Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu ve gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Joe Biden’ın Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte bölgedeki gelişmelerinde hızlandığına dikkat çeken İsmet Özçelik, “Bunlardan biri de İran ile ABD arasındaki gelişmeler. Bilindiği üzere iki ülke arasında gerginlik sürüyor. B52 bombardıman uçakları Basra Körfezi’nde devriye uçuşu yaptılar. Öte yandan ABD Trump döneminde İran’la yapılan nükleer anlaşmadan çekilmişti. Biden döneminde tekrar geri dönecek mi, diye merak ediliyor. Çünkü Biden seçim öncesi yaptığı açıklamada bu anlaşmaya döneceklerini söylemişti. Her ne kadar seçim sonrası daha farklı açıklamalar yapsa da müzakeredir herkes karşılıklı görüşlerini açıklar. Çıtayı biraz yüksek tutmaya çalışır. Bu çerçevede karşılıklı açıklamalar yapılıyordu. İran’ın ne yapacağı da önemliydi. İran’da her zaman son sözü söyleyen dini lider Ayetullah Ali Hamaney açıklama yaptı. Ali Hamaney, hava kuvvetleri komutanlarını kabulünde ‘Bu, İran’ın kesin politikasıdır ve ülke yetkilileri de bunun üzerinde görüş birliğine sahiptir’ diyerek şu ifadeleri kullandı, ‘İran’ın nükleer anlaşma kapsamındaki taahhütlerine dönmesini istiyorlarsa, ABD, yaptırımları pratikte tamamen kaldırmalı ve biz de bunu teyit etmeliyiz. Eğer yaptırımların düzgün şekilde kaldırıldığını görürsek, o zaman nükleer anlaşma çerçevesindeki taahhütlerimizi uygulamaya döneceğiz.’ dedi. Yani Hamaney, ‘Önce ABD taaddütlerini yerine getirecek ondan sonra biz taahhütlerimizi yerine getirip getirmeyeceğimize karar vereceğiz.’ diyor. Bu arada ABD ile hareket eden bazı Avrupa ülkelerinin şartları oldu. Hamaney bu gelişme için de ‘ABD ve nükleer anlaşmadaki tüm yükümlülüklerini ihlal eden üç Avrupa ülkesinin şart koyma hakkı yoktur. Onlar bu anlaşma kapsamındaki hiçbir yükümlülüklerini yerine getirmemişlerdir. Koşul koyma hakkına sahip olan taraf, İran’dır. Çünkü tüm yükümlülüklerimizi yerine getirdik. Nükleer anlaşmanın devamı için şart koşma hakkımız var ve biz de bunu yaptık. Kimse bunu saptırmasın.’ ifadelerini kullandı. Yani Iran, ABD ile nükleer anlaşma görüşmelerinde tavrını net bir şekilde açıkladı.” diye konuştu

LİBYA’DA GEÇİCİ YÖNETİM BELLİ OLDU

Gazeteci İsmet Özçelik, Libya’da geçici yönetimin belirlenmesi ile ilgili gelişmeler için ise şunları söyledi:

“Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde İsviçre’de toplanan Libya Siyasi Diyalog Forumu üyelerinin oylaması sonucunda, 24 Aralık 2021’de yapılması planlanan seçimlere kadar Libya’yı yönetecek geçici yürütme otoritesi belirlendi. Libya’nın farklı kesimleri ve coğrafi bölgelerini temsil eden 74 üyenin katıldığı oylama sonucunda, Başkanlık Konseyi Başkanlığına Muhammed Menfi seçildi. Peki, kim bu Muhammed Menfi? Menfi, Libya’nın doğusunun temsilcisi ve Hafter’e yakın bir isim. Libya’nın doğusunu temsil etmek adına seçimlere katılan ve geçici yönetimin Başkanlığına seçilen Muhammed el-Menfi, 1976 Tobruk kenti doğumlu. Fransa Le Havre Üniversitesi Makine Mühendisliğinde 2007’de yüksek lisans, 2011’de doktora eğitimini tamamlayan Menfi, devrim sonrasında kurulan yasama organı Libya Milli Genel Kongresinde üyelik yaptı. Menfi’nin Libya’da 2015 sonrasında kurulan Libya Devlet Yüksek Konseyinde üyelik görevi devam ediyor. Muhammed el-Menfi, Aralık 2018-Aralık 2019 döneminde Libya’nın Yunanistan Büyükelçisi olarak görev yaptı. Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019’da imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair mutabakat muhtırasına karşı beyanat vermesi istenen Menfi, basında çıkan haberlere göre bu talebi reddettiği için Yunanistan tarafından sınır dışı edildi.

Başbakan Sarrac’ın yerine ise Abdulhamid Dibeybe seçildi. 1958’de dünyaya gelen Dibeybe, ülke içinde nüfuzlu bir iş insanı sayılıyor. Dibeybe’nin ülkenin batısındaki aşiretlerin desteğini aldığı ve Libya Başmüftülüğüne yakın olduğu aktarılıyor. Libya’nın en büyük inşaat firması olarak tanımlan Libya Yatırım ve Geliştirme Holding Şirketinin 2006’dan bugüne başkanlığını yürüten Dibeybe, Libya’nın önde gelen futbol kulübü Etihad’ın da başkanlığını yapıyor. Dibeybe’nin lisans ve yüksek lisans eğitimini Kanada’da mühendislik alanında tamamladığı ve çocuklarının aynı zamanda Kanada vatandaşı olduğu ifade ediliyor. Dibeybe Sarrac’a ve Türkiye’ye yakın bir isim. Bu açıdan da önemli. Yeni yönetimin Türkiye ile Libya arasında imzalanan Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması’na uyacağı belirtiliyor. Yapılan ilk açıklamalar bu yönde. Seçilenlerin Türkiye karşıtı olmadığı vurgulanıyor. Dışişleri Bakanlığı, Libya Başkanlık Konseyi ve Başbakanı’nın belirlenmesini memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Ayrıca ABD, Fransa, Almanya, İtalya, İngiltere, Malta, Mısır, BAE, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün’de resmi açıklamalar yaparak bir anlamda yeni yönetimi destedekilerini bildirdiler ve başarılar dilediler. Libya’da durum şimdilik sakin ve umutlu görünüyor.”