CGTN / Djoomart Otorbaev

İran Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’a inanmamak için bir sebep yok. Bununla birlikte, Kalibaf’ın, İran’ın Avrasya Ekonomik Birliği’ne (AEB) tam üye olmak için resmi başvurusuyla ilgili açıklaması “hiç beklenmedik bir olay” gibi etki bırakıyor. Moskova’ya düzenlediği üç günlük ziyaretten sonra Tahran’a dönen Kalibaf, İran’ın, Rusya, Ermenistan, Belarus, Kazakistan ve Kırgizistan’dan oluşan AEB’ye tam üyelik için ön çalışmaların yakında başlayacağını açıkladı. Pek çok kişi, bu açıklamanın gerçek bir sürece dönüşeceğine inanmıyor. Hatta bazı uzmanlar, bu açıklamanın, siyasi manevra unsurları içerip içermediğini sorguluyor. Bu mevcut şüphelere rağmen, bu tür beklenmedik bir adımın muhtemel sonuçlarını incelemek önemli olacaktır.

İran’ın, AEB’ye tam üyelik statüsüne kavuşması, özellikle Güney Kafkasya ve Orta Doğu olmak üzere Avrasya’da siyasi manzarayı kökten değiştirebilir. AEB üyesi olarak İran, üyeleriyle en yüksek stratejik ortaklık düzeyinde iş birliği yapacaktır. AEB’ye üyelik, İran’ a, dış politikasını uygulamada ciddi koz sağlayacaktır.

Her ne kadar AEB sadece ekonomik bir birlik olsa da, İran, birliğin kendisine ciddi bir güvenlik kuşağı sağlayabilecek askeri-siyasi bileşen olabileceğine inanıyor. Büyüyen ekonomik ve ticari fırsatlar, özellikle durgun bir ekonomi, yoğun ABD baskısı ve eski ABD Başkanı Donald Trump’ın iptal ettiği nükleer anlaşmanın geleceği konusundaki kasvetli tahminler arasında önemli ilgi görüyor.

Ekonomik iş birliği, ayrıca yakın siyasi etkileşime öncülük etmeli. Böyle bir adım atarak İran, sonunda stratejik yalnızlıktan kurtulacaktır. Yeni bir güvenlik şemsiyesi kazanarak, Tahran yönetimi, ABD ile nükleer konularla ilgili görüşmelerde daha da kendinden emin olacaktır. Belki de gelecekte, insanlar, Moskova’nın lider oyuncu olduğu Sovyetler Birliği sonrası “kulübe” katılmaya, Amerikalıların kendisinin İran’ı zorladığını hatırlayacaktır.

İRAN 83 MİLYONLUK NÜFUSUYLA ÖNEMLİ BİR EKONOMİK GÜÇ

Bütün zorluklara rağmen, AEB, kendi ayakları üstünde duruyor ve birçok ülkenin artan ilgisinden yararlanıyor. Geçen yılın sonunda, Moldova, Özbekistan ve Küba birliğe gözlemci olarak katıldı. Vietnam, İran, Singapur ve Sırbistan zaten, serbest ticaret bölgesi anlaşması altında bir ittifak içindeler. Yaklaşık 50 kadar devlet, farklı seviyelerde blokla iş birliği yapmak konusundaki ilgisini ifade etti.

AEB, daha önce sadece, eski Sovyetler Birliği ülkelerinin bütünleşmesi projesi olarak düşünüldüyse, daha sonra Tahran’ın katılımıyla, ittifakın sınırları, ilk kez Sovyetler Birliği sonrası sınırlarının ötesine geçebilir. Birliğin sınırları, Basra Körfezi’ne ulaşabilir. İran, 83 milyonluk nüfusuyla, önemli bir ekonomik güç. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) bakımından küresel olarak 22’inci sırada, Batı Asya ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nde (OPEC) en büyük ekonomiler arasında yer alıyor.

İran, dünyadaki toplam petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 9,5’ine sahip ve dünyada dördüncü sırada.

Bu yüzden Tahran’ın, birliği güçlendirmesi AEB’yi yeni bir seviyeye taşıyacak ve sadece, “ne hali varsa görsün” konumuna izin vermeyecek. Ermenistan da bu durumdan açık avantajlar sağlayabilir. İran’ın kuzey komşusu Ermenistan için gümrük engellerinin kalkması, ekonomik tercihler ve transit fırsatlar bakımından faydalı olacaktır. Belarus, Kazakistan ve Kırgızistan’ın da İran ile ekonomik ilişkileri sınırlı. Bu yüzden, gelecekte birliğin anlaşma koşullarının sonuçlandırılması konusundaki asıl görüşmelerin Rusya ile yapılacağı açıktır.

İRAN, DÜNYADAKİ TOPLAM PETROL REZERVLERİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 9,5’İNE SAHİP

Anlaşma hazırlanırken, AEB ve İran arasında serbest ticaret bölgesi anlaşmasının hazırlanmasında olduğu gibi birçok sorun doğal olarak ortaya çıkacaktır. Süreç, uzun ve zordu, ancak bir uzlaşmaya varmayı başardılar. Tarafların karşılıklı arzusu ve siyasi iradenin varlığı, sözleşme ortakları, tüm pürüzlü noktaları gidermelidir. İş birliği beklentileri, hiç şüphesiz, görüşme sürecinin karmaşıklığından daha güçlü olacaktır.

AEB ülkelerinde, İranlılar için işgücü piyasasının açılması ve istihdam fırsatlarının yaratılması gibi bazı ciddi sorunlar ortaya çıkacaktır. Birliğin mevcut üyeleri, olayların tahmin edilemez yönde gelişmesi gibi durumlara hazır olacak mı? İran’dan göç, ülkeler arasındaki mevcut durumla ilgili sorunları karmaşık hale getirecek mi? Bu ve diğer birçok konunun ele alınması gerekiyor.

İran, Güney Kafkasya’da kendi engelini kaldırmak ve yeni ulaşım ile enerji koridorlarını geliştirmek için ideal bir ortak olabilir. Bu, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki Karabağ savaşının sona ermesinden sonra önemli hale geldi. İran, Azerbaycan’ın Nahcivan bölgesi, Ermenistan ve Gürcistan’ın bazı bölümleri üzerinden Rusya ile doğrudan bir kara bağlantısı kurmak için yakında ulaştırma ve enerji yollarının açılmasını düşünüyor. Rusya tarafı da bu fikri ilerletmekle ilgileniyor. 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yakın zamanda Nahçıvan topraklarında Rusya ve İran arasında bir demir yolu bağlantısının yanı sıra İran ile Ermenistan arasında ve Türkiye ile Rusya arasında da demir yolu bağlantısının olacağını söyledi. Güney Kafkasya’nın, ulaşım ve enerji altyapısının dinamik gelişimi halinde, gelecekte Azerbaycan’ın AEB’ye katılmasının önünde çok engel kalmayabilir.