14 Temmuz 2015’te imzalanan nükleer anlaşmayı yeniden yürürlüğe koymak için yürütülen müzakereler Viyana’da yeniden başladı. Anlaşmanın 2018 yılında ABD tarafından tek taraflı olarak feshedilmesinden bu yana İran, alternatif senaryolar üzerinde çalıştı. Nükleer programında ilerleme kaydeden İran, dış politikasında da yeni açılımlara girişti. Gazeteci Yakup Aslan’a göre Tahran yönetimi, dış politika açılımlarıyla nükleer sürece mahkûm olmadığı gösterdi.

2015 yılında İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlayan ve bunun karşılığından yaptırımların kaldırılmasını öngörülen anlaşmayı yeniden canlandırmak için Viyana’da yürütülen görüşmeler beş ay aradan sonra yeniden başladı.

CRI Türk’te Mehmet Kıvanç’ın hazırlayıp sunduğu Dünya Postası programına konuk olan Gazeteci Yakup Aslan, yeni süreçte Tahran’ın masada elinin güçlü olduğunu söyledi. 2018 yılında Donald Trump yönetiminin anlaşmadan çekilmesiyle İran’ın alternatifler üzerinde yoğunlaştığını kaydeden Aslan, İran tarafının pozisyonunu şöyle özetledi:

“Nükleer görüşmeler ilk olarak 19 yıl önce aynı gün başlamıştı. İkinci görüşmeler de yine dün Viyana’da başladı. İran ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) yeni liderlerle bu müzakerelere girdiğinin altını çizmek lazım. İran ABD’nin yeni şartlarına karşı ‘biz anlaşmayı yaptık ve taahhütlerimizi yerine getirdik. ABD masaya gelecekse ambargoları kaldırarak gelmeli.’ diyor.”

İran Dışişleri Bakanlığının, Viyana’daki müzakerelerin ilk gününe ilişkin yaptığı açıklamada görüşmelerin “profesyonel ve ciddi bir atmosferde” gerçekleştirildiği belirtildi.

İlk turun ardından soruları konuşan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Başmüzakereci Ali Bakıri, “iyimser” olduğunu söyledi. Bakıri, İran’ın önceliğinin yaptırımların kaldırılması olduğunu vurguladı.

İRAN ELİNİ GÜÇLENDİREREK MASAYA GELDİ

Ulusal Kanal Tahran Temsilcisi Yakup Aslan, İran’ın son dönemde attığı dış politika adımlarına dikkat çekti:

“ABD nükleer anlaşmadan çekildikten sonra İran bölgesel iş birliklerini artırdı. Çin ile 25 yıllık bir stratejik anlaşma imzaladı, Körfezle ilişkileri düzeltti. Türkmenistan ve Azerbaycan ile de bir gaz mübadelesi anlaşması imzaladı.”

İran’ın Shanghai İş Birliği Örgütüne tam üye olarak kabul edildiğini hatırlatan Aslan, Tahran yönetiminin nükleer anlaşmanın canlandırılması görüşmelerinde ABD’ye karşı elinin artık daha güçlü olduğunu söyledi.

Bölgesel iş birliklerini baltalama yönünde girişimlerin de olduğunu düşünen Aslan, “Bölgede İran, Türkiye ve Azerbaycan’ın birlikte hareket etmemesi için hem İran içerisinde, hem Türkiye içinde hem de dış dünyada bir uğraş var.” ifadelerini kullandı.