Financial Times / Daniel Dombey

İspanya, Avrupa Birliği (AB) koronavirüs kurtarma fonundan 140 milyar Euro harcama planını Brüksel’e gönderdi. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez hükümeti para üzerinde merkezi kontrole sahip olduğu ve acil ekonomik etkinin umut edilenden daha az olabileceği yönündeki eleştirilere yanıt arıyor.

Sosyalist başbakan, geçen hafta cuma günü AB’nin onayına resmen sunduğu planın, İspanya’nın 1986 yılında Avrupa Topluluğu’na girdiğinde olduğu gibi aynı şekilde ülkenin ekonomisini dönüştüreceğini iddia ediyor.

Madrid hükümeti, 2021 ve 2023 yılları arasında kullanmayı planladığı 70 milyar Euro’luk hibeye ilaveten, 2024’ten 2026 yılına kadar aynı miktarda kredi almayı planlıyor. Madrid, 100’ün üzerinde ek reform önerdi.

Portekiz, Almanya ve Yunanistan’ın arasında bulunduğu AB ülkeleri çoktan planlarını sundular, ancak diğerleri son gün olan cuma gününü kaçırmamak için uğraşıyorlar. Bundan sonra Avrupa Komisyonu’nun, üye ülkelerin fonları serbest bırakma kararından önce planları değerlendirmek için iki ayı olacak. Covid-19 salgınından insani ve ekonomik bakımdan büyük oranda sıkıntı çeken İspanya, resmi olarak Yeni Nesil AB olarak bilinen 750 milyar Euro’luk kurtarma fonundan en fazla yararlanacak ülkelerden biri.

Siyasi rakipleri ve bazı iş çevreleri Sanchez hükümetini parayı nasıl tahsis edeceği konusunda yeteri kadar şeffaf olmamakla suçlarken, ekonomistler -İspanya Merkez Bankası’ndan bazıları dâhil olmak üzere- kaynakların hükümetin tahmin ettiği kadar fazla büyüme yaratmayacağından kaygılanıyorlar.

Hükümet, kısmen bazı AB fonlarının umulandan daha geç harcanması yüzünden bu yıl için büyüme tahminini yüzde 9,8’den yüzde 6,5’e aşağı yönlü revize etti. Bu hafta, muhalefetin idaresindeki Endülüs bölgesi yönetimi, güney bölgesinin almayı umduğu 35 milyar Euro’luk fon konusunda ocak ayından bu yana merkezi hükümetten tek bir açıklama yapılmamasından şikâyet etti.

Ancak İspanya Sanayi ve Turizm Bakanı Reyes Maroto, Financial Times’a verdiği demeçte, planlama sürecinin açık olduğunu ve sektörlerin taleplerine yanıt verildiğini söyledi. Maroto, “Bütçedeki harcamaların belirlenmesinde bir hükümetin olabileceği kadar şeffaf hareket ettik. İspanya için istediğimiz vizyonu tasarlamak için bütün aktörlerle diyalog halindeyiz.” dedi.

İSPANYA’DA HÜKÜMET BAZI KONULARDA NET OLMAMAKLA ELEŞTİRİLİYOR

Maroto, “Sanayi bakımından toplam değeri 30 milyar Euro olan 700’den fazla proje aldık, ancak üç yıl için (sadece) 4 milyar Euro yatırım yapacağım. Turizm sektörü stratejik proje geliştirmek için benden 5,2 milyar Euro talep etti, benim 3,4 milyar Euro param var.” diye konuştu. Maroto, AB fonlarının planlanan bir elektrikli araç merkezinde proje yatırıma 10 milyar Euro katkıda bulunacağını ve kendi kendine yeterliliği artırma planları doğrultusunda ülkenin ayrıca ilaç sektörünü ve bu yüzyılda şimdiye kadar yüzde 16’dan yüzde 11’e gerileyen imalat sektörünün Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’daki (GSYİH) payını destekleme çabasında olduğunu vurguladı.

Şu anda İspanya, Seat gibi araç üreticilerine tedarik sağlamayı hedefleyen bir pil fabrikasına ne kadar devlet yardımı verilebileceği konusunda komisyonla bir anlaşmaya varmaya çalışıyor, Maroto’ya göre bu yakında çözülmesi gerekli bir konu. Maroto, İspanya’nın fonların öncesinde 27 milyar Euro borç aldığı için, fonlar ödenmeden önce Avrupa Komisyonu’nun toparlanma planlarını onaylamasını beklemek zorunda kalan ülkelerle karşılaştırıldığında avantajlı olduğunu söyledi. Maroto, “Bunu bütçede belirlediğimiz için, şimdi bunu zaten uygulayabiliriz. Paranın geleceğini biliyoruz.” dedi. Örneğin hükümet, yaşlıların bakımına yardımcı olmak ve sosyal hizmetleri modernleştirmeye yardımcı olmak için 731 milyon Euro’luk fonun önceden harcanmasına zaten yetki verdi.

Ancak Maroto, birçok alanda ayrıntıların tamamlanması gerektiğini kaydederek, “Plandaki yapıyı ortaya koyduk, şimdi (özel) projeleri hazırlamalıyız.” açıklamasını yaptı. Hükümet, plandaki en hassas üç reform -emekli aylıkları, işgücü piyasası ve ülkenin mali dengesini etkileyen- konusunda yeteri kadar net olmamakla eleştiriliyor.

Hükümet, bu yıl işgücü reformu konusunda sendikalar ve işletmelerle uzlaşma sağlamayı ve emekli aylıklarına ilişkin ön anlaşmaya varmayı umuyor ancak şu anda ekonomik büyüme ve istihdam yaratma mali reforma nazaran öncelik taşıyor.