Yaptırımların hafifletilmesi konusunda farklılıklar bulunurken, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 2015 İran nükleer anlaşmasına geri dönmesi üzerine bugün Viyana’da dördüncü tur görüşmeler yapıldı.

Toplantıda katılımcılar, müzakereleri hızlandırmayı ve resmi olarak Ortak Kapsamlı Eylem Planı (JCPOA) olarak bilinen nükleer anlaşmayı yeniden canlandırmak için nihai anlaşmanın taslak metni üzerinde çalışmaya başlamayı kabul ettiler.

Ortak Komisyonuna, AB Yüksek Temsilcisi Josep Borrell adına Avrupa Dış Eylem Servisi Genel Sekreter Yardımcısı Enrique Mora başkanlık etti. Dışişleri bakan yardımcısı Seyid Abbas Arakçi, İran heyetine başkanlık etti.

Abbas Arakçi, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, müzakerelere katılan tarafların İran nükleer anlaşmasına ciddi bir tutum sergilediklerini, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımların çoğunu kaldırmaya hazır olduğunu ancak ilgili müzakerelerin hâlâ sürdürüldüğünü söyledi.

İngiltere, Fransa, Almanya, Çin, Rusya ve İran’dan temsilciler, İran nükleer anlaşmasına yeniden dönülmesi ve İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması konusundaki istişareleri sürdürüyor. ABD temsilcisi toplatıya İran temsilcileriyle dolaylı şekilde görüşme yoluyla katıldı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hamid Rıza Asefi dün verdiği demeçte, ABD’nin İran nükleer anlaşmasına geri dönmesinin ABD’nin kendisine bağlı bir durum olduğunu söyledi.

Viyana müzakerelerinin yeni tur bir pazarlık olmadığına dikkat çeken Hamid Rıza Asefi, bu sürecin İran nükleer anlaşmasının imzalandığı Temmuz 2015’te çoktan tamamlandığını belirtti.

Hamid Rıza Asefi ayrıca, Viyana’daki müzakerelerin ABD’nin İran nükleer anlaşmasına kapsamlı uyum sağlama yörüngesine nasıl dönebileceği konusuna odaklanılması üzerine düzenlendiğini dile getirdi. Hamid Rıza Asefi ayrıca, Viyana müzakerelerinin sonucu hakkında yorum yapmak için henüz erken olduğunu da sözlerine ekledi.

Yaptırımlardan bunalan İran halkı nükleer anlaşmaya dönülmesini istiyor

8 Mayıs 2018’de, ABD tek taraflı olarak İran nükleer anlaşmasından çekilmeyi ve İran’ın ulusal ekonomisinin tüm sektörlerini ve halkın geçimini kapsayan “tarihin en katı yaptırımlarını” İran’a uygulayacağını ilan etmişti. Geçtiğimiz üç yılda İran ekonomisi baskı ve yüksek enflasyon altındaydı.

70 yaşın üstündeki Reza, İran’ın Gilan eyaletinde bir ayakkabı mağazası işletiyor. Ailesinin 9 üyesi bu dükkândan geçim sağlıyor. Üç yıl önce mağazanın işleri iyiydi. Ancak ABD’nin yaptırımları uygulamasının ardından işler kötüye gitti. İthalat ve ihracat ticareti engellendi ve masraflar katlanarak attı. Geçen yıl Reza borçlarını ödemek için evini satmak zorunda kaldı. Reza, temel malzemelerin sıkıntısı nedeniyle birçok üreticinin fabrikalarını kapattığını ve bir grup ayakkabı tabanı almak için en az 15-20 gün bekleyeceğini söyledi.

Caddedeki tüm dükkânlar aynı sıkıntı yaşıyor. ABD’nin yaptırımlarına kızgınlık duyduğunu dile getiren Reza, ABD yönetiminin İran halkını umursamadığını ve yaptırımların sıradan insanlara baskı yaptığını ifade etti.

İstatistiklere göre, son üç yılda İran’ın yıllık enflasyon oranı yüzde 20’yi aştı. Fiyatlar artmaya devam ediyor. Otobüs şoförü Hamad, çocuk bezi almak için 1,2 milyon riyal ödenmesi gerektiğini ancak yaptırımlardan önce aynı paketin sadece 200 veya 300 bin riyale mal olduğunu belirtti.

Yaptırımlar halkın geçimini zorlaştırsa da, İran halkı yaptırımlarla baş eğmeyeceklerini ve ABD’nin hegemonik eylemlerinin başarılı olmayacağını kaydetti.

Bir yandan İran halkı zorluklarda yaşamak için mücadele ediyor ve yaptırımların getirdiği olumsuz etkilerden kurtulmak istiyor, öbür yandan ABD’nin İran’a uyguladığı yasadışı tek taraflı yaptırımları kınıyor. İran halkı, nükleer anlaşmaya dönülmesini ve yaptırımların bir an önce kaldırılmasını ümit ediyor.