CGTN / Wang Jin

İran hükümeti ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), Ajansın Genel Müdürü Rafael Grossi’nin başkent Tahran’ı ziyaretinin ardından geçici bir “teknik mutabakat” üzerinde anlaştı. Mutabakata göre, İran, nükleer anlaşmasının ek protokollerini askıya alırken IAEA’nın düzenli denetimleri konusundaki iş birliğini sürdürecek.

İran ve uluslararası toplum için 3 aylık bir zaman tanıyan bu yeni mutabakat uyarınca, IAEA denetimlerini mayıs ayı sonuna kadar sürecek. 

İran parlamentosu hükümete baskı yapıyor. Sertlik yanlıları ve muhafazakâr blokların ağırlıkta olduğu parlamento geçen yıl aralıkta, Yaptırımların Kaldırılması için Stratejik Eylem Planını (SAPCS) yasa tasarısını kabul etmişti. İran Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani ve hükümetin ılımlı blokunun buna karşı çıkmasına rağmen tasarı 23 Şubat tarihinden sonra yürürlüğe girebilecek. 

SAPCS, Avrupalı devletlerin rollerine ve Washington tarafından alınan önlemlere dikkati çekiyor. Yasa tasarısı çerçevesinde Avrupalı devletlerden petrol ve finans sektörleriyle ilgili İran’a yönelik yaptırımları 2021 Şubat’a kadar kaldırmaları ve Washington’ın yaptırımları kaldırmasını, Tahran’ın görüşmeler ve ABD ile temasları için bir ön şart olarak belirliyor. 

SAPCS, İran hükümetinin uranyum zenginleştirilmesinin seviyesini nükleer anlaşmanın imzalandığı 2015 öncesine çekmesini teşvik etmesini ve yaptırımlar şubat sonuna kadar kaldırılmadığı takdirde IAEA ile denetimler konusundaki iş birliğini sonlandırmasını gerektiriyor. 

İRAN PARLAMENTOSU HÜKÜMETE BASKI YAPIYOR

SAPCS,  İran ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında önemli bir engel halini alıyor ve İran’ın nükleer anlaşmasının sürdürülmesini tehdit ediyor. 

Tasarı, bu arada seçilen yöntemler mantıksız olsa da, İran’ın ABD ve Avrupa’dan tecrit edilmesinin sonlandırılmasına devam etmek için güçlü bir isteği ortaya koyuyor. Uranyumun zenginleştirilmesi ve IAEA’nın denetimleri, hem ABD yaptırımları hem de Avrupa’nın İran ile enerji ve ekonomik iş birliği için pazarlama kozu olarak görülse de, Joe Biden yönetimi ve Avrupalı devletlerinin benimsediği duruşlarının kısa bir dönem içinde değişmesi zor olacak.

SAPCS Hassan Ruhani liderliğindeki ılımlı grupların ABD ve Avrupa ile aralarındaki olası temaslar için zorlukları artıracak. İran hükümeti, Trump yönetiminin nükleer anlaşmadan çekilmesinden ve Tahran’a yönelik yaptırımları 2018’de yeniden başlatmasından sonra ülke içinde güçlü bir baskı ve muhalefetle karşı karşıya kaldı.

Sertlik yanlıları ve muhafazakâr blok, Ruhani hükümetini ABD yaptırımları karşısında zayıf kalmakla eleştiriyor ve İran’ın özellikle ABD ile Avrupa’dan gelecek dış tehditlere karşı kendi nükleer kapasitesini geliştirmesi gerektiği görüşünü koruyor. 

Bununla birlikte ABD ve Avrupa tarafından benimsenen duruşlar etkileşimli ve kısa dönemde yeniden ele alınması çok zor olacak.

Daha bir ay önce iktidara gelen Biden yönetiminin, İran’a yönelik siyasetini gözden geçirmek için zamana ihtiyacı olacak. AB, Nükleer anlaşmanın muhafaza edilmesine her zaman çalışıyor, ancak İran’a karşı ABD yaptırımları tarafından çıkmaza girmekten korkan Avrupalı enerji şirketleri ve bankalarının tutumlarının ne olacağını bilemiyor.

İRAN İLE ABD ARASINDAKİ GÜVEN ZEDELENEBİLİR

SAPCS’nın istekleri, ABD ve Avrupa’nın karşılayamayacağı kadar zor. Tasarı, İran içindeki bölünmeleri ve rekabeti ortaya koyuyor. Tasarı, İran’ın siyasi arenasındaki ılımlı bloklar ile sertlik yanlısı ve muhafazakârlar arasındaki yoğun rekabetten çıktı. 2021 Haziran ayı, İran’ın gelecekteki siyasi güç yapısı için çok kritik olabilecek cumhurbaşkanlığı seçimlerine tanık olacak.

İki dönem cumhurbaşkanlığını bitirecek Ruhani, yeni halefine iktidarı devredecek. Sertlik yanlıları ve muhafazakâr bloklar, gelecek 4 yıl ya da iki dönem için kendi yeni cumhurbaşkanlarına sahip olmayı ümit ediyorlar. 

Parlamentoda baskın olan sertlik yanlıları ve muhafazakârlar tarafından geçirilen SAPCS, hazirandaki seçimler yüzünden siyasi bir rekabet olarak algılanmalıdır. Nükleer anlaşma için sınırlı zaman var. SAPCS yürürlüğe girdiğinde, nükleer anlaşma konusunda daha çok belirsizlik baş gösterebilir.

Tasarının talepleri son zamanlarda karşılanamayacak kadar zor ve zenginleştirilmiş uranyumu artırmak ve IAEA’daki teftişleri askıya almak ABD’nin güvensizliğine neden olacak ve Avrupa’nın İran’a yönelik tutumunu sempatiden düşmanlıklara çevirebilecek. Kendinden soyutlanmış bir İran daha fazla bunalıma girebilir ve huzursuzluğunu yatıştırmak için nükleer yetenekler geliştirebilir. Kriz artabilir ve İran ile ABD arasındaki güven zedelenebilir.

Nükleer anlaşmayı kurtarmak için daha fazla çabaya ihtiyaç var. Nükleer anlaşmayı imzalayanlar arasındaki temaslar sağlanmalı ve İran ile ABD arasındaki güven teşvik edilmelidir. Zaman var ama çok sınırlı.