Son haftalarda, İran ve Azerbaycan arasında gerilim var. İyi değil. Hem iki ülkenin ve daha geniş ölçekte Avrasya’nın zararına hem de emperyalizmin yararına bir durum bu. O nedenle Türkiye’ye, Rusya’ya, bu konuda tarafları yatıştırmak, uzlaştırmak için görev düşüyor. Aksi halde bu durum en çok Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) mutlu eder. Neden mi? Hiç uzağa gitmeden, yine bölgemizden örneklerle tartışalım…

Örneğin; Irak ve İran arasındaki savaştan en çok kimler kazançlı çıkmıştı? Elbette emperyalist güçler. En çok kimlerin silah sanayisi para kazanmıştı hem İran’a hem de Irak’a sattıkları silahlar sayesinde? Elbette en çok emperyalist ülkelerin. Ermenistan’ı Azerbaycan’a karşı kim kışkırtıyor? Elbette emperyalistler. Yunanistan, 102 yıl önce kimin nam ve hesabına İzmir’i işgal etmişti? Elbette emperyalizmin. Örnekleri çok…

Dahası var. Ülkeler arasında olduğu gibi, ülkelerin içindeki gerilimler, çatışmalar da emperyalizm tarafından kışkırtılıyor. Misal; ABD Yugoslavya’yı böyle böldü. Irak’ı, Suriye’yi ve İran’ı böyle bölmek istiyor. Türkiye de ABD’nin hedefinde, Çin ve Rusya da. Etnik kimlikler, mezhepsel aidiyetler ABD’nin elinde, koza dönüşüyor. İç savaşlara zemin yaratıyor.

IRAK ÖRNEĞİ ORTADA 

Konuyu biraz daha açalım. Irak’ın işgali, en çok kime yaradı? Bir yandan ABD ve İsrail’e yaradı, bir yandan da Irak üzerindeki nüfuzunu daha da artıran İran’a. En çok kim kaybetti? Elbette Irak halkı. İşgal sonrasında, Şii Araplar, Sünni Araplar ve Kürtler arasındaki bölünmeden, Irak özelinde en kazançlı çıkan grup, Irak Kürtleri oldu. Irak topraklarında çok ağırlıklı olarak Kuzey Irak bölgesinde yoğunlaşmış olarak yaşayan Kürtler, ABD’den de büyük destek aldılar. Ülkenin kuzeyinde, Barzani öncülüğünde bölgesel yönetim kurdular. Petrol ticaretinde hayli mesafe kaydettiler. Bağdat’taki merkezi hükümetle gerilim yaşadılar. Cumhurbaşkanının Kürt olmasını kayda bağladılar. ABD tarafından yazılan ve gevşek bir federasyon içeren anayasadan da yararlanarak, bölgesel yönetimin ötesinde, özerkliğin ötesinde, bağımsız Kürt devleti kurma yönünde önemli adımlar attılar. Bu amaçla 2017’de bir referandum da yaptılar. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi; çıkardığı petrolü, ülkenin anayasasına rağmen, merkezi hükümeti devre dışı bırakarak, dünyaya pazarlamak için önemli adımlar attı. Bu konuda Türkiye’den de büyük destek gördü bir zamanlar. 

ABD’nin planı şu; önce Irak, sonra Suriye bölünecek; açılım süreci Türkiye’de işleyecek; sonrasında Türkiye ve İran parçalanacak; ardından da bu dört parça birleştirilerek, Kürt devleti kurulacak. Bu Kürt devleti, ABD ve İsrail güdümünde olacak, Akdeniz’e açılacak. Enerji projelerinde çok önemli bir görev üstlenecek. Orta Doğu petrollerinin dünyaya satılmasında kritik rolü olacak. Bu hesaba göre; hem Rusya’nın nüfuzu hem de Avrupa’nın Rus doğal gazına olan bağımlılığı azalacak. Çin’in bölgedeki etkisi, geriletilecek.

Emperyalistlerin Orta Doğu’ya, Avrasya’ya ilişkin hesapları bu kadar açıkken, bölge ülkelerinin ilişkilerinin gelişmesi şart. Bunun için de tarihi ve coğrafyayı iyi bilmek, gerçekçi, akılcı ve uyanık olmak gerekiyor.

Barış Doster