki, İsrail bu cüreti nereden alıyor? İsrail terörünün doğrudan ve dolaylı destekçileri kimlerdir?

1) İsrail’in en büyük dayanağı Amerika Birleşik Devletleri (ABD) emperyalizmidir.

İsrail, ABD’nin onayıyla Orta Doğu’da terör estirebiliyor yıllardır. Nasılsa ABD’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki (BMGK) veto kartı, İsrail’i “uluslararası düzenin” çatı kurumunda koruyabiliyor.

ABD için İsrail’in güvenliğinin sağlanabilmesi, Orta Doğu’daki çıkarlarının en başında geliyor çoğu zaman.

Ve İsrail de ABD adına Orta Doğu’da jandarmalık yapıyor karşılığında.

MISIR VE ÜRDÜN’ÜN İHANETİ

2) Mısır’ın Cemal Abdülnasır dönemi İsrail karşıtı politikaları, Enver Sedat döneminde değişmeye başladı. ABD, İsrail ve Mısır’a Camp David Sözleşmesi imzalattı. Böylece İsrail’in Filistin’i işgalinin önündeki önemli engel olan Mısır-Suriye bloku parçalanmış oldu. Dahası Arap dünyasının askeri ve siyasi lideri durumundaki Mısır’ın yeni konumu, Arap dünyasını böldü.

Enver Sedat’ın Camp David Sözleşmesi sürecinin başında, 1977’de Kudüs’ü ziyaret etmesini Fas, Sudan ve Umman destekledi; Ürdün ve Suudi Arabistan tarafsız kaldı; Suriye, Irak, Libya, Güney Yemen, Cezayir ve Tunus karşı çıkarak “ret cephesi” oluşturdu.

3) Ürdün’ün en başında beri Filistin konusunda izlediği sorunlu tutum, hatta Ürdün Kraliyet ailesinin özellikle Arafat’ın şahsında Filistin’deki ulusal kurtuluşçuluğu ve devrimciliği kendisine tehdit görmesi, bu ülkenin “Filistin’e ihaneti” sonuçlarını doğurdu. (Filistin’e Arap ihaneti konusunda ayrıntılı bilgiler için, Hüsnü Mahalli’nin Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıkan Filistin Benimdir-Orta Doğu’nun Kanlı Tarihi kitabını mutlaka okuyun.)

ABD’NİN ORTA DOĞU İŞGALİ İSRAİL’E YARADI

4) ABD’nin Irak’ı işgali, Libya ve Suriye’ye saldırısı ve İran’ı hedef alması en çok İsrail’e yaradı.

Irak lideri Saddam Hüseyin, Libya lideri Muammer Kaddafi, Suriye liderleri baba-oğul Esad’lar ve İran yönetimi, Filistin’in en büyük destekçileriydi. ABD’nin son 30 yılda bu dört ülkeyi hedef alması, İsrail’in Filistin’de terör estirmesini kolaylaştırdı.

Haliyle ABD’nin bu saldırılarına destek verenler, nesnel olarak İsrail’in Filistin saldırganlığını kolaylaştırmaya dolaylı omuz vermiş oldular, oluyorlar.

İSRAİL’İN EN ÖNEMLİ DESTEKÇİSİ: SUUDİ KRALİYET AİLESİ

5) İsrail’in son dönemde Orta Doğu’daki en önemli destekçisi Suudi Kraliyet ailesidir. İki ülkenin temsilcileri geçen yıllarda ABD’de bir araya gelmiş ve Orta Doğu’yu ilgilendiren pek çok sorunla ilgili ortak tutum geliştirmişlerdir.

İsrail Dışişleri Bakanlığı Genel Direktörü Dore Gold ile Suudi Arabistan hükümet danışmanı Enver Macid’in ABD direktörlüğünde 4 Haziran 2015’te Washington’da imzaladığı 7 maddelik anlaşma ibretliktir. (Türkiye ve İran’ı da hedef alan bu anlaşmasının ayrıntıları için Amerikan Hegemonyasının Sonu isimli kitabıma bakınız lütfen.)

6) ABD’nin Arap-İsrail normalleşme projesi, İsrail’i pervasızlaştırıyor. Eski ABD Başkanı Donald Trump “Yüzyılın Anlaşması” diyerek bazı Arap ülkelerini “siyasi, ekonomik ve askeri destek” karşılığında İsrail’le normalleştirdi. Başta Suudi Arabistan olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Fas, Sudan, hatta Katar’ın sıra sıra İsrail’le normalleşmesi, Arap ve İslam dünyasını böldü ve İsrail karşıtı cepheyi iyice daralttı.

İSRAİL’İN SOYKIRIM RANTI

7) Nazizmin Yahudi soykırımı, ne acı ki İsrail terörünün en büyük kalkanı haline gelmiş durumda.

İsrail devleti soykırım acısını kullanarak, bunu kendi terörüne dayanak yapıyor ve AB ülkelerini soykırım rantı üzerinden tepkisizliğe hatta destek vermeye zorluyor.

Nazilerin Çingene, Polonyalı, Slav, komünist katliamlarının yok sayılarak, sadece ve sadece Yahudi Soykırımının öne çıkarılması, bir İsrail devlet politikasıdır.

Öyle ki İsrailliler, Nazilerin diğer katliamlarından bahsedilmesini “Yahudi Soykırımını küçültme girişimi” sayıyor ve susturmaya çalışırlar. Neden? Çünkü İsrail Devleti, Nazizmin Yahudi soykırımını, kendi Filistin düşmanlığına örtü olarak kullanıyor.

PANZEHİR: ANTİEMPERYALİST MÜCADELE

İsrail’in ABD destekli teröründen ve Filistin’i işgalinden, pek çok İsrailli de rahatsız. Zira onlar Filistinlilerle barış içinde yaşamak istiyorlar; sürekli savaş ortamı içerisinde alarm halinde olmak istemiyorlar.

Ancak ne yazık ki, İsraillilerin çoğunluğu tablodan memnun; dinsel nedenlerle memnun olanlar da var, işgalin ve yeni toprakların zenginliği nedeniyle memnun olanlar da… Mescid-i Aksa Camisi yanarken sevinç içinde gösteri yapan o dindar Yahudilerin görüntüsü, insanlık adına büyük utançtır…

Peki, bu tablo nasıl değişecek? İsrail sürekli genişlemeye ve terör estirmeye devam mı edecek? Yanıtı, yukarıda sıraladığımız nedenlerin ortadan kaldırılmasına bağlı.

ABD emperyalizminin Orta Doğu’dan kovulması, bu sorunun biricik çözümüdür. ABD desteğinden olmak, İsrail’i frenleyecek ve Filistinlilerle barış içinde yaşamak isteyen İsrailli azınlığın elini güçlendirecektir.

Özetle, antiemperyalizm, pek çok sorunun olduğu gibi, bu sorunun da panzehridir.

Mehmet Ali Güller